İlaçlı stent tedavi gideri talebinde emekli sandığı iştirakçisinin 5510 sayılı yasa öncesi tedavisi nedeniyle 5434 sayılı yasa uyarınca idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle iş mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Emekli sandığı iştirakçisi davacının, kalp rahatsızlığı tedavisinde kullanılan ilaçlı stent giderlerinin kurum tarafından eksik ödenmesi nedeniyle açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı temyiz edilmiş; yüksek mahkeme, tedavi giderinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önceye ait olması sebebiyle uygulanması gereken 5434 sayılı yasa hükümlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın idari işlem niteliğinde olup idari yargının görev alanına girdiği, bu nedenle iş mahkemesinin davanın esasına girerek karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:1049-125Dava, ilaçlı stent kullanmak zorunda kalan emekli sandığı iştirakçisi olan davacıya Kurumca eksik ödenen 7.850,00 TL tedavi giderinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.Mahkemelerin görevi ve yargı yolu "yasa" ile belirlenmiş olup kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınır. (HMK 1. madde)Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 5434 sayılı Yasa kapsamında emekli konumundaki davacının kalp rahatsızlığı nedeniyle Universal Hastanesinde yapılan tedavisi, 22.02.2008-23.02.2008 tarihleri arasında gerçekleşmiş ve bedeli dava konusu edilen ilaç kaplı stent farkı, Kurum ile hastane arasında yapılan sözleşme gereği kesilen 23.02.2008 tarihli faturaya hasta katılım payı olarak yansıtılmıştır.5434 sayılı Yasanın sağlık yardımlarına ilişkin hükümleri 5510 sayılı Yasanın 106/8 maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve 5510 sayılı Yasanın genel sağlık sigortasına ilişkin hükümleri de, 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.5510 sayılı Yasa'nın geçici 4.maddesindeki, bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde; iştirakçi iken bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Yasa'nın 4. maddesinin 1.fıkrasının (c)bendi kapsamına alınanlar, bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Yasa hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Yasa'nın 4. maddesinin birinci fıkrasının ( c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Yasayla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre işlem yapılacağı bildirilmiş olup, T.C Emekli Sandığı sigortalıları veya hak sahipleri arasında 5434 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda anılan sandıkça tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir.Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davacının tedavisinin 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştiği; dava konusu olayda 5510 sayılı Yasa hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı, tedavi giderinin yapıldığı dönem itibariyle mülga 5434 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği, 5434 sayılı Yasanın uygulamalarından doğan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanına girdiği gözetilmeksizin, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidirO halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.