Yazılım satış ve kiralama aracılık hizmetleri alacağı kaynaklı itirazın iptali davasında, müşteri edinimi ve bayilik sözleşmesi kapsamındaki hak ediş uyuşmazlığına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacının, davalı şirket ile imzaladığı yazılım satış ve kiralama sözleşmesi kapsamında aracılık ettiği okullara ilişkin hizmet bedellerinin ödenmediği ve davalının bu okullarla yapılan sözleşme ve fatura bilgilerini sakladığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi üzerine, davalının ilgili okulların bir kısmıyla davacıdan bağımsız veya sözleşme öncesinde iletişime geçildiğini belirterek ödeme yükümlülüğünü reddettiği uyuşmazlık incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2021
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 02.05.2018 tarihinde ... yazılımının satış ve kiralama hakkı verilmesi ve bunun usul ve esaslarının belirlenmesine ilişkin sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında kendisine tanınan haklar çerçevesinde, davalı şirkete ait yazılımın satımı ve kiralanması ile ilgili hizmetleri sürdürdüğünü, bu hizmetler çerçevesinde yazılımın satış ve kiralanmasına aracılık ettiği okullarla sözleşme imzalandığını,Müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanması aşamasına kadar olan süreçte ve satış ve kiralama hizmetleri sonrasında müşteri bilgileri ile ilgili hususlarda üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davalı şirketin, müvekkilinin aracılık ettiği okullar ile imzalanan sözleşmeler ve fiyat bilgileri hakkında müvekkili şirkete hiçbir bilgi vermediğini, aynı zamanda müvekkili tarafından aracılık edilen müşterilerle imzalanan sözleşme sonrası fatura edilen bedelle müvekkili şirkete bildirilmediğinden müvekkilinin bu zamana kadar fatura edilmesi gereken satış ve kiralama hizmetlerinden kaynaklanan bedeli alamadığını, davalı şirkete 10.07.2019 tarihinde Adana ...Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarname çekilmiş olup işbu ihtarnamenin tanınmadığı gerekçesi ile alınmadığını, yapılan ihtardan sonuç alınmaması nedeniyle davalı hakkında takip başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu beyan ederek, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği hizmet verilen ... Koleji, ... Okulları, ... Okulları, ... Okulları, ... Akademi okullarına davalı adına kesilen faturaların gönderimi konusunda müzekkere yazılmasını, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı taraf yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Yargılama aşamasında sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Davacının ... Koleji, ... Okulları, ... Okulları, ... Okulları ve ... Akademi’ye müvekkili şirketin tüm fikri haklarının sahibi olduğu ... yazılımının, taraflar arasında imzalanan 02.05.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi uyarınca satış ve kiralamasını yaptığını, bu nedenle de anılan sözleşmenin 10.maddesi uyarınca hak edişinin doğduğunu ileri sürdüğünü, ancak davacının söz konusu iddiaları hiçbir surette gerçeği yansıtmadığını, ... Koleji Bakımından: Müvekkili şirket ya da davacı şirketin anılan müşteriye ilişkin herhangi bir satış veya kiralama hizmetinin olmadığını, ... ve ... Okulları Bakımından: ... ve ... Okullarına sunulan ... satış ve kiralama hizmetlerinde davacı şirketin hiçbir aracılık faaliyet veya hizmeti olmadığını, nitekim söz konusu müşterilerin, taraflar arasında ilgili Bayilik Sözleşmesi’nin imzalanmasından yaklaşık 1 yıl öncesinde tamamen müvekkili şirketin kendi çabası ile hizmet sunulmaya başlanan müşteriler olduğunu, nitekim söz konusu müşteriler ile ilk kontak ve satışın, müvekkili şirket ortağı ... ve ... tarafından, anılan şahısların başka bir firma nezdinde bağlı olarak çalıştığı dönemde kurulduğunu, keza 28.01.2016 tarihli ... Okul Bilgi ve Yönetim Sistemi Satış Lisansı Devir sözleşmesi kapsamında ...’in, geliştirdiği bu yazılımın çalıştığı firma bünyesinde satış ve kiralamalarını gerçekleştirdiğini, söz konusu