10. Hukuk Dairesinin, tedavi gideri rücu davasında temyiz kesinlik sınırının altında kalan alacak tutarı nedeniyle temyiz istemini reddetme kararı
Özet: Dava, 1.060,68 TL tutarındaki tedavi giderinin rücuan tazmini talebine ilişkin olup, yerel mahkemenin davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hükmü davacı kurum tarafından temyiz edilmiş, ancak Yargıtay, 2011 yılı için belirlenen 1.540,00 TLlik temyiz (kesinlik) sınırının altında kalan alacak miktarı (1.060,68 TL) nedeniyle kararın miktar itibarıyla kesin olduğunu tespit ederek, davacı vekilinin temyiz dilekçesini reddetmiştir.

Mahkemesi
:Asliye Hukuk (İş) MahkemesiNo
:311-91Dava, 1.060,68 TL tedavi giderinin rücuan tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2011 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.540,00 TL olarak değiştirmiştir.Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427'nci maddesi hükmü gereğidir.Somut olayda, yerel mahkemece karar verilen alacak tutarları, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan nedenle davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi .