PVC, alüminyum korkuluk ve cam imalatı işlerine dair eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak tahsili davasında, ödemenin taşınmaz devri ve nakit ile yapıldığına dair davalı ispat yükümlülüğü ve mahkeme kararı incelemesi.
Özet: Bir eser sözleşmesi kapsamında yapılan imalat ve satışlara ilişkin ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle açılan davada, iş sahibi davalı tarafın sözleşme bedelini daire devri ve nakit ödemelerle karşıladığı yönündeki iddiaları, özellikle daire devirlerinin davacı yararına yapıldığına dair yeterli delil sunulamaması ve davalının ödeme iddiasını ispatlayamaması nedeniyle mahkemece reddedilmiş, yüklenicinin alacaklı olduğu kabul edilerek dava kısmen hüküm altına alınmıştır.

MAHKEMESİ
: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Esastan RedİLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Davacı vekili, müvekkili ile davalıya ait şantiyelere PVC doğrama Alüminyum korkuluk cam ısı imalatı gibi ürünlerin gerek satışını gerekse imalatını yapmış olduğunu, yapılan bu işlerle alakalı 210.000,00 TL bedelli 28.06.2019 tarihli ve 210.000,00 TL bedelli 28.06.2019 tarihli faturaların bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin dava konusu faturalara ilişkin olarak 411.000,00 TL alacaklı olduğunu fatura bedellerinin tüm taleplerine rağmen kendilerine ödenmediğini, tarafların arabuluculuk aşamasında bu bedeli ödemediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, davalı ile müvekkili arasında akdedilen taşeron sözleşmesine göre davacı şirketin, müvekkilin Konya İli, ....... İlçesi, 31570 Ada, 1 Parsel' de mukim arsa üzerine başlanacak ...4 isimli site inşaatında PVC doğrama, bina dış kapıları, giriş kapıları, alüminyum korkuluklar ile ilgili işçilik ve malzeme olarak hizmet sağlayacağını, müvekkili şirketin de bunun karşılığında toplamda 830.000,00 TL değerinde 3 adet daireyi devir edeceğinin kararlaştırıldığını, davacının işin bir kısmını yaptıktan sonra, bedel olarak kararlaştırılan 2 ayrı taşınmazın davacının yazılı olarak beyan ve talep ettiği dava dışı 2 kişi adına devredildiğini, ayrıca davacı şirket adına 40.000,00 TL ödemenin gönderildiğini, ancak davacının aldığı dairelerin bedeli kadar dahi iş yapmadan işi yarım bıraktığını, bu nedenle müvekkilinin başka bir taşeronla anlaşarak işleri tamamlattırdığını, müvekkilinin davacıya borçlu değil devredilen taşınmaz değerleri yapılan iş bedelinden fazla olduğundan talep edilenin aksine alacaklı olduğunu, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davaya konu faturadaki işlerin yapılarak davalıya teslim edildiği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, bu bakımdan ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının bu faturalara istinaden 410.002,21 TL tutarında davacıya ödeme yaptığını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğu, davalının bu faturalara istinaden 40.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar Konya İli, ...İlçesi, 18470 Ada, 11 Parsel 1. giriş 5 no'lu bağımsız bölümün davacı yararına devredildiği iddia edilmiş ise de taşınmazın.... Şti.'ye devredildiği tarihte bu şirketin davalıya 185.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davalı defterlerinde taşınmazın davacı yararına devredildiği yönünde bir kaydın bulunmadığı, bu bakımdan tek başına 24.06.2019 tarihli daire devir sözleşmesi başlıklı belgenin bu taşınmazın davacı yararına devredildiği ve taşınmaz değerinin işin bedelinden düşülmesi gerektiği yönündeki iddianın ispatı için yeterli olmadığı, yine davalının kendi defterlerindeki 07.08.2019 tarihli kayıt ile Konya İli, ...İlçesi, 31570 Ada, 1 Parsel 1. giriş 2 no'lu taşınmaza ilişkin olarak dava dışı ...'ı 155.000,00 TL tutarında borçlandırması karşısında, 13.12.2018 tarihli daire satış sözleşmesi başlıklı belgenin de bu taşınmazın davacı yararına devredildiği ve taşınmaz değerinin işin bedelinden düşülmesi gerektiği yönündeki iddianın ispatı için yeterli olmadığı, davalının bu iddialarının ispatı yönüyle davacı tarafa yemin teklifinde de bulunmadığı, davalının ödeme iddiasını usulünce ispatlayamadığı, bu nedenle davacının davaya konu faturalar nedeniyle davalıdan 370.002,21 TL tutarında alacaklı olduğu, ayrıca her iki tarafın defterlerinin de bu alacağı ve tutarını teyit eder nitelikte olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın 21.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.Taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak işler ve bunların yapım bedeli 830.000,00 TL olarak belirlenmiş ve bu bedelin 3 adet taşınmaz devredilerek ödeneceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı yüklenici ve davalı da iş sahibidir.TBK'nın 470. maddesinde eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi karşılıklı edimler içeren bir sözleşme olup, TBK'nın 97. maddesi gereğince taraflardan birisinin karşı taraftan ediminin ifasını isteyebilmesi için kendi edimini usulüne uygun olarak ifa etmiş olması gerekir. Sözleşme bedelinin kesin bir miktarla belirli olması durumunda da götürü bedelli eser sözleşmesi söz konusu olup, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yüklenicinin hak ettiği bedelin belirlenmesi için fiziki olanın kurularak değerlendirilmesi, yine fiziki oran kurulurken de varsa eksik işler ve ayıplı işler bedelinin de dikkate alınması gerekir.Dosya kapsamına göre mahkemece bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulmuş ise de alınan rapor ve yapılan değerlendirmelerin bu ilke ve kurallara uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yapılması gereken iş; bu konuda dairemizin yerleşik içtihatlarını da dikkate almak suretiyle, götürü bedelli eser sözleşmelerine göre yapılan işin oranını belirlemek, bu belirleme yapılırken davacının işi tamamlamadığının her iki tarafın da kabulünde olduğunu gözetmek, yine davacının kabul ettiği fatura içerikleri ve davalının kabul ettiği işleri dikkate almak, bu belirleme yapıldıktan sonra devredilmesi kararlaştırılan üç taşınmazın bedelinin 830.000,00 TL olduğunu kabul etmek, devredilen taşınmazların bu miktara oranlanmak suretiyle ödeme oranının belirlenmesi ve bu iki taşınmazın davacının yazılı beyanı ve talimatı ile devredildiği hususu üzerinde durulmak ve gerekirse bu konuda tanık da dinlemek suretiyle, davacının adına devredilip devredilmediğini belirmek, buna göre de taşınmaz devri ve nakit ödeme ile yapılmış olan ödeme oranını belirleyip varsa bakiye alacağa hükmedilmesinden ibaret olup, bu hususlar gözardı edilerek eksik araştırma ve hukuki değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2022 tarihli, ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararın BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,27.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.