7. Ceza Dairesi, kaçakçılık ve tütün mamulü piyasası kanunlarına muhalefet davasında, birden fazla temyiz talebini usul eksiklikleri nedeniyle reddederek bir sanığın mahkumiyetini onadı ve vekalet ücreti hükmünü düzeltti.
Özet: Yüksek Mahkeme, 5607 ve 4733 sayılı kanunlara muhalefet suçlarına ilişkin davada; bir sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği için hukuken değersiz olduğuna, Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma talebi olmaması ve sanık müdafiilerinin vekaletname eksikliği nedeniyle temyiz taleplerinin reddine karar vermiş; diğer sanık hakkındaki mahkumiyet kararını ise esas yönünden uygun bularak onarken, katılan Gümrük İdaresi lehine hükmedilen vekalet ücretinin, hükmü kesinleşen diğer sanıktan da tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : █████████ E.,████████ K.
    SUÇLAR
    : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
    4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
    Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
    SUÇ TARİHLERİ
    : Sanık ... için ( 03.04.2013, 04.08.2013 )
    Sanık ... için 03.04.2013
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme,
    kısmî düzeltilerek onama
    Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz istemi yönünden; sanık ... yönünden mahkemenin 04.12.2014 tarihli mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği cihetle, yeniden esasa kaydedilerek sanık hakkında kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, bu aşamada temyiz incelemesine konu mevcut bir karar olmadığı anlaşılmıştır.
    Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının temyizi yönünden ; usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının 5271
    sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
    kamu davasında katılan sıfatının, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Sanık ... adına hükmü temyiz eden sanık müdafiileri Av.... ve Av. ...'ın temyizleri yönünden; dosyada temyiz tarihini kapsayan vekâletname veya yetki belgeleri bulunmadığından temyiz taleplerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
    Katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ün temyizleri yönünden ise; zincirleme suça esas son eylem olan 04.08.2013 suç tarihli eylem nedeniyle Gümrük İdaresinin suçtan zarar gördüğü , sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
    Sanıklar ... ve ... hakkında mahkemenin 04.12.2014 tarihli ve ████████ E.,████████ K. sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün sanık ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2020 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla yalnızca hükmü temyiz eden sanık ... tarafından bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün sanık ... yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve ancak uyarlama yargılamasına konu olabileceği gözetilmeden sanık hakkında yeniden esasa kaydedilerek hakkında kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, bu aşamada temyiz incelemesine konu mevcut bir karar olmadığı anlaşıldığından, dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
    II- Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığının Temyizi Yönünden ;
    03.04.2013 suç tarihli eylem yönüyle usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 /1. fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    III-Sanık ... Müdafiilerinin Temyizi Yönünden;
    Sanık ... adına hükmü temyiz eden sanık müdafiileri Av.... ve Av. ...'ın dosyada temyiz tarihini kapsayan vekâletname veya yetki belgeleri bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    IV-Sanık ... ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık Hakkındaki Hükme Yönelik Temyizleri Yönünden ;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
    olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    Sanıklar ... ve ... hakkında mahkemenin 04.12.2014 tarihli kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2020 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla yalnızca hükmü temyiz eden sanık ... tarafından bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün sanık ... yönünden
    kesinleştiği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılamada katılan ... İdaresi lehine hükmedilen vekalet ücretinin sadece sanık ... 'den tahsili yerine, sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
    Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 16 numaralı fıkrasından "sanıklardan eşit olarak" ibaresi çıkartılarak yerine " sanık ... 'den" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!