Kira sözleşmesinden kaynaklanan damga vergisi, su ve sigorta bedeli alacakları ile itirazın iptali talebi ve kiracının ayıplı teslim savunmasına ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir kira ilişkisinde, kiralayan şirket, kiracının ödemediği damga vergisi, su tüketim bedeli ve sigorta primlerini kendi ödeyerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacakların tahsili için dava açmış; kiracı ise kiralananın ayıplı teslim edildiğini ve ruhsat sorumluluğunun kiralayanda olduğunu savunmuştur; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, kiracının savunmasını yerinde görmeyerek, bilirkişi raporuna dayanarak kiralayanın alacaklarını kabul etmiş, ancak alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebini reddetmiş; temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu tespit edilerek tarafların temyiz itirazları reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 12. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında 17.09.2015 tarihli iki ayrı kira sözleşmesi ile 11.02.2016 tarihli bir ek sözleşme imzalandığını, davalı kiracı, sözleşme gereği yükümlü olduğu damga vergisini ödemediğini sözleşmelere ait damga vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini ve davalıya fatura edildiğini, bunun yanında davalının kira ilişkisi süresince su tüketimine ait faturaları ödemediğini, bu bedellerin müvekkili şirket tarafından ilgili kuruma ödenerek davalıya yansıtıldığını, yine sözleşmeler gereği davalı tarafından yaptırılması gerekirken yaptırılmayan 2017 yılına ilişkin sigortanın da müvekkili şirket tarafından yaptırılarak bedelinin yansıtıldığını, ancak davalının bu bedelleri müvekkiline ödemediğini, alacakların tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; kiralananın müvekkiline kira sözleşmesinin amacına uygun ve kullanıma elverişli şekilde teslim edilmediğini, kiraya verilen tesis alanı içinde bazı alanların işgal edildiğini, müvekkili şirketin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alamadığını, müvekkilinden takibe konu bedelin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu ile davacının alacağının tespit edildiği, talep edilen alacağın feri alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 258.550,09 TL asıl alacak için itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı kiracı kiralananın ayıplı teslim edildiği savunmuş ise de, kiralananın ayıplı olması durumunda kiracının sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmasına rağmen davalı tarafından sözleşmenin feshedilmediği, kaldı ki kira sözleşmesinin (8.2) maddesine göre ruhsatlardan doğan sorumluluk kiracıya ait olup kiraya verenin sözleşmede buna ilişkin bir taahhüdü bulunmadığı gözetildiğinde davalı kiracının bu savunmasına itibar edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri uyarınca takibe konu fatura bedellerinden davalı kiracının sorumlu olduğu kabul edilerek, fatura bedellerinin ödendiği yazılı belge ile ispat edilemediğinden dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde ve ayrıca alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamaya tabi olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili; takibe konu alacakların belirli olup icra ve inkar tazminatı talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı vekili; kiralananın müvekkiline kira sözleşmesinin amacına uygun ve kullanıma elverişli şekilde teslim edilmediğini, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte dahi müvekkil şirketten önce alt kiracılık ilişkisi kurulmuş bulunan dava dışı üçüncü kişinin kiralanan alan içinde yer aldığını, davacı iş yeri açma ve çalışma ruhsatını iptal veya devir etmediği için müvekkilinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alamadığını, kiraya verenin sözleşmeden kaynaklanan kendi üzerine düşen asli edimini yerine getirmemekte temerrüde düştüğünden müvekkilinden ediminin ifa etmesini isteyemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, su tüketim bedeli, damga vergisi ve sigorta bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davalının takibe konu borçlardan sorumlu olup bu bedelleri ödediğini ispatlayamadığı, takibe konu alacağın likit olmadığı anlaşılmakla tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.