Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan açılan davada zamanaşımının dolması sebebiyle verilen düşme kararını tebliğnamedeki bozma talebine rağmen onadı.
Özet: Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı, tebliğnamenin bozma talebine rağmen, Türk Ceza Kanununda öngörülen hem 8 yıllık olağan hem de 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı sürelerinin ilgili tarihler itibarıyla dolduğu ve bu durumun mahkemenin düşme hükmünü doğru kıldığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında bozmaya uyularak kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve ██████████Esas ve █████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan eylemleri nedeniyle, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık zamanaşımının sanıklar hakkında zamanaşımını kesen son işlem olan ve sanık ... hakkındaki 29.01.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünden; 09.03.2021 tarihli mahkûmiyet hükmüne kadar; keza aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca 12 yıllık zamanaşımının da 22.05.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması nedeniyle, sanıklar hakkında verilen kararların zamanaşımı nedeniyle düşme kararları olduğu da nazara alınarak Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.