İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, market yangını sonrası sigorta ilişkisinden kaynaklanan emtia zararı tazminatı davasındaki istinaf kararıdır.
Özet: Bu hukuki evrak, sigortalı bir market sahibinin işyerinde çıkan yangın sonucu zarar gören perakende ürünlerin tazminatının eksik ödendiği gerekçesiyle sigorta şirketine açtığı davada, ilk derece mahkemesinin 550.000,00 TL ek tazminata hükmettiği karara ilişkin istinaf incelemesini sunmaktadır; davacı, ödenen miktarın gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerken, davalı şirket poliçe özel şartları gereği faturalı olmayan ürünlerin kapsam dışı olduğunu savunmuştur; istinaf incelemesinde, özellikle gıda malzemelerine yönelik zarar tespitini içeren bilirkişi raporunun yeterli olmadığı belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Sigorta İlişkisinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kira sözleşmesi ile işlettiği marketini, davalı nezdinde █████/2015-█████/2015 tarihleri arasında sigorta ettirdiğini, müvekkiline ait işyerinde █████/2015 tarihinde yangın çıktığını, müvekkilinin başvurusu üzerine Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda sadece demirbaşlar için uğranılan zararın 96.100,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketin asıl zararının ise, faaliyetlerini sürdürmekte olduğu markette bulunan mevcut gıda malzemeleri vs gibi perakende satışa sunulan malların yanarak telef olmasından kaynaklandığını, satışa sunulan malların yanması sonucu ciddi bir zararının doğduğunu, müvekkilinin, zararının karşılanması için yaptığı başvuru üzerine davalı ... şirketi tarafından sadece 136.651,82 TL ödendiğini, uğranılan gerçek zararın tamamının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL nin olay tarihinden itibaren Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2017 tarihli dilekçesi ile talebini 550.000,00 TL olarak ıslah etmiş olup buna dair harcını yatırdığı görülmüştür.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, hasarın ihbarı üzerine aldırdığı ekspertiz raporuna göre hasar tutarını davacı sigortalısına ödediğini, bu hususun bizzat davacı tarafça da ikrar edildiğini, buna göre müvekkili şirketin, davacıya başkaca herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün kalmadığını, poliçenin 2. sayfasında "Hasar anında sigortalının defter ve/veya bilgisayar kayıtlarında yer almayan veya bu kayıtlarda yer almakla birlikte, usulüne uygun düzenlenmiş fatura, irsaliye, makbuz gibi ilgili mevzuatlarca öngörülen geçerli belgeler ile teyit edilemeyen emtiaya dair hasar taleplerine konu tutar, işbu sigorta poliçesi çerçevesinde ödenecek sigorta tazminatı miktarının hesaplanmasında dikkate alınmaz ve bu tutar için hiçbir şekilde sigortacının sorumluluğuna gidilemez." şeklinde özel şart yer aldığını, müvekkili sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün sınırlarının, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi olduğunu ve ekspertiz raporundaki hesaplamanın da bu poliçedeki özel şartlar nispetinde hesaplandığı dikkate alındığında davacının işbu davaya konu taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete hitabe yazılan 10.09.2015 tarihli yazıya göre, hasarlandığı iddia edilen ürünlerin bir kısmının faturasının bulunmadığını, poliçe özel şartları icabı faturası ibraz edilemeyen ürünlerin/emtiaların hasar tazminatı hesaplamasında dikkate alınamayacağını ve bu tutarlar için hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı tarafça talep edilen hasar tazminatı tutarının fahiş olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olması ve faiz başlangıç tarihinin ise TTK'nun1427/2 maddesine göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince █████/2019 tarihli kararında; davalının yapmış olduğu 136.651,82 TL ödemeden Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyasında demirbaşlar için