Kanun yararına bozma ile hırsızlık suçuna ilişkin araç çalma girişiminde mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyetin beraatle sonuçlanması.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine, hırsızlık teşebbüsü sırasında aracın kilit ve direksiyon muhafazasına zarar verilmesi eyleminin, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle ayrı bir mala zarar verme suçu oluşturmayıp hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükümlünün mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararı bozulmuş ve bu suçtan beraatine karar verilmiştir.

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.HÜKÜMLÜ
: ...SUÇ
: Mala zarar vermeİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, █████/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen 9. fıkra ile "Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklinde bir düzenleme getirilmiş, ise de, anılan Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlar yönünden hükmedilecek adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince 5 gün olarak belirlenmesi gerektiğinden, █████/2005 olan suç tarihine göre temel cezanın 5 gün adli para cezasının çok üzerinde 4 ay karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesinde,Kabule göre de, hükümlünün katılana ait aracı zorlayarak açıp, düz kontak yaparak çalmaya çalışırken polis tarafından araç içinde suç üstü yakalandığı eylemde otomobilin kilit ve direksiyon muhafazasına zarar vermesi nedeniyle hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 esas, ███████ karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin;“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.2. Hükümlünün katılana ait aracı zorlayarak açıp, düz kontak yaparak çalmaya çalışırken polis tarafından araç içinde suç üstü yakalandığı eylemde otomobilin kilit ve direksiyon muhafazasına zarar vermesi nedeniyle hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, ███████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.3. 5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca hükümlünün beraatine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin,13.07.2010 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi gereği BERAATİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, mala zarar verme suçu için verilen beraat kararı itibarıyla diğer kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.