Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari elektrik satışından kaynaklanan haksız kayıp-kaçak, dağıtım ve TRT payı bedellerinin istirdadı davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir hastane işletmecisi olan davacı, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma, perakende satış hizmeti bedelleri ile KDV ve TRT payının haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, geçmişe dönük ödediği bu bedellerin davalı dağıtım ve tedarikçi şirketlerden ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir; davalılar ise bu bedellerin yasal mevzuat ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararları uyarınca geçerli maliyetler olduğunu, 6719 sayılı Kanun ile yasal dayanaklarının güçlendirildiğini ve davanın husumet, yetki, zamanaşımı gibi usulden veya esastan reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
İHBAR OLUNAN
: ...
VEKİLİ
:...
FERİ MÜDAHİL
: ...
VEKİLİ
:...
VEKİLİ
:...
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2018
KARARIN YAZ. TARİH
: █████/2018
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili █████/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bünyesinde faaliyet gösteren "..." adresinde bulunan, ... isimli hastane işletmesine, ... ili elektrik dağıtım şirketi olan davalı ...tarafından sağlanan elektrik dağıtım hizmetlerinden ... abone numarası ile faydalandığını, davalılardan ...'ın "dağıtım", diğer davalıların ise "tedarikçi" şirketler olduğunu, 2009 yılı Eylül ayından davanın açıldığı tarihe kadar muhtelif tarih aralıklarında davalı ... tarafından bölgede dağıtılan elektrik enerjisini müvekkiline tedarik ettiklerini, müvekkili şirketin bazı dönemlerde elektrik enerjisinin özel sektörde faaliyet gösteren adı geçen tedarikçi firmalardan tedarik ettiğini, bu firmaların kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, HSH sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanma bedeli, dağıtım bedeli ve TRT payı adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak faturalara eklenen bu ücretleri ve bu haksız ücretlere tahakkuk ettirilen KDV tutarlarının davalı tedarikçi şirketlere ödendiğini, haksız olarak tahsil edilen bu bedeller nedeniyle, davalı tedarikçi firmaların dağıtım şirekti olan ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca adı geçen hastanenin daha önce ... Medikal ... bünyesinde faaliyet gösterdiğini belirterek, davanın kabulü ile, dava konusu edilen geçmişe yönelik 10 yıldır tahsil edilmekte olan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma, perakende satış hizmeti bedelleri ile fazladan ödenmiş olan KDV ve TRT payı bedellerine karşılık toplam 1.000,00TL nin davalı dağıtım şirketi ... ile tedarikçi şirket vasfındaki diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili █████/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; TBMM Genel Kurulunda █████/2016 tarihinde gerçekleşen oturumda, "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" kabul edilen 6719 Kanun numaralı Kanun ile başta kayıp-kaçak bedelleri olmak üzere diğer tüm tarife unsurlarının bir maliyet olduğuna ilişkin mevcut hukuki durumun yasa metni haline getirildiğini, ilgili yasa hükümleri gereği kendiliğinden göz önünde bulundurulması gereken ve yazılı beyanlarında dile getiridikleri emredici nitelikteki hususlar nedeniyle, özellikle 6719 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 19 ve 20 maddeleri yollamasıyla; 17. Maddesinin 10. Fıkrasının emredici hükmü karşısında davanın reddinin yasal bir zorunluluk olduğunu, bu sebeplerle davacı istemlerinin tümüyle reddini talep etmiştir.
Davali ... vekili █████/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu fatuarların işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete devredilen alacaklar arasında yer olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, davacı şirketin mukim olduğu adresin ... sınırları içerisinde bulunduğnu, açılan davada itiraz konusu olan faturaların tahsilatının ... İl Koordinatörlüğünce yapıldığını, açılan davada da Ordu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davanın husumet yokluğu, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden, yetkisizlik nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuki bir karşılığı olmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında █████/2012 ve █████/2014 tarihleri arasında elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 27. Maddesine göre davanın İstanbul Mahkemeleri yerine Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilmesi nedeniyle öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddini, dava konusu edilen bedellerin EPDK tarafından kurul kararı olarak alındığını, müvekkili şirketin bu kurul kararına göre işlem tesis ettiğini, söz konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, dava kousuna ilişkin olarak █████/2016 tarihli Resmi Gazetede 6719 sayılı kanunun yayınlanrdığını, belirtilen kanun uyarınca söz konusu bedellerin talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu edilen bedellerin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye, tarifelere ve tarafların iradesine uygun olduğunu, usul hukukuna ilişkin itirazlarının kabulüne, davanın tüm istemleri ile birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında doğabilecek her türlü ihtilafın halinde yetkili mahkemelerin... ili, ... İlçesi Mahkemelirin olacağının belirtildiğini, Elektrik Piyasası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifnin kabul edilmiş olup, yasalaştırıldığını, kurul onaylı onaylı tarafilerin hüküm ve şartları bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığını, davanın belirsiz alacak davası açılmasına uygun mahiyette olmadığını, davacıın kayıp kaçak bedeli ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığını, davacının tacir olduğunu, söz konusu faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediini, fatura ve içeriğini kabul ettiğini, davacıınn aldığı hizmetlerin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, davanın yetkisizlkle reddini, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarıca yetkili mahkemelerin İstanul Mahkemeleri olduğunu, davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava ve talebin zamanaşımına uğramış olduğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kayıp kaçak bedellerinin de içerisinde yer olduğu tarifeyi değiştirmek gibi bir insiyatifinin bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili şirketin EPDK kararlarını uygulamakla mükellef olduğunu, davacıın dava konusu faturalara itiraz etmediğinden ve bu nedenle içeriği kabul etmiş sayılacağından davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, bu sebeple zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkili davacının işletmekte olduğu hastanelerde kullanmış olduğu elektrik nedeni ile elektrik faturasına yansıtılan bedel için açılacak davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalılar birden fazla ise davanın davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceğini, haksız olarak tahsil edilen bu bedeller nedeniyle, davalı "tedarikçi" firmaların "dağıtım şirketi olan ile birlikte " müştereken ve müteslesilen sorumlu olduğunu, HMK 107. Madde hükmüne dayanarak davanın belirsiz alacak davası olarak açmalarında hukuki bir engel olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Dava dilekçesi ekinde, █████/2014 tarih ve ...sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneği dosyaya sunulmuştur.
