Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafiinin hazır bulunmaması ve TCK 168. maddesinin yanlış uygulanması nedeniyle bozulması.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, cezası beş yıldan fazla olan suçlarda zorunlu müdafi atanmasına karşın sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınmayarak savunma hakkının kısıtlanması ve böylece hukuka aykırı davranılması, ayrıca suçtan kaynaklanan zararın kovuşturma aşamasında tamamen giderilmesine rağmen Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi gereği rızaya bağlı olmaksızın yapılması gereken indirimlerin uygulanmaması ile katılanın dava öncesi kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık hükümlerine rıza gösterip göstermediği sorulmadan eksik ceza tayin edilmesi gibi temel hukuki hatalar nedeniyle bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    1.5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de, savunmasının da müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    2.Kabule göre de;
    Suça konu işyerinden sanığın çaldığı belirlenen ve iddianame ile açılan davaya konu bakır kablo rulosunun çalınmasından kaynaklı, katılanın da ifade ettiği 500,00 TL'lik zararın 400,00 TL'sinin dava açılmadan önce ödendiği, kalan 100,00 TL'lik miktarın ise dava açıldıktan sonra ödendiğinin anlaşılması karşısında; kovuşturma aşamasında zararın tamamının giderilmiş olması sebebiyle TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca rızaya bağlı olmaksızın indirim yapılması gerektiği gözetilmediği gibi, katılanın dava açılmadan önceki kısmî iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği de açıkça sorulmadan TCK'nın 168/1-4 maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak 168/1. maddesi gereği cezadan indirim yapılmış olması suretiyle eksik ceza tayini,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!