Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan çek istirdatı ve menfi tespit davasının gerekçeli kararıdır.
Özet: Bir davacı, rızası dışında elinden çıktığını ve ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunu iddia ettiği bir çek nedeniyle mükerrer ödeme riskini bertaraf etmek amacıyla, çekin istirdadı ve diğer davalılara karşı borçlu olmadığının tespiti için dava açmıştır. Daha önce sonuçlanmış benzer bir çek istirdat davasına müdahil olma ve bu dava ile birleştirilme talepleri reddedilen davacı, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkeme, çekle ilgili devam eden bir savcılık soruşturması ve önceki ilgili davanın husumet yokluğundan reddedilip kesinleştiği bilgisini de değerlendirerek, yargılamayı menfi tespit talebi doğrultusunda yürütmüştür.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 1- ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVALI
: 2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Halihazırda kendisinin hukuki durumunun belirsiz olduğunu, hukuki durumunun tayini ve elinden rızası dışında çıkan çek nedeni ile mükerrer ödeme şeklindeki zararının bertaraf edilmesi açısından işbu davaya müdahil olma gereğinin olduğunu, ...'dan sonra gelen ciro silsesi kopuk olup, cirantalar ve bunların cirolarına dayanarak senedi eline geçirdiği anlaşılan son hamil ... olduğunu, davalılardan ...'ın ve ...'nun davaya konu çalıntı çekler üzerinde hak sahibi olması ve bu senede dayanarak hak ileri sürebilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle asli müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmesi ile aksi halde yetkili hamil ...'ın yanında fer'i müdahil olarak davaya katılmak istediğini, uygulamada ödeme yasağı nedeniyle bankadan tahsil edilemeyen çeklerin, bu ödeme yasağına rağmen icra takibine konu edildikleri ve cebri icra tehdidi altında tahsil edildiklerinin görüldüğünü, kıymetli evraka bağlı hakların, senetten ayrı olarak ileri sürülmelerinin mümkün olmadığını, kıymetli evrak borçlusunun ancak senedi ibraz ve teslim edene ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, davaya konu ...ne ait, ... çek seri numaralı, ...keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çeki ile ilgili olarak herhangi bir icra takibine ya da ihtiyati haciz işlemine konu edilmesi, açılmış veya açılacak icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas numaralı dosyaya asli müdahil olarak kaydına, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, çekin kendisine istirdatı ve iadesini, aksi halde davalı ... yanında davaya katılmakta hukuki yarar nedeni ile davaya feri müdahil olarak kabulüne, davaya konu çek nedeni ile davacı ... dışındaki diğer davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Çekin davacı tarafından kendisine verildiğini, çek üzerindeki parafın davacı tarafından atıldığını, yine benzer şekilde davacı tarafından kendisine verilen dava dışı edilmeyen başka çekler de olduğunu, bu çeklerin kendisine ödendiğini, davanın reddini talep ettiği, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava başlangıçta çek istirdatı ve menfi tespit talebinden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise davaya konu ...'ne ait, ... çek seri numaralı, ... keşide tarihli, ... TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve çekin istirdatının gerekip gerekmediği yönündedir.
Davacı tarafın çek istirdatına yönelik talebinin esasında mahkememizde görülen █████████ Esas numaralı dosyasında görülen çek istirdatı davasına asli müdahil olarak katılması talebinden dolayı ileri sürdüğü tespit edilmiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde davaya konu çek üzerinde lehtar kısmındaki ... yazısının ve parafın davacı tarafından yazılmadığı ileri sürülmüş olup davalıya karşı menfi tespit talebi ileri sürülmüştür.
Mevcut dosya ile Mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi de talep edilmiş olup Mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyası karara çıktığından birleştirme talebi kabul edilmemiştir.
Yapılan tespit sonucu dava menfi tespit talebi olarak görülmüş ve yargılama bu tespite göre yürütülmüştür.
Mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacısının mevcut dava davalısı ..., davalısının mevcut dava davalısı ... olduğu, davanın çek istirdatı talebine yönelik olduğu, davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verildiği, verilen kararın İstinaf incelemesinden geçerek itirazın esastan reddine karar verildiği ve en nihayetinde kararın kesinleştiği görülmüştür.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numaralı dosyası celbedilmiş olup davacının daya konu çekle ilgili olarak davalı ile dava dışı ... hakkında şikayetçi olduğu, karar tarihi itibariyle soruşturmanın devam ettiği görülmüştür.
Mahkememizce usule ilişkin incelemeler yapılmış taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve başka yer savcılık ve mahkeme dosyaları içeriği dosyaya alınmıştır.
Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir.
İİK'nın 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2006 gün ve ███████-259 E. ████████ sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir(Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2008 gün ve ███████-77 E. ███████ sayılı kararı).
Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun █████/2001 tarih ve ███████-466 E. - ████████ K. sayılı kararı).
Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.(Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar, 19.04.2024 tarihli ilamı)
Davaya konu çekin keşide tarihinden öncesine ilişkin davacının imza örneklerinin bulunduğu belge asılları getirilmiş ve dosya ATK'ya tevdi edilmiştir.
█████/2022 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; "İnceleme konusu çek ön yüzde sol tarafta atılı düzeltme imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı, Söz konusu çek ön yüzde keşide tarihi bölümünde dar alana atılı düzeltme imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu çek ön yüzde "..." ibaresindeki üzerinden gitmeler bulunan "d" tanı unsurlarını yitirmiş olduğundan aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, Söz konusu çek ön yüzde bulunan "..." yazısı (üzerinden gitmeler bulunan "d" harfi hariç) ile ...'nun mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu çek arka yüzde 2. ciroda bulunan "..." isim yazısı ile ...'nun mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir'' şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Somut olayda; her ne kadar ATK raporunda davaya konu çekin ön yüzde sol tarafta atılı düzeltme imzasının, n yüzde bulunan "..." yazısının (üzerinden gitmeler bulunan "d" harfi hariç), arka yüzde 2. ciroda bulunan "..." isim yazısının davacının el ürünü olmadığı tespiti yapılmış olsa da cevap dilekçesinde davalının davacıdan benzer mahiyette çekler aldığını ileri sürülmesi nedeniyle delil olarak sunulan çekler üzerinde de değerlendirme yapmak gerekmiştir. Bu doğrultuda davalının davacıdan benzer mahiyette aldığını beyan ettiği çeklerin çek bilgileri temin edilmiştir.
Denizbank'ın 29.09.2022 tarihli cevabi yazısına göre ... seri numaralı çekin ... tarafından ibraz edilmesi üzerine tahsilinin yapıldığı belirtilmiş ve banka tarafınfan çek sureti gönderilmiştir. Çek suretine bakıldığından davaya konu çekle benzer şekilde hamiline yazınının çizilerek ... yazıldığı ve imzanın isim yanına atıldığı görülmüştür.
Denizbankın cevabi yazısı doğrultusunda yazılan müzekkereye karşı Halkbankası tarafından verilen 26.01.2023 tarihli cevabi yazıya göre ... seri numaralı çekin dava dışı ... tarafından ibraz edilmesi üzerine tahsilinin yapıldığı belirtilmiş ve banka tarafından çek sureti gönderilmiştir. Çek suretine bakıldığından davaya konu çekle benzer şekilde hamiline yazınının çizilerek ancak ... isminin yazıldığı ve imzanın yanına atıldığı görülmüştür
Denizbankın cevabi yazısı doğrultusunda yazılan müzekkereye karşı Garanti Bankası tarafından verilen 05.04.2023 tarihli cevabi yazıya göre ... seri numaralı çekin dava dışı ... tarafından ibraz edilmesi üzerine tahsilinin yapıldığı belirtilmiş ve banka tarafından çek sureti gönderilmiştir. Çek suretine bakıldığından davaya konu çekle benzer şekilde hamiline yazınının çizilerek başka bir ismin yazılmadığı görülmüştür.
Davalının delil olarak belirttiği özellikle ...seri numaralı çek olmak üzere ... seri numaralı çeklerin davaya konu çek ile benzer şekilde hamiline kısmının çizilmiş olduğu, bu çeklerin tahsilinin yapılmasına rağmen davaya konu çekin davaya konu edildiği, davada davalının açıkça kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu durumda benzer mahiyette çeklerin tahsili olmuşken davaya konu çekin dava konu edilmesinde davacının hakkın kötüye kullanması yoluna gittiği sonucuna varılmış ve davalı ...'a karşı açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numaralı dosyası mevcut davayla bağlantılı görülse de davacının hakkın kötüye kullanılması yoluna gittiği yönünde kanaat uyandığından soruşturma dosyanın bekletici mesele yapılmasından vazgeçilmiştir.
Ayrıca dava dilekçesinde çekin davalı ...'a verildiği ve tahsilinin yapıldığı belirtildiğinden davacının açıkça bu davalıya karşı menfi tespit talebi olmadığı sonucuna varılmış ve ... yönünden açılan davanın pasif husumet yoluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın ... yönünden REDDİNE,
2-Açılan davanın ... yönünden pasif husumet yönünden REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 238,48-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzünde, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!