Yargıtay 4. Ceza Dairesi, imar kirliliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, savunma hakkı kısıtlaması ve akıl hastalığı şüphesiyle eksik inceleme nedeniyle oy birliğiyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin imar kirliliğine neden olma suçundan verdiği mahkumiyet kararını, bozma sonrası yargılamada sanığa yokluğunda hüküm kurulacağına dair ihtar içermeyen davetiye gönderilerek savunma hakkının kısıtlanması ve sanığın ileri sürdüğü unutkanlık hastalığı ile zihinsel engellilik iddiaları karşısında, suç tarihi itibarıyla Türk Ceza Kanununun 32. maddesi uyarınca akıl sağlığı raporu alınmaksızın hüküm kurulması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun eksiksiz belirlenmesi ve savunma haklarının tam olarak sağlanması gerektiği gerekçeleriyle oy birliğiyle bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : İmar kirliliğine neden olma
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
    Tespit edilmekle, gereği düşünüldü
    :
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz istemi özetle; unutkanlık hastalığı olduğundan tek başına işlerini göremediğine, doktorlar tarafından hakkında zihinsel engel tespit edildiğine, bu sebeple vekalet veremediğine ve yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    1.Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, tarafların duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermeyen tebligat gönderilmesi karşısında, sanığın yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
    2. Sanığın dosya içerisine sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde unutkanlık hastalığı nedeniyle tek başına işlerini göremediğini belirtmesi ve sanık müdafii tarafından sanığın engelli olduğuna dair sunulan rapor karşısında, suç tarihi itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca“Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerekmesi,
    Hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    20.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!