Yargıtay, usulsüz tebligat nedeniyle geç yapılan temyizi kabul ederek hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarında dava zamanaşımından düşme kararı verdi.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararının tebligatının usulsüz yapıldığı, tebligat mazbatasında adreste bulunmama ve kaçınma sebepleri ile tebligatı alanın reşit olup olmadığına dair bilgilerin eksik olduğu tespit edildiğinden, sanığın öğrenme üzerine yaptığı eski hale getirme ve temyiz talepleri kabul edilerek yapılan incelemede, mahkumiyet karar tarihi ile inceleme tarihi arasında suçlar için öngörülen sekiz yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ŞİKÂYETÇİ : ...
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Sanığın 22.11.2018, 30.05.2019, 14.04.2020, 27.05.2020, 04.08.2020, 02.11.2020, 17.05.2021, 08.09.2021, 14.02.2022, 04.04.2022 tarihli dilekçelerindeki anlatımlarından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
    Tebligat Kanunu'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23. maddesinin 7. bendinde; ''21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmasının" emredildiği, “Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi” başlıklı Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesinin (f) bendinde ise; “30 uncu ve 31 inci maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının" hüküm altına alındığı görülmüştür. İncelenen dosyada; İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.03.2014 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün ilk olarak sanığın yargılama sırasında son bildirdiği adrese gönderildiği, ancak burada yapılan tebliğ işleminde tebliğin "aynı çatı altında yaşayan Burak Kalkan'a tebliğ edildiği" nin yazılı olduğu, sanığın adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmadığı, ayrıca tebliği alan şahsın tebligatı almaya ehil ve reşit olup olmadığının belirtilmemesi sebepleriyle yapılan tebliğin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemece 16.12.2024 tarihli temyiz talebinin süreden reddine dair ek kararın yok hükmünde olduğu gözetilerek; İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.03.2014 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı karara ilişkin öğrenme üzerine sanık tarafından yapılan 22.11.2018, 30.05.2019, 14.04.2020, 27.05.2020, 04.08.2020, 02.11.2020, 17.05.2021, 08.09.2021, 14.02.2022, 04.04.2022 tarihli temyiz ve eski hâle getirme taleplerinin yerinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında kurulan hükümleri; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/1, 151/1. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, 18.03.2014 olan mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!