Rücuan tazminat davasında kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki parasal çelişkinin usul ve yasaya aykırı bozma sebebi olması.
Özet: Rücuan tazminat davasına ilişkin bu metin, mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında tahsil edilecek meblağ konusunda (3.918,59 TLye karşılık 4.877,98 TL) ortaya çıkan belirgin çelişki nedeniyle, hükmün yalnızca bu usuli hata sebebiyle bozulduğunu açıklamaktadır; zira Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca hükümlerin infaza elverişli, açık ve çelişkiden uzak olması gerektiği, bu durumun kamu düzeniyle ilgili olduğu ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre tek başına bozma sebebi teşkil ettiği vurgulanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    No
    :334-892
    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Mahkemece, kısa kararda, 3.918, 59 TL'nin davalıdan tahsiline hüküm kurulmuş iken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, 4.877,98 TL'nin tahsiline şeklinde hüküm kurmak suretiyle, kısa karar ile, gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
    Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde “Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
    Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Kararı gereğince salt bu husus bozma nedenidir.
    Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!