Bankacılık Kanununa muhalefetle işlenen zimmet suçunda sahte tediye fişlerindeki imzaların aldatıcılık özelliği ile basit veya nitelikli zimmet ayrımına dair emsal Yargıtay kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir banka çalışanının mudi hesaplarından sahte imzalı, imzasız veya kayıp tediye fişleriyle gerçekleştirdiği iddia edilen zimmet suçuna ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin basit zimmet hükmünü onayan istinaf kararı sonrası yüksek mahkeme, dosyada mevcut onaylı suretler üzerindeki örnekleme yoluyla yapılan incelemede bazı sahte imzaların ilk bakışta anlaşılmadığını ve aldatıcılık özelliğine sahip olduğunu tespit ederek, bu durumun nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceğini ve her bir eylemin yukarıda belirtilen kriterlere göre basit veya nitelikli zimmet kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
    SUÇ TARİHLERİ
    : 04.05.2006-23.08.2012
    HÜKÜM
    :İlk Derece Mahkemesince basit zimmetten verilen mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz İstamlerinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan banka vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın nitelikli banka zimmetinden mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, oluşan banka zararının eksik tespit edildiğine ve sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
    2.Sanık müdafiin temyiz sebepleri; fotokopi belgeler üzerinden inceleme yapılarak mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığa atılı eylemlerin kanıtlanamadığına, sanığın uhdesine geçen bir meblağ olmamasına karşın hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
    II. GEREKÇE
    Düzenlenen iddianameler ile Türkiye Vakıflar Bankası ... Şubesi'nde üst yetkili olarak çalışan sanığın, mudi hesaplarından bir kısmı imzasız, bir kısmı sahte imzalı ve bir kısmı dosyada mevcut olmayan tediye fişleriyle toplam 1.858.361,30 TL'yi zimmetine geçirdiği iddiası ile dava açıldığı ve yargılama yapıldığı anlaşılmıştır.
    Sanığın aşamalardaki savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüştür.
    İlk Derece Mahkemesi tarafından ilk olarak nitelikli zimmetten mahkûmiyet kararı verildiği, sanık müdafii, katılan banka vekili ve müşteki vekillerinin istinaf etmeleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından müşteki vekillerinin ve katılan banka vekilinin istinaf başvuruları yönünden ret kararı, sanık müdafiin başvurusu yönünden eksik incelemeden bozma kararı verildiği, Mahkemece bozma kararı üzerine dosyada asılları bulunmayan fotokopi fişler üzerinden iğfal kabiliyeti incelemesi yapılamayacağı değerlendirilerek basit zimmetten mahkûmiyet kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından fiş asıllarının temini bakımından eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle dosyanın yeniden bozulduğu, bozma kararı sonrası Mahkemece fişlerin asıllarının temin edilemediğine dair gerekçe ile yeniden ve önceki ile aynı kararın tesis edildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği, kararın katılan banka vekili ve sanık müdafi tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
    Dairemiz yerleşmiş uygulamalarına göre;
    Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
    Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise eylem basit zimmet;
    Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylem nitelikli zimmet;
    Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının kabul edildiği;
    Dosya kapsamında tediye fişlerinin asıllarının bulunmadığı ancak yetkili makamlar tarafından "aslı gibidir" yapılmış, kıyaslama ve değerlendirme yapmaya müsait suretlerinin bulunduğu, yine dosya kapsamından anlaşıldığı üzere önceki aşamalarda mevcut olan fiş asıllarının dosya arasına daha önce girmiş olduğunun görüldüğü,
    Yukarıda anılan hususlar nazara alındığında, Dairemizce dosyada onaylı suretleri mevcut sahte imzalı ödeme fişleri üzerinde örnekleme yoluyla yapılan inceleme sonucunda, bir kısım banka mudilerine ait hesaplardan gerçekleşen işlemlere ait tediye fişleri üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılamadığı ve aldatıcılık özelliğinin bulunduğu kabul edilerek sanığın her bir işlemi tüm mudileri kapsar şekilde dosyada mevcut imza kartonetleri ile karşılaştırılarak eylemlerin gerçekleşen her bir işlem yönünden yukarıda belirtilen kriterlere göre, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, sahte imzalı tediye fişleri ile yapılan işlemler yönünden; sureti onaylı fişlerdeki imzaların aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, işlemlerin çokluğu ve duraksama halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişi heyeti görüşüne başvurulup her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında, varsa nitelikli
    zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan banka zararının gözetilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    III.KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan banka vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, temyiz edenlerin sıfatına göre sanığın, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince, 26.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyada hükmedilen cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!