Uyuşturucu madde bulundurma suçunda, zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihlalinin ardından dosyaların birleştirilmeden ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinin kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine yapılan kanun yararına bozma isteminde, sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçundan aldığı mahkumiyetin, daha önce zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen benzer bir suçun denetim süresi içinde işlenmesi nedeniyle, Türk Ceza Kanununun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturmaya konu edilemeyeceği ve mevcut HAGBnin ihlali sayılması gerektiği, dolayısıyla davaların birleştirilerek zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİBAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-2, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 20.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Sanığın █████/2015 tarihinde işlediği aynı neviden suç dolayısıyla verilen İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı kararında; sanık hakkında verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı akabinde işlenen incelemeye konu dosyada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu █████/2015 tarihli eylemin, ihlal niteliğinde olduğu ve İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması sağlandıktan sonra her iki dosyanın birleştirilerek sanığın eylemlerinin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği,█████/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrasında, “Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2015 tarih ve ████████ Esas ve ████████ sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesine göre verildiği, kararın █████/2015 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağının anlaşılması karşısında, sanığın incelemeye konu dosyada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu █████/015 tarihli eylemin, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren Mahkemesine ihbarda bulunulup, davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, birleştirme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 12.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,B. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.C. 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 03.07.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 03.07.2015 tarihli eylemini, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 18.06.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.