Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine adına kaydedilen taşınmazlar üzerinde zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın bozmaya uyularak reddedilmesi ve bu kararın temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Hazine adına kadastro tespiti yapılan iki parselle ilgili mülkiyet iddialarının incelendiği davada, uzun süreli zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmazların adlarına tescilini talep eden davacıların lehine verilen ilk karar, yüksek mahkeme tarafından bölgenin orman vasfı ve geçmişine ilişkin kapsamlı inceleme gerekliliği belirtilerek bozulmuş; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise, davacıların zilyetlikle kazanma şartlarını sağlamadığı tespit edilmiş ve davalar reddedilerek taşınmazların yeniden hazine adına tesciline hükmedilen kararın temyiz incelemesinde hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    SAYISI
    : 2019/2 E., ███████ K.
    KARAR
    : Davanın reddine
    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı - karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, Yazıbaşı-İstiklal Mah/köyü Kocaalan 441 ada 31 parsel sayılı 37.3875,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 441 ada 42 parsel sayılı 7926,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine "Bu parsel 1997 yılından beri ... ve ...'ın kullanımında olup üzerindeki incir, zeytin ağaçları kendisine aittir." şerhi verilmek suretiyle, senetsizden tarla vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
    Davacı ... 04.04.2011 tarihinde harçlandırarak kapatılan Torbalı Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesiyle; 441 ada, 31 parsel sayılı taşınmazın 6.700 m2 lik kısmının, kendisi tarafından imar ihya edilerek 20 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla zilyet bulunduğunu belirterek davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Birleşen Torbalı (kapatılan) Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, davacılar ..., ... vekili 27.04.2011 havale tarihli dilekçesi ile; 441 ada, 31 ve 42 parsel sayılı taşınmazların kendileri tarafından imar ihya edilerek murisleri ile birlikte 50 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla zilyet bulunduklarını belirterek davalı adına yapılan tespitlerinin iptali ile paylı olarak davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece davacı tarafın sabit olan, birleşen davacı tarafın ise kısmen sabit olan davalarının kabulü ile davaya konu İzmir ili Torbalı ilçesi Yazıbaşı-İstiklal-Kocaalan mevkii 441 ada 42 ve aynı yer 441 ada 31 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile 441 ada 42 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 441 ada 31 parsel sayılı taşınmazın ise fen bilirkişileri ... ve ... tarafından 06.04.2012 tarihli olarak düzenlenerek dava dosyasına ibraz edilen rapor ekindeki krokide kırmızı taralı olarak (A) harfi ile gösterilen 30.679,25 m2 lik bölümünün tespitteki nitelikleri ile 1/2 şer paylı olarak birleşen davacılar ... ve ... adlarına, mavi taralı olarak (B) harfi ile gösterilen bölümün ise çalışma alanın en son parsel numarası verilerek 6.706,36 m2 yüzölçümlü olarak davacı ... adlarına tescillerine, birleşen davacıların, davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümüne yönelik istemlerinin ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
    Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin █████████-█████████ sayılı kararıyla "bölgede 1958 yılında orman yangınının bulunup bulunmadığı, yangın var ise buna ilişkin tüm rapor ve belgelerin getirtilerek incelenip taşınmaz üzerindeki yangından önceki bitki örtüsünün tespit edilmesi ve 1958 yılında yörede çıkan yangında çekişmeli taşınmazın etkilenip etkilenmediği belirlenmeli, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1976 ve 1990-1995 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip,
    Taşınmazın öncesi orman veya 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, orman kadastrosunun yapıldığı tarihten dava tarihine kadar zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilmeli, aksi takdirde dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen davacı ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, dava konusu İzmir ili Torbalı ilçesi Yazıbaşı-İstiklal Mahallesi ... mevkii 441 ada 31 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu İzmir ili Torbalı ilçesi Yazıbaşı-İstiklal Mahallesi Kocaalan mevki 441 ada 42 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
    59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!