İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin bono kaynaklı menfi tespit davasında Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını çözen ve Ticaret Mahkemesini görevli kılan yargı yeri belirleme kararı.
Özet: Bir menfi tespit davasında, bir kambiyo senedine dayalı borçla ilgili yetki karmaşasının çözüme kavuşturulduğu bu kararda; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı mutlak ticari dava sayarak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu belirtirken, Asliye Ticaret Mahkemesi ise senedin keşideci ve lehtarının aynı kişi olması durumunda adi senet vasfına dönüşeceği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davanın davacının ticari işletmesinden kaynaklanan, kambiyo senetlerine bağlanarak üçüncü kişilere ciro edilen bir borçla ilgili olması, senedin kambiyo senedi vasfının ve kişisel defiilerin değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle, Türk Ticaret Kanunu uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmederek yargı yerini belirlemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ████████
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki davada İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...dava, takiplere konu bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bonoya dayalı davalar 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari davalardandır. Bu anlamda tarafların sıfatının önemi yoktur. Yine 6102 Sayılı TTK'nun 5/3 maddesi uyarınca bu tür davaların Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekir ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Her ne kadar İstanbul 35.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ Esas- ███████ Karar sayılı █████/2024 tarihli kararı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu kambiyo senetlerinden (bono) kaynaklandığı, bonoların 6102 Sayılı TTK 776 ve devamı maddelerin de düzenlenmesi nedeniyle aynı yasanın 4.maddesi uyarınca mutlak ticari dava olarak kabul edilmiş olduğundan davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ise de; TTK'nun 778.maddesinde aynı Yasa'nın 673.maddesine yollama yapılmadığından, bonolar açısından, bononun borçlusu konumunda olan keşideci, kendisini lehtar göstermek suretiyle bono düzenleyemez. Bir başka anlatımla lehtar ve keşideci sıfatının birleşmesi durumunda, düzenlenen senet bono niteliğinde sayılmaz. Bu durumda, taraflar arasındaki ihtilâfın kaynağı olan senet adi senet niteliğinden olduğundan ve tarafların tacir olduğu yönünde bir tespit ve iddiada olmadığından uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacılardan ...'na ait ticari işletmeden kaynaklanan davaya konu borcun, kambiyo senetlerine bağlanıp üçüncü kişilere ciro edildiği ve ödeme nedeniyle bu senetlerden borçlu olunmadığı iddia edildiğine göre, dayanak senetlerin kambiyo senedi vasfından olup olmadığı, senetten kaynaklı şahsi definin, senedi ciro yoluyla iktisap eden ... haricinde kalan diğer davalılara karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği meselesinin, mutlak ticari dava olarak kefaletin feriliği ilkesi gereği ticari kefalete dayalı dava açan diğer davacı bakımından da olacak şekilde ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!