Gümrük kaçağı sigara ticareti suçunda beraatin hukuka aykırılığı ve mahkûmiyetin lehe kanunlar, etkin pişmanlık ile TCK 43 maddesi açısından yeniden incelenmesi gerektiği kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, ticari mahiyetteki kaçak sigara suçundan beraat eden sanığın, dosya kapsamına göre mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle beraat hükmünü bozarken, diğer sanığın mahkûmiyet hükmünü ise, suç sonrası yürürlüğe giren ve sanık lehine olabilecek kaçakçılıkla mücadele kanunu değişikliklerinin (özellikle eşya değeri ve etkin pişmanlık hükümleri) ve Türk Ceza Kanununun zincirleme suç hükümlerinin somut olaya uygulanıp uygulanmadığının yeniden değerlendirilmesi için bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Suç tarihinde ele geçirilen 648 karton gümrük kaçağı sigaranın miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,II- Sanık ...'ın Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.09.2014 olduğu,Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Erzurum 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 02.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.10.2014 olduğu,Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,4. Suç tarihi itibarıyla malen sorumlu olan ... 'ın duruşmadan haberdar edilerek dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.