belirlenen 96.100,00 TL'nin düşülmesi ile davalı ... şirketinin yanan emtia için davacıya yaptığı ödemenin 40.551,82 TL olduğunu, bu bedelin de, mevcut emtianın yanması nedeniyle bilirkişi raporu ile davacının uğradığı zarar olarak tespit edilen 602.916,72 TL'den düşülmesi sonunda kalan rakamın 562.364,90 TL olduğunu, bu rakam, davacının ıslahla talep ettiği rakamı aştığından ıslahla bağlı kalınarak 550.000,00 TL üzerinden hüküm oluşturulduğunu, davalı ... şirketinin, ödemeden sonra işbu davaya konu kalan miktar üzerinden temerrüde düşürülmediğini ve temerrüt dava ile birlikte gerçekleştiğinden ilk 20.000,00 TL için temerrütün dava tarihinden başlayacağını, kalan 530.000,00 TL yönünden temerrüdün ise ıslahtan başlayacağını belirterek davanın kabulü ile 550.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN ████████ E-█████████ K SAYILI █████/2023 TARİHLİ KARARINDA; Somut olayda, davacı işbu dava ile, işyerinde bulunduğunu ve yanarak zarar gördüğünü iddia ettiği gıda malzemelerinin tazmini yönünden talepte bulunduğu, Eksper tarafından zararın tespitine yönelik alınan raporun yeterli olmadığı gibi talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunun zarar tespiti konusunda değerlendirme içermediği, ayrıca bilirkişi heyeti içerisinde zarara uğrayan mallar konusunda uzman olan bilirkişinin de bulunmadığı, o halde içinde zarara uğrayan eşyalar konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınması veya mevcut heyete bu nitelikte bir bilirkişi dahil edilerek ek rapor alınması ile gerçek zararın tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken Mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince; Mahkemece kaldırma kararı çerçevesinde talimat yoluyla Batman Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden rapor istendiği, ilk raporu veren 2 kişilik heyete yanan emtianın yangın tarihindeki değerlerinin tespiti yönünden Gıda Mühendisi ...'da eklenmek suretiyle oluşturulan heyetten rapor alındığı, bilirkişi heyetinin zarar miktarının 301.177,65 TL olduğunu belirlediği, bu rakama ilave olarak eksper tarafından hazırlanan ekspertiz raporundaki faturasız emtia tutarı olan 63.123,43 TL ilave zararın eklenmesiyle 364.301,08 TL olabileceğinin rapor edildiği, gelen bilirkişi raporunun incelendiği, sigorta şirketinin yangın olayını kabul ederek davacı olan sigortalıya 136.651,82 TL ödeme yaptığı, mahkemenin ilk kararında da bahsedildiği üzere Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş dosyasında belirlenen yanan demirbaşların değeri 96.100,00 TL olduğundan bu miktarın ödenen miktardan düşmesiyle 40.551,82 TL lik bir ödemenin demirbaş dışındaki yanan emtia bedellerinden düşülebileceğinin belirlendiği, her ne kadar ekspertiz raporunda faturasız emtia değeri olarak 63.123,43 TL belirlenmiş ise de; faturasız emtialar yönünden dosyanın o tarihte iş yeri içinde olduğuna dair hiçbir tespitin bulunamadığı, bu nedenle bu kısmın zarara eklemenin mümkün olmayacağının kabul edildiği belirtilerek gıda ürünleri yönünden zarar olan 301.177,65 TL nin 40.551,82 TL nin mahsubu ile 260.625,83 TL'nin ilk 20.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, kalanının ise ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararında sadece gıda maddelerine ilişkin zararın hükme bağlandığını, yangında zarar gören diğer ürün bedellerinin hükümde yer almadığını, bilirkişi heyetinin ilk raporda toplam zarar miktarını hesapladıkları için ikinci raporda sadece gıda uzmanlık alanına giren ürünlerin zarar miktarının hesaplandığını, bilirkişi heyetinin ilk raporda tespit ettikleri üzere toplam ürünlerin zararının 602.916,72 TL olduğunu, envanter kayıtlarına bu miktar içindeki gıda ürünü zararını ayrı hesaplayıp bu zararın 301.177,65 TL olduğunu tespit ettiğini, ancak Mahkemenin bu miktarı, markette yanan tüm ürünlerin zarar miktarı olarak değerlendirerek hataya düştüğünü, markette