Kadastro tespitine itirazda boş arsa üzerinde imar-ihya ve zilyetlik şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı tarafından kadastro tespiti ile köy tüzel kişiliği adına kaydedilen boş arsanın valilik kararıyla tahsis edildiği ve malik sıfatıyla kullanıldığı iddiasıyla adına tescili talebiyle açılan davada, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda taşınmaz üzerinde herhangi bir ekim dikim veya değer katacak yapı bulunmadığı, davacının ekonomik nedenlerle basit bir temel atmaya çalıştığı ancak taşınmazda fiili bir kullanımının olmadığı ve imar ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay da bu ret kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, ... ili Merkez ilçesi ... köyünde bulunan 192 ada 12 parsel sayılı ve 1.122,79 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, arsa vasfıyla, ... köyü tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir.
    Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, ... Valiliğinin 25.09.1987 tarihli ve 843 sayılı kararı ile tarafına kullanılmak üzere verildiğini, çekişmeli yeri o tarihten beridir malik sıfatıyla kullandığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davalı taraf yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "alınan uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmaz üzerinde her hangi bir ekim dikim faaliyetinin olmadığı, taşınmazın boş ve arsa vasfında olduğu, üzerinde taşınmaza değer katacak her hangi bir yapının da bulunmadığının tespit edildiği, mahalli bilirkişi beyanlarına göre de, taşınmazın köy kararı ile davacıya tahsis edildiği, davacının taşınmaz üzerine basit bir ev temeli atmaya çalıştığı ancak ekonomik durumundan dolayı bunu da yapamadığı ve taşınmaz üzerinde her hangi bir kullanımının bulunmadığının anlaşıldığı, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacı lehine oluşmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu taşınmazın tespitten önceki süreçte davacı tarafından malik sıfatıyla kullanılmadığının ve edinme koşullarının davacı yararına oluşmadığının yöntemine uygun biçimde yapılan keşif ve uygulama sonucunda belirlenerek, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!