Davalı ...'ın cevap dilekçesinde elektrik satış sözleşmesinin tamamının bir örneğinin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı ...vekilinin cevap dilekçesi ekinde, elektrik enerjisi satış sözleşmesi, faturalar, ödeme dekontları ve bir kısım yargıtay içtihatları sunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...vekilinin cevap dilekçesi ekinde elektrik piyasası bağlantı ve sistem kullanım yönetmeliği ve emsal bilirkişi raporlarını ile emsal yargıtay kararlarını sunmuştur.
Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili █████/2016 tarihli dilekçesi ile müdahillik talebinde bulunmuştur.
İhbar olunan ... vekilinin █████/2017 havale tarihli cevap dilekçesi sunduğu, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya Elektrik Mühendisi Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi █████/2018 havale tarihli raporunu sunmuş, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Dava, kayıp-kaçak vs. bedelinin tahsiline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davacı şirkete ait hastane işletmesinin davalı ...'ın ... numaralı elektrik abonesi olduğu, davacının kullandığı elektrik nedeniyle kayıp-kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve TRT Payı adı altında çeşitli miktarlarda tahsilat yapıldığı ve yapılan bu tahsilatların haksız olduğunu belirterek bu bedellerin iadesine karar verilmesi için bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ile ... ve ...'ye de husumet yöneltilmiş ise de ön inceleme duruşmasında bu davalılar yönünden tefrik kararı verilmiş olup her iki davalıya yönelik davalar ayrı ayrı esasa kaydedilmiştir.
Davalı ... tarafından yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de davalının verilen kesin süre içerisinde itirazını dayandırdığı sözleşmeyi dosyaya sunmaması, dava dosyası kapsamıyla ilgisi olmayan farklı abone numaralarına ait sözleşmeleri sunması sebebiyle yetki itirazının reddine karar verilerek esastan inceleme yapılmıştır.
Dava tarihinden önce █████/2016 tarihinde kabul edilen 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 6446 sayılı yasada bir takım değişiklikler yapılmıştır. 17 haziran 2016 tarihli Resmi gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun geçici 20. maddesine göre EPDK kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükmü uygulanacaktır. 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik, 6446 sayılı kanunun █████. maddesine göre de Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürürlükteki 6719 sayılı yasayla değişik 6446 sayılı yasanın geçici 20. maddesi gereği bu Kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda da uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple açıklığa kavuşturulması gereken husus 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı yasanın █████ maddesi gereği davalı kurum tarafından yapılan tahakkukların EPDK'nın düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacaktır.
Mahkememizce aldırılan █████/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; 6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10. fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaylanıp belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de eldeki dava ve başvurularda da 17. Madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği, buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanının olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı şirkete gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK'nın onaylanıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda davacı şirketin ... nolu aboneliği için davalı ...'den "kayıp-kaçak, perakende satış hizmeti, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedelleri ile TRT payı bedeli" alacağının olmadığı kanaatinde olduğunu belirtmiştir.
Böylece yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümleri gereği davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla (Yargıtay 3. HD'nin █████/2017 tarih ██████████ Esas █████████ Karar sayılı örnek ilamı) konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD ██████████ E █████████ K örnek ilamı)
Somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas ████████ K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması yanında davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD ██████████ E █████████ K sayılı örnek ilamı)
Davalılar tarafından dosyaya gönderilen faturalarda faturaların davalılar ... ve ... tarafından düzenlendiği anlaşıldığından davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı ... İle davacı arasında da elektrik satış sözleşmesinin bulunduğu ve davalı tarafından akdi ilişkinin kabul edildiği, bu davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, Mahkememizin davaya bakmakta görevli olduğu, davacının talebinin sözleşmeye dayalı olması sebebiyle ve dava tarihi itibariyle geçmişe dönük 10 yıllık süreyle sınırlı olarak talepte bulunduğu gözetildiğinde davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığı, 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ve █████/2018 tarih ve 30333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10. Fıkranın iptaline karar verilmiş ise de 21.1.2004 tarih, ███████-44 Esas, ███████ Karar sayılı HGK kararı gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğinden ve aldırılan bilirkişi raporunda davacıdan yapılan kesintilerin EPDK tarafından onaylayıp belirlenen tarifelere uygun olduğunun belirtilmesi ve TRT payı yönünden yapılan kesintinin de 3093 sayılı Yasanın 4/c maddesine göre yasal olduğu bildirildiğinden davanın konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-KONUSUZ KALAN DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 35,90-TL red harcından peşin alınan 29,20-TL karar ilam harcının mahsubu ile bakiye 6,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 441,70-TL tebligat ve posta gideri, 450,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 891,70-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
6-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı Yedaş vekili, davalı Tedaş vekili ve ihbar olunan Atakum Belediyesi vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
Hakim...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!