zarar gören ürünler arasında gıda ürünleri dışında havlu, temizlik, pet, şampuan, sabun, plastik, kağıt, kişisel bakım ürünleri vs gibi onlarca çeşit ürün bulunduğunu, bu ürünlerin bedeline hükmedilmediğini, aldırılan ikinci raporda, davacının ticari defterinde 153, ticari mallar hesabında yapılan inceleme sonucunda yangının olayının gerçekleştiği tarih itibariyle stoklarında 602.916,72 TL'lik emtianın bulunduğunun kayıtlarda görüldüğü belirtilerek zararın tespit edildiğini, müvekkilin uğradığı zarar miktarı konusunda ikinci bilirkişi raporunun, ilk raporu teyit ve tasdik ettiğini, olaya konu marketin kapalı alanının 378 metre kare olduğu ve bu alana ilk raporda tespiti yapılan envanter tutarından 602.916,72 TL den daha fazla ürünün sığabileceğinin tespit edildiğini, yerel Mahkemenin vekalet ücreti hesaplamasında hataya düşüdüldğünü, AAÜT 13. Maddesine göre davanın kısmen reddi durumunda, davalı yararına tarife uyarınca hükmedilecek nispi vekalet ücretinin davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, ancak Mahkemece davalı yararına daha yüksek bir vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirketin hasar beyanı üzerinden düzenlenen ve Sigortacılık Kanununda tarafsız ve bağımsız kişi olarak tarif edilen ve raporlarının delil niteliğinde olduğu sigorta eksperinin düzenlediği ekspertiz raporu doğrultusunda davalı müvekkili sigorta şirketinin dava öncesinde tazminat ödemesi yaparak davacının tüm zararının karşılanması ve de karşılığğında davacıdan aldığı ibraname çerçevesinde davanın reddi gerektiğini, Mahkemenin bilirkişi raporunu esas alarak hüküm tesis etmesinin hatalı olduğunu, davacı sigortalının dava konusu yangın sonrasında müvekkili şirkete yaptığı hasar tazmin başvurusunda 1.117 parçadan oluşan emtianın hasar gördüğünü, bunun 324 parçasının faturalı olduğunu, kalan 793 parçanın ise faturasının bulunmadığını beyan ettiğini, ekspertiz incelemesinde hasarın ikiye ayrılarak faturalı, faturasız emtia ayrımı yapıldığı, poliçedeki faturasız emtia hasarlarının ödenmeyeceği şartına rağmen müvekkili şirketin faturasız mallara ilişkin de tazminat ödemesi yapıtığını, aslolanın fiziki sayımda tespit edilen hasarlı emtia için tazminat ödemesi yapılması olduğunu, müvekkili şirketin de dosya eksperinin fiziken ve fiilen sayım yaparak yangında zarar gördüğünü tespit ettiği emtia ve demirbaşlar için tazminat ödemesi yaptığını, içeriği itibariyle bir ibraname niteliğinde olan tazminat makbuzu çerçevesinde dava konusu zararını dava öncesinde tazmin eden ve karşılığında müvekkili sigorta şirketini ibra eden davacının davasının reddi gerektiğini, kapanış tasdikleri bulunmayan, dolayısıyla gerek TTK, gerekse dava konusu sigorta poliçesindeki özel şart icabı davacı lehine delil niteliği taşımayan davacı defterleri üzerinden karar verilmesinin mümkün olmadığını, kapanış tasdikleri olmayan davacı defterlerinin, poliçe özel şartındaki ibare ile usulüne uygun düzenlenmiş fatura, irsaliye, makbuz gibi ilgili mevzuatlarca öngörülen geçerli belgeler ile teyit edilemeyen nitelikte olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, meydana gelen yangın olayına dayalı hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafından işletilen Merkez ... Mah. ... Sk. .... Sk. Batman adresinde bulunan marketin, düzenlenen sigorta poliçesi ile █████/2015-█████/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta örtüsü altına alındığı, poliçede "Demirbaş-Yangın" teminatının 300.000,00 TL ve "Emtea-Yangın" teminatının 580.000,00 TL olarak belirlendiği, meydana gelen yangın olayı sebebiyle yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde tespit edilen 136.651,82 TL hasar bedelinin davalı ... şirketi tarafından █████/2016 tarihinde davacı sigortalısına ödendiği ve gerçek zararın daha yüksek olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizce, zarara uğrayan eşyalar konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınması veya mevcut heyete bu nitelikte bir bilirkişi dahil edilerek ek rapor alınması ile gerçek zararın tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İlk derece Mahkemesince önceki heyete bir gıda mühendisi bilirkişi eklenerek alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık ilk derece Mahkemesi kararının kısmen kabul kararının yerinde olup olmadığı, davacının bu ödeme miktarını aşan bir zararının bulunup bulunmadığı ve gerçek zarar miktarı ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise miktarı noktalarında toplanmaktadır. İlk derece Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra 25.01.2024 tarihli duruşmasında, davacı vekiline faturalara konu malların cinslerinin kalemlendirilerek bildirilmesine, buna uygun bilirkişi heyetinin oluşturulmasının değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili 20.02.2024 tarihli dilekçesinde bahse konu yangında zayi olan emtianın listesinin cinse göre emtia ürün listesinin sunulduğu görülmüştür. İlk derece Mahkemesince █████/2024 tarihinde Batman Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak ilk raporu veren 2 kişilik heyete yanan emtiaların yangın tarihindeki değerlerinin tespiti yönünden Gıda Mühendisi bilirkişi eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 2015 tarihinde gerçekleşen yangın neticesinde zarara konu olan emtialara ilişkin olarak dosyanın incelemesi yapıldığı, muhasebe kayıtlarında envanterde yazar kasa bedeli olarak yazılı olan 2 adet envanter düşülerek bulunan emtia envanter tutarının muhasebe kayıtlarınca 600.021,48 TL tespit olunduğu, envanter kayıtlarında muhtelif bakliyat ürünleri kaleminin salt çoğunlukta olduğu 343.092,68 TL tutar ile bu miktarda bir bakliyat stokunun markette bulunup bulunmadığının tespitinin olanaksız olduğu, ayrıca muhasebe envanter kaydının 24.10.2014 tarihinde başladığı o tarihten 14.07.2015 tarihine kadar tekrar eden alımların gözüktüğü, buradan bu ürünlerin satılıp tekrar toptancılardan tedarik edildiği, hesaplama yapılırken envanterde yer alan son alış faturalarının dikkate alındığı, ürünlerin raf ömürleri de dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, salt bu envanter kayıtlarına bakılarak olay esnasında bu ürünlerin olay mahallinde olup olmadığı kararının dosya incelemesine bakılarak tespit etme olanağı bulunmamakla birlikte yapılan eksper raporundaki 1117 çeşit sayımın, piyasada yapılan kısa bir araştırma neticesinde 90 m2 bir markette ortalama 1400-1600 çeşit ürün ve 300 m2 bir markette 3000-4000 çeşit arası ürün olduğunun belirlendiği, normal bir markette satışa esas stok miktarından daha düşük olduğunun görece gözlemlendiği, olaya konu marketin kapalı alanının 378 m2 olduğu göz önüne alındığında çok fazla çeşitte ürün bulunmasının kuvvetle muhtemel olduğu, muhasebe kayıtlarına istinaden tespit olunan rakam içerisinde eksper tarafından rayiç bedelleri tespit edilerek hesaplanan faturasız emtia tutarı olan 63.123,43 TL nin hariç olduğu, tüm bu hususlar göz önüne alındığında eksper tarafından tespit edilerek yapılan sayımın tamamen yanan ve zarar gören ürünler olduğu ve is ile kaplanan veya yüksek sıcaklığına maruz kalan ürünlerin bu sayıma dahil edilmediği sonucu akla geldiği, yangın esnasında oluşan is ve kurum sebebi ile halk sağlığı ve gıda güvencesi hususları bakımından markette bulunan markette bulunan tüm ürünlerin zarar gördüğü şeklinde kabul edilmesi gerektiği, yapılan eksper raporunda salt yangın zararı gören ve kullanılamayacak durumdaki ürünlerin sayımının mı gerçekleştirildiği yoksa olay yerinde bulunan tüm envanterin mi sayılmış olduğu, tespitinin muallak olduğu, bu yönüyle eksper raporunun kesin bilgiler ihtiva etmediği, zarar tespitinde eksper raporunun mu muhasebe envanter kaydının mı esas alınacağı hususuna dair nihai kararın karar mercii tarafından