4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyetini, eylem ve suç vasfının açıklanmaması nedeniyle bozdu.
Özet: Temyiz mahkemesi, yerel mahkeme tarafından sanık hakkında hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından verilen mahkumiyet kararını, gerekçenin yetersizliği nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuştur; zira kararda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşumu için gerekli olan eylemlerin ısrarlı ve sırf bu saikle işlendiği hususunun somut olaya nasıl uygulandığı, hakaret eyleminin katılanın kamu görevinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve tehdit olarak kabul edilen sözlerin hangileri olduğu yeterince açıklanmamış, dolayısıyla suç unsurlarının oluşumuna dair açık ve ikna edici bir gerekçe sunulmamıştır.
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR
    : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
    HÜKÜMLER
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümler temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz istemi özetle; lehine olan hükümler uygulanmayıp, savunmalarının doğruluğu araştırılmaksızın haksız yere ceza verildiğine, tekerrür hükümlerinin usulsüz şekilde uygulandığına ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    5237 sayılı Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanun'da ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Bu suç ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığın katılana gönderdiği mesajların içeriği ve aşamalardaki savunmaları gözetildiğinde, eylemin ne şekilde sırf katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla işlendiği, hakaret eyleminin ise ne suretle katılanın yürüttüğü kamu görevinden dolayı gerçekleştirildiği ve hangi sözlerin tehdit olarak kabul edildiği 5237 sayılı Kanun'un 230/1-c maddesi uyarınca açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle belirtilen tüm suçlardan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    20.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!