Sahte imza ile aval beyanı sunulan kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, şirket devri dolandırıcılığı mağduru davacının borçlu olmadığının tespiti talebi ve davalının kötü niyet iddiaları.
Özet: Davacı, 2016 yılında dolandırıcılık sonucu üzerine geçirilen bir şirket adına sahte imzasıyla düzenlenen çekler nedeniyle hakkında başlatılan icra takiplerine itirazla, "aval beyanı" bulunan çeklerde borçlu olmadığının tespiti, imza incelemesi, icra takibinin durdurulması ve kötü niyet tazminatı talepleriyle menfi tespit davası açmıştır. Davalı varlık yönetim şirketi ise, alacakların kendilerine yasal yollarla temlik edildiğini, davacının borca sekiz yıl boyunca sessiz kalması ve icra takibine süresinde itiraz etmemesi nedeniyle kötü niyetli olduğunu, davanın alacak tahsilini geciktirme amacı taşıdığını ve mesnetsiz olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... 2016 yılında ... isimli kişilerin telkiniyle ... Şirketini devraldığını, ... beraberindeki birtakım şahıslar müvekkilinin sicilinin temiz olması gerekçesiyle bu şirketi üstüne yapmak istediklerini, plastik ve kauçuk işi yaparak para kazanacaklarını ve müvekkiline de kârdan pay vereceklerini belirttiklerini, nitekim müvekkili sigortalı çalışan olması nedeniyle şirketle ilgilenebilme gibi bir imkânı bulunmadığını, müvekkiline ulaşan kişiler de müvekkilinin herhangi bir şeyle ilgilenmeyeceğini taahhüt ettiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketi devraldığını, aradan bir süre geçtikten sonra müvekkili hakkında Vergi Denetim Kurulu tarafından sahte fatura ve şirket defterlerini ibraz etmemeye ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, bir taraftan da müvekkil adına sahte imza kullanmak suretiyle piyasaya çekler dağıtıldığı görüldüğünü, nitekim bu kapsamda müvekkil hakkında icra takipleri başlatıldığını, yaşadığı dolandırıcılık nedeniyle müvekkilinin derin bir bunalıma girmiş ailesiyle dahi arası bozulduğunu, gerçekten de yaşanan bunalımın getirdiği ekonomik çöküş nedeniyle müvekkilinin bir avukata dahi gidememiş hakkında açılan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/.... Sayılı ceza davasını 5 yıldır tek başına takip etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin ailesiyle arasını düzeltmiş olmasıyla beraber yaşanan dolandırıcılığa ilişkin gerekli işlemlere başlatıldığını, müvekkilinin imzası taklit edilerek "aval beyanı" sunulan çeklere ilişkin menfi tespit süreçleri başlatıldığını, bu kapsamda da .... İcra Dairesi'nin ... esas Sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin tarafınca arabuluculuğa başvurulmuş arabuluculuk sürecinin anlaşmama olarak sonuçlanması nedeniyle Mahkeme nezdinde dava açma zorunluluğunun doğduğunu, dosyanın bilirkişiye tevdiiyle imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini,ihtiyati tedbir talebi kapsamında, yargılama sonuçlanıncaya dek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini,ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle, .... İcra Dairesi 2022/... Sayılı takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse icra takip çıkış miktarının %15'i teminatla takibin durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulüyle müvekkilinin .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini,davalı hakkında %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş.'nin davacıdan olan alacakları 28.09.2018 tarihli, ekte sunduğu alacak temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, müvekkilinin ... A.Ş. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143’üncü ve geçici 1’inci maddeleri ile ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik’e göre ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”)’nun 8329 sayılı ve 18 Nisan 2019 tarihli kuruluş iznine uygun olarak Anonim Şirketi olarak kurulduğunu, 30 Mayıs 2019 tarihinde tescil edilen kuruluş kararı, 10 Haziran 2019 tarih ve 9844 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”)’nun 19 Mart 2020 tarih ve 8959 kararı ile faaliyet izni verildiğini ve 20 Mart 2020 tarihli, 31074 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, ... A.Ş., ana hissedarı ... A.Ş. ile 25 Haziran 2020 tarihli olağanüstü genel kurul uyarınca birleştiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 22 Haziran 2020 tarihli ve ...‐...‐E.... numaralı yazısı uyarınca, ... A.Ş, tam hakimiyetle iştiraki olan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...‐5 sicil numarası ile kayıtlı ... A.Ş. ile ... A.Ş. tüzel kişiliği altında 30 Haziran 2020 tarihi itibarıyla birleştiğini, birleşmeye ilişkin genel kurul kararları 2 Temmuz 2020 tarih ve ... no’lu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığını, davacı vekilinin huzurunda ikame etmiş olduğu davanın; hukuki dayanaktan yoksun, tümüyle haksız ve müvekkili şirketin alacağının tahsilini geciktirmek amacına matuf mesnetsiz bir dava olduğunu, dava dilekçesindeki iddialarının tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, 2016 yılından bu yana 8 yıl borca sessiz kalan ve yasal süresinde icra takibine itiraz etmeyen davacının kötüniyetli olduğu aşikar olduğunu, müvekkili şirketin bir ... şirketi olup, huzurdaki davaya konu alacakları ... A.Ş.'den temlik aldığını, temlik eden şirket ve müvekkilinin ... şirketi vadesi geldiği halde ödenmeyen alacaklarını tüm hukuki prosedüre uygun olarak takibe koyduğunu ve icra takibi yaptığını, davacı tarafın borcuna istinaden başlatılan yasal takip işlemleri usul ve yasaya uygun olup davacı borçlu tarafından işbu takiplere yasal süresi içinde itiraz da edilmediğini, takiplerin usulüne uygun şekilde itirazsız kesinleştirildiğini, itiraz bulunmaksızın kesinleşen takip dosyaları hakkında davacı tarafından "hiçbir borcu bulunmadığı iddiasıyla ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla 8 yıl sonra huzurdaki dava ikame edildiğini, davaya konu icra dosyası fiziken ve UYAP ortamında celbi neticesinde davacının borçlu olduğu görüleceğini, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır..... Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.GEREKÇE
:Dava, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında menfi tespit istemine ilişkindir.Takip dosyasının incelenmesinde asıl alacaklının ... A.Ş. olduğu, davalının alacağı devralarak halefiyet ilkesi gereği alacaklı konumuna geçtiği görülmüştür. Takip konusu alacağın kaynağının faktoring sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.█████/2021 tarihli ve ... numaralı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin Kararı uyarınca İstanbul Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında 6.7.8. ve 9. ATM’ler finans ile ilgili açılacak davalarda ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve uyuşmazlık konusunun faktoring işleminden kaynaklandığı gözetilerek, ihtisas mahkemesince yargılama yapılması gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde gönderme kararı verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Dosyanın, dava konusu itibariyle bankacılık ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,3-İşin icabına göre harç alınmasına YER OLMADIĞINA,Dair, kararın niteliği gereği KESİN olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip ...¸Hakim ...¸