verileceği, her iki evrakta kesin bilgiler ihtiva etmediği, sonuç olarak, 17.06.2015 tarihinde meydana gelen yangına ait yerinde yapılan keşif ve 17.06.2019 tarihinde sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere dava konusu olan iş yerinin katıldığı ve yanan emtiaların neler olduğunun belirlenmesine ait tespitinin yapılamadığı, davacının davasında haklı görüldüğü takdirde, detayları yukarıda olmak üzere dosyada yapılan incelemeler sorucunda gıda uzmanlık alanına giren ürünlerin muhasebe envanter kayıtlarına göre zarar miktarının 301.177,65 TL olarak tespit edildiği, bu rakama ilave olarak eksper tarafından hazırlanan faturasız emtia tutarının 63.123,43 TL ilave edilerek toplam zarar miktarının 364.301,08 TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davalı vekili, davacı şirketin hasar beyanı üzerinden düzenlenen ve Sigortacılık Kanununda tarafsız ve bağımsız kişi olarak tarif edilen ve raporlarının delil niteliğinde olduğu sigorta eksperinin düzenlediği ekspertiz raporu doğrultusunda davalı müvekkili sigorta şirketinin dava öncesinde tazminat ödemesi yaparak davacının tüm zararının karşılanması ve de karşılığında davacıdan aldığı ibraname çerçevesinde davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Eksper raporunda, faturasız emtea hasarı 63.123,43 TL ve faturalı emtea hasarı 22.557,80 TL olmak üzere 3.500,00 TL sovtaj değeri de düşüldükten sonra 82.181,23 TL olarak belirlendiği ve 54.470,59 TL olarak belirlenen dava konusu edilmeyen demirbaş zarar miktarı ile birlikte toplam hasar miktarı 136.651,82 TL olarak tespit edilmiştir. İş bu tespit edilen bedel davalı ... şirketi tarafından sigortalısı olan davacıya ödenmiştir. Davacı gerçek zararın davalı tarafından yapılan ödemeden daha fazla olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Tazminat isteminde davalı ancak gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olup, uyuşmazlığın çözümü için gerçek zararın tespit edilmesi gerekir Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, eksper raporunda salt yangın zararı gören ve kullanılamayacak durumdaki ürünlerin sayımının mı gerçekleştirildiği yoksa olay yerinde bulunan tüm envanterin mi sayılmış olduğu tespitinin muallak olduğu, bu yönüyle eksper raporunun kesin bilgiler ihtiva etmediği belirtilmiş olup, gıda ürünleri yönünden gerçek zararın davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemeden daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesi yapılarak davacının tüm zararının karşılandığı, davacıdan aldığı ibraname çerçevesinde davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, içeriği itibariyle bir ibraname niteliğinde olan tazminat makbuzu çerçevesinde dava konusu zararın dava öncesinde ödendiği ve müvekkili sigorta şirketinin ibra edildiğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamında yer alan █████/2016 tarihli Tazminat Makbuzu başlıklı belgede davacının imzası bulunmadığından makbuzun ibraname niteliğinde olduğu söylenemez. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı vekili kapanış tasdikleri bulunmayan, dolayısıyla gerek TTK, gerekse dava konusu sigorta poliçesindeki özel şart icabı davacı lehine delil niteliği taşımayan davacı defterleri üzerinden karar verilmesinin mümkün olmadığını, kapanış tasdikleri olmayan davacı defterlerinin, poliçe özel şartındaki ibare ile usulüne uygun düzenlenmiş fatura, irsaliye, makbuz gibi ilgili mevzuatlarca öngörülen geçerli belgeler ile teyit edilemeyen nitelikte olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.Bilirkişi raporunda, salt bu envanter kayıtlarına bakılarak olay esnasında bu ürünlerin olay mahallinde olup olmadığının tespit etme olanağı bulunmadığı, 1117 çeşit sayımın, piyasada yapılan kısa bir araştırma neticesinde 90 m2 bir markette ortalama 1400-1600 çeşit ürün ve 300 m2 bir markette 3000-4000 çeşit arası ürün olduğu belirlenmiş