firmadan ayrılması ile de taraflar arasında bir fesih protokolü imzalanarak o güne dek ... tarafından yapılan satış ve kiralamalara ilişkin hakların ...'e devredildiğini, ilgili fesih protokolünde de görüleceği üzere ... ve ... Okullarının da ...’in bu dönem içerisinde hizmet sunduğu müşteriler arasında anıldığını, dolayısıyla söz konusu okullar bakımından davacı şirketin hiçbir katkısı ve aracılık faaliyetinin söz konusu olmayıp, bu okullara kesilen fatura bedelleri üzerinden hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, ... Okulları Bakımından: ... Okulları’na sunulan ... satış ve kiralama hizmetlerinde davacı şirketin hiçbir aracılık faaliyet veya hizmeti olmadığını, anılan müşteriye ilk teklif ve bilgi paylaşımının yaklaşık olarak 2018 yılının ilk ayında, diğer bir ifadeyle davacı taraf ile imzalanan Bayilik Sözleşmesi’nden önceki dönemde başlamış olup, davacı tarafın hiçbir dahli olmadan, tamamen müvekkili şirketin kurucu ortaklarının şahsi emeği ve çabası ile hizmet sunulmaya başlandığını, bu nedenle davacı şirketin bu husustaki talep ve iddialarının da hiçbir surette gerçeği yansıtmadığını, ... Okulları Bakımından: ... Okulları’na sunulan ... satış ve kiralama hizmetlerinde davacı şirketin hiçbir aracılık faaliyet veya hizmeti olmadığını, bütün pazarlama, teklif paylaşımı ve satış işlemlerinin bizzat müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla davacı şirketin bu husustaki alacak iddialarının da hiçbir suretle kabulünün mümkün olmadığını, Davacının müvekkiline zarar verme maksadı taşıyan ve müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyen söz konusu eylemlerinden dolayı bu eylemlerden doğan tüm zararların tazmini talebiyle taraflarınca Kartal ... Noterliği’nin 25.11.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.maddesi uyarınca davacı şirketin, satış ve kiralama yaptığı müşterileri öncelikle müvekkili şirkete “bildirmesi” gerektiğini ancak davacının buna ilişkin dosyaya hiçbir belge ibraz etmediğini, yine 10.madde uyarınca davacının sözleşme uyarınca hak edişini talep edebilmesi için öncesinde fatura kesmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünün ise bunun akabinde doğduğunu, her ne kadar davacı şirketin dava dilekçesinde müvekkili tarafından kendilerine bildirilmemesi nedeniyle fatura kesmediklerini belirtmiş olsa da davacı tarafın sözde alacağını 125.000,00 TL olarak hesapladığını ve bu tutar üzerinden icra takibi açtığını, dolayısıyla davacının ne kadar bedelli fatura düzenleyeceklerini bilmedikleri gerekçesiyle fatura kesemedikleri şeklindeki iddialarının hayatın olağan akışı ve ticari teamüller çerçevesinde kabulünün mümkün olmadığını, ispat külfetinin yerine getirilmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davalı ile aralarında düzenlenen sözleşme gereğince davalıya ait yazılımın satımı ve kiralanması ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı tarafından aracılık ettiği okullar ile imzalanan sözleşmeler ve fiyat bilgileri hakkında bilgi vermediği için sözleşme gereği kararlaştırılan bedeli alamadığını, bu nedenle başlatılan icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı taraf davacının satış ve kiralama hizmetlerinde aracılık ettiğini iddia ettiği müşterilerle aracılık faaliyetinin olmadığını, davacının sözleşme uyarınca hakedişi talep edebilmesi için öncesinde fatura kesmesi gerektiğini ancak fatura kesilmediğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının gönderildiği ve dosya arasına alındığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 125.000,00 TL asıl alacak ve 467,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.467,47 TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından █████/2021 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre, 23.07.2019 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 120-Alıcılar hesabında 31.059,90 TL borç bakiyesinin bulunduğu, bakiyenin takip tarihinden sonra tahsil edildiği, yapılan gelir tahakkuku