10. Hukuk Dairesi, kendi sigortası yerine eşinin sigortasından sağlık yardımı alan davalıdan yersiz gider tahsili davasında, derdestlik yanlış değerlendirmesiyle açılmamış sayılan yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Bir sosyal güvenlik kurumu tarafından, davalının eşinin sigortası üzerinden haksız yere yararlandığı sağlık giderlerinin iadesi talebiyle açılan davada, yerel mahkeme, davalının daha önce kurum işlemini iptal ettirip borçlu olmadığını tespit ettirmesi nedeniyle derdestlik gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş; ancak Yargıtay, aynı davanın görülmekte olması şartı gerçekleşmediğinden derdestlik halinin söz konusu olmadığına, aksine davalının önceki davasının mevcut dava için güçlü delil teşkil ettiğine hükmederek, davanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:14-71Dava, yersiz yapılan sağlık giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davacı Kurum, davalının kendi sigortasından sağlık yardımından yararlanması gerekirken, eşinin sigortasından dolayı sağlık yardımından yararlanıyor olması nedeniyle 04.10.2000 sonrası yapılan sağlık giderlerinin tahsilini talep etmiş olup, davalı da, daha önce, kurum işleminin iptali ile, borçlu olmadığının tespiti talebi ile dava açmış ve talebi kabul edilerek Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olduğu gerekçesi ile, iş bu davada derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 194. maddesindeki düzenlemede geçen; "Aynı davanın diğer mahkemede derdesti rüyet olduğuna müstenit itirazat-ı iptidaiyenin kabulü halinde dava ikame edilmemiş addolunur.” şeklindeki hükümde belirtilen anlamda derdestlik durumu söz konusu değildir.Hal böyle olunca, davanın esasına girilerek, davalının açmış olduğu davanın, iş bu dava için, güçlü delil niteliğinde bulunduğu gözetilmek suretiyle, bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.