olup normal bir markette satışa esas stok miktarından daha düşük olduğunun görece gözlemlendiğini, olaya konu marketin kapalı alanının 378 m2 olduğu gözönüne alındığında çok daha fazla çeşitte ürün bulunması ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere bilirkişi raporunda sadece envanter defterine göre değil marketin kapalı alanının m2 sine göre bulunması gereken ürün stoku da değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan ekspertiz raporunda, kütleleşen ve atılan emtia miktarının takdiren 10.000,00 TL olduğu ve rizikoda faturasız emtea alışların olması ve de atılan emteaların fiili tespitlerinin yapılamamış olması nedeniyle söz konusu 10.000,00 TL lik emtia hasarının teminat dışı olduğu belirtilerek bu hasar kalemi yönünden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının kütleleşen ve atılan emtia miktarı yönünden ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere zararın bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda davacının zararın miktarının net bir şekilde tespit edildiği söylenemez. Bu durumda, davacının zararının tam olarak ispat edilememesi sebebiyle 6098 sayılı TBK'nun 50/2 maddesi uyarınca hakim tarafından hakkaniyete uygun ve olayın oluşuna uygun olarak tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, hükmedilen zarar miktarı yüksek bulunmuş olup hakkaniyet gereği indirim yapılması gerektiği değerlendirilerek zarar miktarının hükmedilen bedelinin % 50 si oranında 130.312,91 TL olarak kabul edilmesinin hakkaniyete ve olayın oluşuna uygun düşeceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle 130.312,91 TL tazminatın ilk 20.000,00 TL'sine █████/2016 tarihinden sonra, kalan 110.312,91 TL'sine ise ıslah tarihi olan █████/2017'den itibaren uygulanacak (tahsil tarihine kadar) reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; Davacı vekili, istinaf dilekçesinde sadece gıda maddelerine ilişkin zararın hükme bağlandığını, yangında zarar gören diğer ürünlerin bedelinin hükümde yer almadığını, ikinci raporda stoklarda yangın tarihi itibariyle 602.916,72 TL lik envanter bulunduğunun tespit edildiğini, raporun ilk raporu teyit ve tasdik ettiğini, olayda tüm ürünlerin zarar gördüğünü, müvekkilinin envanterinde kayıtlı miktarın müvekkilinin asgari gerçek zararı olduğununu ileri sürmüştür. Ekspertiz raporunda, rizikoda yapılan incelemelerde, gıda emtealarına tamamen is ve duman sirayet etmiş olması nedeniyle kullanılması veya sovtajlı olarak değerlendirilmesi durumunda insan sağlığı açısından tehlike arz edeceğinden gıda emteaları tam zayii olarak değerlendirilmiştir. Yine Ekspertiz raporunda, deterjan ve kozmetik reyonunda bazı emteaların dış ambalajlarının temizlik yapılması durumunda değer kaybına uğrayarak kullanılabilir durumda olması nedeniyle kısmi hasarlı temizlik malzemeleri ile tencere gibi emtealarının 3.500,00 TL bedel ile değerlendirilebileceği konusunda fiyat teklifi alınmış ve rizikodaki kısmi hasarlı emteaların 3.500,00 TL bedel üçüncü bir kişi tarafından satın alındığından bu bedelin emtea hasarında sovtaj bedeli olarak tenzil edildiği belirtilmiştir. Bu haliyle, ekspertiz tarafından fiili sayım neticesinde tespit edilen gıda ürünü dışındaki ürünlerin üçüncü bir kişiye satıldığı ve sovtaj bedeli olarak tenzil edildiği dikkate alındığında, davacı, gıda ürünleri dışındaki ürünler yönünden gerçek zararının davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemeden daha fazla olduğu iddiasını ispat edememiştir. Bu nedenle davacı vekilinin gıda ürünleri dışındaki ürün bedeline hükmedilmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararı istinaf etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davacı vekili lehine kabul edilen bedel üzerinden 41.700,00 TL, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine 46.300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.AAÜT'nin 13/3 