İş kazası nedeniyle kurumca ödenen gelirlerin rücuen tahsili davasında, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmaması sebebiyle husumet eksikliği nedeniyle hükmün bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, bir iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya bağlanan gelirlerin, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rücuan tahsili talebiyle açılan davada, yerel mahkemenin davalı adi ortaklık hakkında husumet yokluğu nedeniyle verdiği ret kararını bozmuştur; zira adi ortaklıkların tüzel kişiliği ve dolayısıyla dava ehliyeti bulunmadığından, ortaklığı ilgilendiren hak ve borçlar konusunda HMKnın 124. maddesi gereğince, davanın adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklara ayrı ayrı yöneltilerek savunmalarının toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, aksi yöndeki kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme olduğu kabul edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :35-444
    Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalı ... Ortalığı açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı açısından kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.
    Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ... Adi Ortaklığı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklık sözleşmesi, yeni bir hukuki varlığa vücut vermediği için, meydana gelen topluluğun bir bütün olarak medeni hakları kullanma yeteneği yoktur. Ortaklık dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığı gibi, ona karşı da, dava açılamaz. Ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından bütün ortakların birlikte davacı ve davalı olarak katılmaları gerekir. Bu nedenle, HMK’nun 124. maddesi gereğince, davalı ... Adi Ortaklığını oluşturan şirketlere ayrı ayrı husumet yöneltilerek, savunma ve delilleri toplandıktan sonra, varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
    O halde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!