Bozma sonrası 18 yaşını dolduran çocuğun avukat istememesi nedeniyle müdafi temyizinin reddi ve hırsızlık mahkumiyetinin onanması.
Özet: Suça sürüklenen çocuğa baro tarafından görevlendirilen müdafiinin temyiz istemi, çocuğun 18 yaşını doldurduktan sonra avukat istemediğini beyan etmesi sebebiyle müdafiilik yetkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle reddedilmiş; buna karşılık çocuğun bizzat kendisinin hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu usul yönünden kabul edilse de, bozma sonrası toplanan deliller, gerekçe ve hakimin kanaati değerlendirildiğinde temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Çocuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKAYETÇİ
: ...SUÇA SÜRÜKLENENÇOCUK
:...SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaI- Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;Her ne kadar suça sürüklenen çocuğa Baro tarafından görevlendirilen müdafii kararı süresi içinde temyiz etmiş ise de; 21.12.2022 tarihinde alınan ifadesi sırasında 18 yaşını doldurduğu ve avukat istemediğini beyan edip avukatsız ifadesi alınan suça sürüklenen çocuğa Baro tarafından görevlendirilen müdafiinin yetkisinin ortadan kalkmış olması karşısında, yukarıda belirtilen gerekçe ile müdafiinin temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde;Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.