fıkrasında maddi tazminat davasında, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle davalı lehine 41.700,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 46.300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamış ise de ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Açıklanan sebeplerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yeniden inceleme yapılmaksızın esas hakkında kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, b)130.312,91 TL'nin 20.000,00 TL'sine █████/2016 tarihinden, bakiye 110.312,91 TL'sine ise ıslah tarihi olan █████/2017'den itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, c)Fazlaya dair talebin REDDİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 8.901,67 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55 TL harç ve 9.051,20 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 491,08 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,e)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 341,55 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından yapılan toplam 10.497,83 TL yargılama gideri ve bilirkişi ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.487,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davalı tarafından yapılan toplam 180,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 137,35 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.915,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.299,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin hükmün kaldırılma nedeni de gözetildiğinde davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.451,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.835,93 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.█████/2025
MUHALEFET ŞERHİ Öncelikli olarak sigorta eksperlerinin hukuki statüsü ve sigorta eksperleri tarafından tanzim edilen raporların hukuki niteliği üzerinde durmak gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 2/1-n bendinde sigorta eksperinin, sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişi olarak tanımlandığı, sigorta eksperlerinin düzenlendiği aynı kanununun █████. fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsız olmak zorunda olduğu, yine aynı kanunun █████ fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiştir. Yasal düzenleme dikkate alındığında sigorta eksperleri tarafından düzenlenen raporların yargılama aşamasında itibar edilecek türden bir belge olduğuna şüphe yoktur. Somut olayda, davacı işbu dava ile, işyerinde bulunduğunu ve yanarak zarar gördüğünü iddia ettiği gıda malzemelerinin tazmini yönünden talepte bulunmuştur. Zarar miktarının ve dolayısıyla tazmin yükümlülüğünün belirlenebilmesi bakımından dosya kapsamında bulunan █████/2015 tarihli eksper raporunun irdelenmesi gerekir. Eksper raporuna göre, 20-█████/2015 tarihlerinde emteaların fiili sayımlarının tek tek yapılarak sigortalıya bilgi verildiği, sadece rizikoda tespit edilen emteaların dikkate alınabileceği konusunda mutabık kalındığı, fiili sayımı yapılan emtealar ile ilgili olarak sigortalı firma yetkilisinden emteaların ilk alış faturalarının talep edildiği, ancak rizikodaki tüm emteaların alış faturalarının mevcut olmaması sebebiyle faturalı emtea hasarı ve faturasız emtea hasarı olarak iki ayrı kategoride değerlendirme yapıldığı, faturalı emtea hasar listesine göre yaklaşık 22.567,80 TL'lik emteaların faturalarının mevcut olduğu, sigortalı ile yapılan görüşme sonucunda faturasız emteaların piyasa rayiç bedellerine göre değerlendirilmesi konusunda mutabık kalındığı, rizikoda hasarlandığı beyan olunan ve faturası temin edilemeyen emteaların gerekli piyasa araştırmaları sonucu tespit edilen KDV'siz birim fiyatlara göre değerlendirildiği, faturasız emtea hasar listesi incelendiğinde hasarlanan ve fiili sayımı yapılan emteaların yaklaşık 63.123,43 TL'lik kısmının faturasının mevcut olmadığı, yapılan