Yargıtay, göçmen kaçakçılığı mahkumiyetini onur kırıcı muamele koşullarının oluşmaması ve adli para cezası hesaplama hataları gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair ilk derece mahkemesinin takdirinde hukuka aykırılık görmemiş olsa da, mahkumiyet kararını iki temel hatadan dolayı bozmuştur: birincisi, kapasite üzerinde yolcu taşımanın tek başına onur kırıcı muamele sayılmayacağı yönündeki önceki içtihada rağmen ilk derece mahkemesinin haksız yere ceza artırımı yapması; ikincisi, adli para cezası hesaplamasında açıkça çelişkili ve eksik bir belirleme yapması; ayrıca, araç müsaderesi kararı daha önce kesinleşmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin bu konuda yeniden hüküm kurmasının hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilerek, bu kısımdaki temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Göçmen kaçakçılığıHÜKÜMLER
: Mahkumiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; müsadereye yönelik yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.Göçmen kaçakçılığı suçundan bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkûmiyet ve suçta kullanılan araç hakkında müsadere kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, aracına aldığı kişilerin yolcu olduklarını düşündüğüne, göçmen olduklarını bilmediğine, göçmen kaçakçılığı kastıyla maddi menfaat elde etmediğine, olay tutanağını okumadan imzaladığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve müsadere kararı nedeniyle mağdur olduğuna yöneliktir.III. GEREKÇE"Olay yakalama muhafaza altına alma tutanağı", tutanak düzenleyicisi olan tanığın anlatımları ve göçmenlerin beyanları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Ancak;1. Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesinde düzenlenen onur kırıcı muameleye maruz kalma halleri Kanunda açıkça yazılı olmamakla birlikte bu hallerin, “çok kötü koşullarda taşıma, olağan dışı mahallerde barındırma ve kötü muamelede bulunma” gibi durumlarda söz konusu olabileceği, sanığın... plakalı araçta kaçak göçmen taşıdığının kabul edildiği eyleminde, olay tutanağında göçmenlerin aracın yolcu kapasitesinin üzerinde, onur kırıcı ve insanlık dışı bir şekilde taşındıklarının belirtilmesi haricinde, onur kırıcı bir davranışa veya hayati tehlikenin varlığına dair olay tutanağında veya göçmenler beyanlarında herhangi bir iddia veya tespitin bulunmadığı, kapasitenin üzerinde yolcu taşınmasının başlı başına unsur olmadığı, ancak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi kapsamında değerlendirilebileceği, nitekim bu yönde takdir ve teşdidin yerinde kullanıldığı, bu kapsamda, Kanun metninde belirtildiği biçimde göçmenlere yönelik onur kırıcı bir muamelenin söz konusu olmadığının belirtildiği, ancak; Mahkemece usul ve yasaya uygun görülerek bozmaya uyulmasına karar verilmesine karşın kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesi uyarınca artırım yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca belirlenen 6250 gün adli para cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL üzerinden hesap edilerek sanığın 125000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulmasına karşın, hükmün devamında sanığın neticeten 7 yıl 6 ay hapis ve 75000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARA. Müsadere Hükmüne YönelikSuçta kullanılan araç hakkında 26.05.2021 tarihinde verilen müsadere hükmünün 26.11.2021 tarihli istinaf isteminin reddi kararıyla kesinleştiğinin tespit edildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince müsadereye yönelik yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi hakkında karar vermeye yer olmadığı belirlenerek dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne YönelikGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.01.2025 tarihinde karar verildi.