sebebiyle de 181-Gelir Tahakkukları hesabında 20.772,00 TL borç bakiyesinin bulunduğu, tahakkuk işleminin hesaplaması ile ilgili dosyada herhangi bir tablo, belge v.s. veri bulunmadığı, usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre ise; takip tarihi itibariyle davacı şirketin 2.553,49 TL borç bakiyesinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 02.05.2018 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirketin yapmış olduğu tüm satma ve kiralama hizmetlerinden ortaya çıkacak bedelin %30 (yüzde otuz) una denk gelen bedeli davalı şirkete fatura edeceğinin kararlaştırıldığı, takip ve dava konusu alacağa ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmemiş olduğu, bunun sebebi olarak davacı şirketin, faturalara dayanak bildirimlerin davalı şirket tarafından yapılmadığı yönünde beyanda bulunduğu, sözleşmenin 8.maddesi kapsamında; davacı şirket tarafından, satma ve kiralama faaliyetlerinden ortaya çıkacak müşterilerle ilgili, davalı şirkete bildirimde bulunulduğuna dair, dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, dosyada mevcut e-posta yazışmalarının çıktıları dikkate alındığında; davalı şirketin, ... Tic. A.Ş ye bağlı ... Okulları’na ve ... Tic. A.Ş’ne, sözleşmenin imza tarihi olan 02.05.2018 den önce hizmet vermeye başladığı sonucuna varıldığı, yapılan değerlendirmeler ışığında, Sayın Mahkemece davacı şirketin alacaklı olduğunun kabulü halinde; davalı şirket tarafından, dava dışı eğitim kurumlarına düzenlenen, dosyada mevcut faturalar dikkate alınarak, takip tarihi itibariyle, ... Kurumlarından oluşan %30 davacı payının 28.028,23 TL, ... Eğitim Kurumlarından oluşan %30 davacı payının 92.979,00 TL, ... A.Ş. den oluşan %30 davacı payının 3.765,00 TL, toplamda davacı payının 124.772,23 TL olarak hesaplandığı, başlatılan ilamsız takipte 467,47 TL işlemiş faiz talep edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin temerrüde ilişkin bir hüküm içermediği, davacı şirket tarafından keşide edilen ihtarnameye ait tebliğ şerhi de bulunmamakta olup; işlemiş faiz talebine dayanak olabilecek herhangi bir belge de ibraz edilmediği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 02.05.2018 tarihli sözleşmenin konusu, tüm hakları ... A.Ş.’ye ait olan ... Okul Bilgi ve Yönetim Sistemi yazılımının ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.’ye satma ve kiralama hakkı verilmesi ile ilgili olduğu, sözleşmenin 8. Maddesi gereğince davacı ... A.Ş. yapmış olduğu tüm satma ve kiralama faaliyetlerinden ortaya çıkacak müşterileri ... A.Ş.’ye bildireceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 10. Maddesine göre davacı ... A.Ş. yapmış olduğu tüm satma ve kiralama hizmetlerinden ortaya çıkacak bedelin %30 (yüzde otuz) una denk gelen bedeli ... A.Ş. ye fatura edeceği, ... A.Ş. bu fatura karşılığında müşteriye kestiği faturanın tahsilatını yaptıktan sonraki 15 (onbeş) gün içerisinde ... A.Ş.’nin banka hesabına ödeme yapmayı kabul ettiği, sözleşmenin 8.maddesi kapsamında; davacı şirket tarafından, satma ve kiralama faaliyetlerinden ortaya çıkacak müşterilerle ilgili, davalı şirkete bildirimde bulunulduğuna dair, dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, dosyada mevcut e-posta yazışmaları dikkate alındığında; davalı şirketin, ... Tic. A.Ş ye bağlı ... Okulları’na ve ... Eğitim Kurumları Tic. A.Ş’ne, sözleşmenin imza tarihi olan 02.05.2018 den önce hizmet vermeye başladığı bu nedenle davacı alacaklı tarafça davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle dava açılmış ise de; yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davacı tarafından sözleşme kapsamında müşterilere davalıya ait yazılımın satımı ve kiralanması konusunda aracılık ettiğine ve sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığından davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu sabit olmayıp alacağın varlığı hukuka ve usule uygun delillerle kanıtlanamadığından davalı borçlu tarafça icra takibine yönelik yapılan itirazın