Sigortalının asansör düşmesi sonucu ölümüyle ilgili rücuan tazminat davasında, kusur oranlarının belirlenmesindeki çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporları nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Rücuan tazminat istemine ilişkin bu temyiz kararında, asansörün düşmesi sonucu meydana gelen ölümlü iş kazasında kusurun belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, bir üçüncü tarafın sorumluluğunun yeterince araştırılmaması ve taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek davacı talebinden fazlasına hükmedilmesi gibi usul ve yasaya aykırılıklar tespit edildiğinden, yerel mahkemenin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:589-40Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup, davalıların rücu alacağından sorumluluğu, ancak, maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Bu maddeye dayanan rücu davalarında, kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle, iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek, belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.Davaya konu somut olayda iş kazası , davalıya ait şirketin Adana Şubesi'nde ustabaşı olarak çalışan sigortalının apartmanın 7. katında bulunan asansörün içinde tamir ve bakım yaptığı sırada halatları sökülen asansörün hızla aşağı düşmesi sonucu ölümü şeklinde gelişmiştir.Dosyada alınan ilk kusur raporunda, davalı işveren şirketin % 50 Adana şube yetkilisi ...'in % 20, davalı işçi ...'ın % 5 ve sigortalının % 20 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu rapordan sonra alının 2. kusur raporunda ise, davalı şirketin % 60 sigortalının ise % 40 kusurlu aldığı bildirilmiş, 3. kusur raporunda ise, davalı şirketin % 50, Adana Şube sahibi ...'in % 20, davalı işçi Hüseyin'in kusursuz, sigortalının ise % 30 kusurlu olduğu bildirilmiş, mahkemece 3. rapora göre hüküm kurulmuştur.Dosya kapsamında alınan her üç raporda bildirilen kusur dağılımlarının birbirinden farklı olduğu ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır. Öncelikle, dava dışı ...'in tam olarak görevinin ne olduğu, kaza tarihi itibariyle şube yetkilisi olup olmadığı saptanmalı ve sonucuna göre raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, kusur oran ve aidiyet durumunu belirleyen, İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden rapor alınmaksızın, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Kabule göre de; davacı vekili, eldeki davada Borçlar Kanunu 50-51. maddeleri çerçevesinde dava dışı kişilerin kusurları yönünden teselsül hükümlerine dayalı olarak talepte bulunmadığı halde; davalıların, dava dışı ...'in kusurundan da sorumlu tutulmaları ve taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek talep miktarından fazlaya hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı Kurum ve davalı şirket vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.S0NUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...Asansör Yol İnş. Nak. Trafik Hizm. Tem. San. Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 07.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.