İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin işverenden rücuan tahsili davasında yasa uygulaması, kusur oranları ve peşin sermaye değeri hesaplama yanlışlıklarının temyiz incelemesiyle düzeltilmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkin yerel mahkeme kararını incelemiş; olay tarihi dikkate alınarak 5510 sayılı Yasa yerine 506 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği, kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca taraf olmayanların kusur oranlarının davalıya yansıtılmaması gerektiği ve Anayasa Mahkemesi kararıyla basit rücu hakkına dönüşen alacağın hesaplanmasında hatalar bulunduğu gerekçeleriyle, yeniden yargılama gerekmeksizin hükümdeki parasal kalemleri düzelterek onama kararı vermiştir.

Mahkemesi
:Asliye Hukuk(İş) MahkemesiNo
:431-138Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davacı Kurumun tüm, davalının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.Mahkemece, hükme esas alınan kusur raporunda; işveren şirketin davalı ile birlikte %75, kazalının %25 kusurlu olduğu kanaati ile, ilk peşin değerli gelirlerin %75 kusur karşılıklarına hükmedilmiştir. Oysa ki, davacı dava dilekçesinde, davada taraf olmayanlarında kusurlarına dayanarak teselsül hükümleri gereği talepte bulunmadığı halde, davada taraf olmayan ... İnş. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %55 oranındaki kusuru da dahil edilerek %75 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuş olması;3-506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gereğine karşın artışları da içeren tüm tablonun esas alınması da isabetsizdir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ
:Hüküm fıkrasının (1). bentteki “71.876,79 TL” rakamlarının silinerek, hükümden çıkartılmasına, yerine, “16.783,34TL” rakamlarının yazılmasına, (2). bendindeki “4.269,48 TL” rakamlarının silinerek, yerine, “996,93 TL” rakamlarının yazılmasına, davacı lehine vekalet ücretine ilişkin (3). bentteki “7.620,14 TL” rakamları silinerek, yerine, “2.014,00 TL” rakamlarının yazılmasına, davalı lehine vekalet ücretine ilişkin (4).bentteki “1.444,80 TL” rakamlarının silinerek, yerine, “7.240,67 TL” rakamlarının yazılmasına, yargılama giderlerine ilişkin (5). bentteki “511,70 TL” rakamları silinerek, yerine, “119,00 TL” rakamlarının yazılmasına, gerekçe ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınanan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.