haklı olması nedeniyle davacı tarafça açılan itirazın iptali davasının reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davalı tarafça yasal süre içerisinde sunulmayan cevap dilekçesine itibar edilerek mahkemece hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkili tarafından takibe konu edilen alacağın ispatlandığını, hizmetin müvekkili tarafından verildiğini, verilen hizmete rağmen hizmet bedelinin ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme öncesine dair bir talepte bulunmadığını aksine sözleşme tarihinden sonra tüm işlemler müvekkili tarafından yapıldığı için alacak hakkı oluştuğunu, dosyaya kazandırılan deliller ve özellikle usulüne uygun biçimde tutulan taraf ticari defterlerinde müvekkili alacağı somut biçimde bilirkişi raporuyla ortaya konulmuş olmasına rağmen davanın ispatlanamadığı şeklindeki kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır. Taraflar arasında █████/2018 tarihinde ... Okul Bilgi Ve Yönetim Sistemi Bayilik Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Davacı "... AŞ", davalı "... AŞ" olarak anılmaktadır. 2.maddede sözleşmenin konusu; "Bu sözleşmenin konusu, tüm hakları ... AŞ ye ait olan ... Okul Bilgi ve Yönetim Sistemi (bundan böyle ... olarak anılacaktır) yazılımının ... AŞ tarafından ... AŞ'ye satma ve kiralama hakkı vermesi ile buna ilişkin usul ve esaslardır." şeklinde açıklanmış, 3.maddede süre 3 yıl olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 8.maddesinde; "... AŞ, yapmış olduğu tüm satma ve kiralama faaliyetlerinden ortaya çıkacak Müşterileri ... AŞ ye bildirecek ve ... AŞ sözleşme ve faturalama süreçlerini eksiksiz ve zamanında yöneterek ortaya çıkan hizmet bedelinin tahsilatını yapacaktır." 10.maddesinde; "... AŞ, yapmış olduğu tüm satma ve kiralama hizmetlerinden ortaya çıkacak bedelin %30 (yüzde otuz) una denk gelen bedeli ... AŞ ye fatura edecektir. ... AŞ bu fatura karşılığında müşteriye kestiği faturanın tahsilatını yaptıktan sonraki 15 (onbeş) gün içerisinde ... AŞ'nin aşağıdaki barıka hesabına ödemeyi yapacaktır." hükümlerine yer verilmiştir. İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972). Davacı taraf, imzalanan sözleşme uyarınca ... Koleji, ... Okulları, ... Okulları, ... Okulları, ... Akademi okullarına hizmet verildiğini ve takibe konu alacağın ise bu okullarla davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklandığını ileri sürmektedir. İddia olunan alacağa ilişkin, davalı tarafından sözleşme bedellerine yönelik bir bildirim yapılmamış olması sebebiyle fatura düzenlenemediği de ayrıca belirtilmiştir. İcra takip talebinde herhangi bir dayanak belge sunulmamıştır. Mahkemece hizmet verildiği iddia olunan okullara müzekkereler yazılmış olup ... Koleji herhangi bir hizmet alınmadığı, bu nedenle taraflarına bir fatura düzenlenmediği yönünde yanıt vermiştir. ... Okulları, ... Okulları, .... Okulları, ... Akademi okulları ise davalı şirket tarafından düzenlenen bir kısım faturaları cevabi yazı ekinde mahkemeye ibraz etmiştir. Anılan okullara, davalı şirket tarafından kiralama, danışmanlık ve destek hizmetleri açıklamalarını içerir bir kısım faturalar düzenlenmiş ise de, faturalara konu hizmetlerin davacı şirketin aracılığı ile yerine getirildiğinin, davacı şirket tarafından ispatlanması gerekmektedir. Ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.maddesinde yer alan "... AŞ, yapmış olduğu tüm satma ve kiralama faaliyetlerinden ortaya çıkacak Müşterileri ... AŞ ye bildirecek ve .... AŞ sözleşme ve faturalama süreçlerini eksiksiz ve zamanında yöneterek ortaya çıkan hizmet bedelinin tahsilatını yapacaktır." hükmü gereği müşterilerin davacı tarafından, davalıya bildirilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafça dosya kapsamına bu yönde bir delil sunulmadığı gibi hizmetin nasıl verildiğine yönelik bir açıklamasının dahi olmadığı, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus da tespit edilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!