Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, avukatların sulh ve ibra yetkisiyle imzalanan borç ikrarı protokolüne rağmen reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin ara kararın istinaf incelemesi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan bir itirazın iptali davasında, davacı, döviz kuru farkından doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile birlikte ihtiyati haciz talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, davalının borcu ikrar ettiğini gösteren ve sadece vekiller tarafından imzalanmış bir protokolü yeterli görmeyerek, tarafların imzası bulunmadığı ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddetmiş, davacı vekili ise vekaletnamelerinde sulh ve ibra yetkisi bulunan vekillerin söz konusu protokolü imzalayarak müvekkillerini bağladığını belirterek bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:13.02.2025 tarihli ara kararNUMARASI
:███████ EsasDAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirketin güven ilişkisine dayalı ticari işler yaptıklarını, müvekkili şirkete verilen siparişlerde siparişe konu ürünlerin taraflarca kararlaştırılan zamanlarda teslim edildiğini, ticari ilişkiye ilişkin fatura ve sırasıyla sevk irsaliyelerinin olduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye konu borcunu ifa ettiğini, davalı tarafa fatura konusu ürünlere ilişkin ödemenin yapılması adına Bakırköy ...Noterliği ... Yevmiye Nolu 24.01.2024 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, fatura konusu borcun █████/2024 tarihinde ödendiğini, işbu ödeme tarihi ile fatura tarihi arasında geçen zamanda döviz kuru değiştiğinden müvekkili şirketin zarara uğradığını, döviz kurunda meydana gelen değişiklikler sebebiyle müvekkili tarafından kur farkı faturası kesildiğini, kur farkına ilişkin borcun tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itirazı ile takibin durdurulduğunu ,itirazın haksız olduğunu, faturaya ek olarak taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca borçlunun dava konusu borcu ikrar ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini ve davalının yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçelerinin ekinde dava konusu fatura ve sevk irsaliyelerinin yanında davalının dava konusu borcu borcu kabul ettiğine ilişkin e-imzalı sözleşmenin sunulduğunu, işbu sözleşmenin taraf vekillerince imzalandığını, vekaletlerinde sulh ve ibra yetkisi bulunduğunu, davalı tarafından davaya esas teşkil eden icra dosyasına itiraz edildiğini, itirazı gerçekleştiren vekil ile borç ikrarını gösterir sözleşmeyi imzalayan vekillerin aynı kişiler olduğunu, imzacıların sözleşmeyi imzalama yetkisi bulunduğunu belirterek, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 13.02.2025 tarihli ara kararıyla; "...1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35 maddesi gereği avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da, henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleri ile talep sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla müvekkilleri ile birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet eder. Karşı tarafın icabeti ve uzlaşma sağlandığı takdirde uzlaşma konusunun yerini tarihini karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imzalandığı takdirde anılan tutanağın icra iflas kanunu 38. Madde anlamında ilam niteliğini kazanmış olur. Somut olayda mahkememize sunulan tutanakta yalnızca taraf vekillerinin imzalarının bulunduğu, tarafların imzalarının bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığının şu aşamada yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından ara kararın son paragrafında tarafların imzalarının bulunmadığı gerekçesiyle ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, değerlendirmenin söz konusu protokolde tarafların imzası bulunmadığına ilişkin gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, iş bu protokolün taraf vekillerince imzalandığını, vekaletnamelerde sulh ve ibra yetkisinin bulunduğunu, davalı tarafça davaya esas olan icra dosyasına itiraz edildiğini, itirazı gerçekleştiren vekil ile borç ikrarını gösterir sözleşmeyi imzalayan vekilin aynı kişiler olduğunu, vekaletname incelendiğinde imzacıların sözleşmeyi imzalama yetkisi bulunduğunun görüleceğini, Avukatlık Kanununun 35/A kapsamında değerlendirilmeyen uzlaşma belgelerinin taraflar arasında imzalanan bir sözleşme olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında belirtildiğini, İİK'nın 258. maddesine göre mahkeme tarafından alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmiş olmasının yeterli olduğunu, sunulan delilerin borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmesi için yeterli olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinafa konu ara kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava,kur farkı alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, esas hakkındaki dava içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafça, davalı hakkında ... sayılı dosyasında 625.771,97 TL tutarında kur farkı alacağı ve geçmiş gün faiz alacağının tahsili amacı ile 26.09.