görüşmelerde ise, emteaların faturalarının olmamasının sebebinin, bazı emteaların devir alınma zamanından kalmış olabileceğinden ve bazı emteaların da piyasa da spot diye tabir edilen faturasız olmasından kaynaklandığı bilgisinin alındığı belirtilmiştir. Sonuç olarak eksper raporunda, faturasız emtea hasarı 63.123,43 TL ve faturalı emtea hasarı 22.557,80 TL olmak üzere 3.500,00 TL sovtaj değeri de düşüldükten sonra 82.181,23 TL olarak belirlendiği ve 54.470,59 TL olarak belirlenen dava konusu edilmeyen demirbaş zarar miktarı ile birlikte toplam hasar miktarı 136.651,82 TL olarak tespit edilmiştir. İşbu tespit edilen bedel davalı ... şirketi tarafından sigortalısı olan davacıya ödenmiş olup ödenen tutarı ihtiva eden "Tazminat Makbuzu" başlıklı belgeye göre davacı işbu ödemeyi ihtirazi kayıtsız kabul ettiği gibi müzayaka halinde bulunduğuna yönelik bir iddia da ileri sürmüş değildir. Söz konusu belge her iki tarafın da kabulünde olup işbu belgenin geçersizliğine yönelik bir iddia da mevcut değildir. Bu belgede yer alan bedelin aynı tarihte davacıya ödenmiş olması tarafların bu anlamda iradesinin uyuştuğunu da gösterir. Bu nedenlerle salt üzerinde imzanın bulunmaması bu belgeye itibar edilemeyeceği anlamına gelmez. Eksper raporu, sigortalının bilgisi ve mutabakati de esas alınarak hazırlanmış olup ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli olduğundan itibar edilebilecek bir delil niteliğinde olsa da, dosyada yer alan diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Davacı şirket yetkilisi , ...Genel Müdürlüğüne sunduğu beyan dilekçesinde, yangın hasarı neticesinde eksper tarafından fiili sayımı yapılan emtealar toplamının 1117 parçadan ibaret olduğunu, ekspertiz firmasına ibraz ettikleri faturaların karşıladığı emtea miktarının 324 parça olduğunu belirterek geriye kalan 793 parça emteanın faturası mevcut olmayıp birim fiyatlarının eksper tarafından piyasa rayiç bedellerine göre değerlendirilmesini talep etmiş olup eksper raporunda da, zaten bu beyanın içeriğine uygun olarak hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle eksper raporu ve beyan birbiri ile uyumlu olup aralarında aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca eksper raporunda yapılan hesaplama poliçede "Hasar anında sigortalının defter ve/veya bilgisayar kayıtlarında yer almayan veya bu kayıtlarda yer almakla birlikte, usulüne uygun düzenlenmiş fatura, irsaliye, makbuz gibi ilgili mevzuatlarca öngörülen geçerli belgeler ile teyit edilemeyen emtiaya dair hasar taleplerine konu tutar, işbu sigorta poliçesi çerçevesinde ödenecek sigorta tazminatı miktarının hesaplanmasında dikkate alınmaz ve bu tutar için hiçbir şekilde sigortacının sorumluluğuna gidilemez." şeklinde yer verilen özel şart hükmüne de uygun düşmektedir. Eksper raporunda, eksper tarafından stok kaydı istendiğinde sigortalının, stok sistemi olmadığından stok kaydını sunamadığının belirtilmesine rağmen Dairemizin kaldırma ilamından hem önce hem de sonra alınan bilirkişi raporunda, davacının stoklarında 602.916,72 TL'lik emtianın bulunduğu yönünde yapılan tespit eksper raporu ve sigortalının beyanları ile uyumlu değildir. Yine son alınan bilirkişi raporunda, salt envanter kayıtlarına bakılarak olay esnasında ürünlerin olay mahallinde olup olmadığını tespit etme olanağının bulunmadığı belirtilmişken marketin alanının ölçülerine göre bulunması gereken ürün stokuna ilişkin yapılan değerlendirme de ihtimal ve varsayıma dayalı olup itibar edilemez. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, "tazminat makbuzu" başlıklı belge dikkate alınmasa bile davacı, eksper raporu uyarınca tespit edilen ve davalı tarafından ödenen hasar miktarından daha fazla bir zararı olduğunu dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan bu yönüyle karara muhalif kaldığımı bildiririm.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!