Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonrası sürekli sakatlık tazminatı, emniyet kemeri müterafik kusuru ve aktüeryal hesaplama yöntemleri uyuşmazlığına ilişkin temyiz.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan bir yolcunun, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesiyle teminat altına alınan aracın sigorta şirketinden talep ettiği bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir; davalı sigorta şirketi, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ve farklı aktüeryal hesaplama yöntemleri uygulanmasını talep ederken, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri, emniyet kemeri takmamanın kesinleşmediği gerekçesiyle indirime gitmeyerek tazminat talebini kabul etmiş, davalı bu kararı teknik faiz ve müterafik kusur indirimine ilişkin hususlarda temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : █████████ D.İş █████████ K
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
    SAYISI : 2022/İHK-62417
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
    SAYISI : K-███████████
    İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 25.08.2021 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.07.2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 173.000,33 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 17.02.2022 tarihinde %13 maluliyet, %100 kusur ve emniyet kemeri takılmaması sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi dikkate alınarak 128.960,00 TL sürekli sakatlık ödemesi yapıldığını, davacının bakiye taleplerinin haksız olduğunu, aksi halde tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve aktüeryal yöntemlerle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, başvuru konusu kazanın iş kazası olup olmadığının ve davacıya SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, davacı taraf yolcu konumunda olup emniyet kemeri takmadığı tespit edildiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın reddi gerektiğini, aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen vekalet ücretinin 1/5'i tutarında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuru sahibinin talebinin kabulüne; 173.000,33 TL maddi tazminatın 11.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Sompo Sigorta A.Ş.'den alınarak başvuru sahibine verilmesine" karar verilmiştir.
    IV. İTİRAZ
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay kararları doğrultusunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak aktüerya hesaplaması yapılmasının yerinde olduğu, başvuru sahibi tarafın, kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belirgin olmadığı, tahmine dayalı olarak takdiri indirim yapılamayacağı, başvuru sahibi lehine maktu 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle "Sigorta şirketi vekilinin Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyetinin █████/2022 K- ███████████ sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazlarının kısmen kabul ve kısmen reddiyle, kararın (5) karar başlıklı (3) no'lu bendindeki “20.385,03-TL”sinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “5.100,00-TL” gelecek şekilde düzeltilmesine, kararın (1) ve (2) no'lu bentlerinin aynen icrasına" karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı tespit edildiğinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafa 17.02.2022 tarihinde %13 maluliyet, %100 kusur ve emniyet kemeri takılmaması sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi dikkate alınarak 128.960,00 TL sürekli sakatlık ödemesi yapıldığını, davacının bakiye taleplerinin haksız olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, %0 teknik faiz ile hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini belirtmiştir.
    B. Gerekçe
    Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davalı tarafından yapıldığı beyan olunan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yetersiz olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
    Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (25.08.2021) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin omurga yaralanmalarına ilişkin “1-1.1 Yaralanma modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme” başlıklı bölümünde “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
    Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından (kazadan 4 ay sonra) düzenlenen 30.12.2021 tarihli raporda, L1 omurda çökme kırığı ve buna bağlı yükseklik kaybı arazının olduğu belirtilerek kişide kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %13 olduğu belirlenmiştir. Anılan raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kaza sonucu omurga arızası nedeniyle oluşan özür durumu için Yönetmelikteki 12 aylık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
    Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    3. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
    Dosyada bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 30.12.2021 tarihli adli kurul raporunda, fotokopisinin incelendiği belirtilen Bursa Orhaneli Devlet Hastahanesine ait 25.08.2021 tarih ve ████████████ nolu Genel Adli Muayene Raporu formunda, "112 ekibiyle gelen hasta, trafik kazasına sürücü yanı koltukta, emniyet kemeri bağlı olmayan şekilde araç içi trafik kazası beyanıyla geldi" kaydının bulunduğunun belirtildiği, davacının yaralanmasının L1 omurda çökme kırığı olduğu, maluliyetin omurga arızasından meydana geldiği dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği anlaşılmaktadır.
    Şu halde davacının emniyet kemeri takmadan yolculuk ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
    VI. KARAR
    1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY
    Somut olayda davacı, yolcu konumundadır. Tek taraflı trafik kazasının sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın karşı yöne geçip takla atarak dere yatağına düşmesi suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacının yaralanmasının omurgadan olması, araçtan fırlamanın söz konusu olmaması ve kazanın oluş şekli birlikte gözetildiğinde, müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!