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe karşı zamanaşımı ile birlikte icra dairesinin yetkisine ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacı şirket tarafından icra takibinden önce davalı şirkete 24.01.2024 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamede ticari ilişki nedeni ile 07.12.2023 düzenleme tarihli 4.394.480,64 TL bedelli e-faturanın tanzim edildiği, vade tarihinin geçtiği, fatura konusu alacak bedellerinin ödenmesi konusunda sözlü ya da yazılı olarak bildirimde bulunulmuş ise de bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilerek iki gün içerisinde vadesi geçmiş olan borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnameye konu 07.12.2023 tarihli e-irsaliyede döviz kuru açıklamasına ve emtiaların miktarına yer verildiği, aynı tarihli e-faturanın ise 128.000,00 EURO karşılığı 2000 adet kaynakçı elbisesi ateşe dayanaklı moleskin siyah emtiaya ilişkin 4.394.480,64 TL tutarındaki faturaya ilişkin olduğu, ihtarnamede belirtilen faturanın iş bu fatura olduğu, ödemenin gerçekleşmesi sonrasında davacı şirket tarafından kur farkı alacağı için icra takibi başlatıldığı, takibe konu olarak kur farkı alacağının gösterildiği, icra takibi sonrasında ve dava tarihinden önce 13.12.2024 tarihinde, icra takip dosyası belirtilerek taraf şirket vekilleri arasında tutanak düzenlendiği, adi yazılı şekilde düzenlenen tutanak başlıklı sözleşmede düzenleme yerinin icra müdürlüğü dosyası olarak belirtildiği, alacaklı ve borçlu şirket ile vekillerine yer verildiği, içeriğinde ise alacaklı ve borçlu vekilinin bir araya gelerek borçlu tarafın muaccel borçlarının durumu ile esas sayılı dosyası ile görüşüldüğü ve belirtilen şartlarda mutabık kalınarak gerçek rıza ve beyanlarının hüküm altına alınan protokolün imzalandığı, protokolde imzası olan tarafların protokolün karşılıklı iyi niyet çerçevesinde yapılan görüşmelerin bir ürünü olduğu, genel itibarı ile de icra dosyasının tasfiyesi amacını taşıdığı kabul ve beyan edildiği, ayrıca protokole aynen uyulması taahhüt edilerek bu hususu kabul ve beyan ettikleri, 4 madde halinde protokolünün düzenlendiği, 1.maddede, borçlu ve alacaklının icra dosyasındaki tahsil harcı hariç toplamda 540.764,00 TL ödeme yapılması hususunda anlaştıkları, dosya borcunun tahsil harcı hariç 540.764,00 TL olduğu ve borçlu tarafından 31.12.2024 tarihine kadar alacaklı vekiline ait banka hesabına gönderileceğinin 2. maddede belirtildiği, 3. maddede, alacaklı ve borçlu tarafın taahhütlerde bulunmaya ve işlemleri yapmaya yetkili ve ehil oldukları, serbest iradeleri ile imzaladıkları hususlarına yer verildiği, 4.maddede, tutanağın 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi uyarınca düzenlenmiş olduğu 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi uyarınca, 2004 sayılı Kanunun 38 ve 68/A maddelerine göre ilam niteliğinde olduğu, alacaklı ve borçlu vekili tarafından imzalandığı, protokol kapsamında anlaşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun belirtildiği, davacı şirket tarafından protokol kapsamında ödemenin gerçekleştirilmemiş olması nedeni ile İİK'nın 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasınının açılmış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat getirmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken,alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut davada, takip sonrasında taraf vekilleri arasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 35/A maddesi kapsamında tutanak başlığı altında borcun tasfiyesine ilişkin protokol düzenlenmiştir. Davalı vekili tarafından protokole itiraz edilmemiş yalnızca asillerin imzası olmadığı için hukuki dayanağının bulunmadığı savunulmuştur. 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 35/A maddesinde; "Uzlaşma Sağlama" başlığı ile; "Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir." düzenlemesine yer verilmiştir.Mahkemenin kabulünde olduğu üzere, belgenin ilam hükmünde kabul edilebilmesi için vekillerin, müvekkilleri ile birlikte uzlaşma belgesini imzalamaları gerekir ise de ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için talebin ilama ya da ilam niteliğindeki bir belgeye dayanması zorunlu değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir.Davacı yanca sunulan tutanak başlıklı protokol ve faturalar incelendiğinde, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle İİK'nın 258.maddesinde aranan yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece talebin niteliği dikkate alınarak ihtiyati haciz isteminin kabulü gerekir iken alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ifadeleri ile talebin reddini karar vermesi isabetli görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 13.02.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 13.02.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile davalının 541.094,40 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 81.164,16 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,3-Kararın asıl icra takip dosyası üzerinden icra müdürlüğünce yerine getirilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.03.2025