İcra takibine konu fazla ödeme alacağı davasında, temyiz kesinlik sınırı altında kalan davalı temyizinin reddi ile bozmaya uygun hükmün onanması.
Özet: Yargıtay, bir icra takibi sonucunda fazla ödenen miktarın istirdadı talebine ilişkin davada, yerel mahkemenin, önceki bozma kararlarına uyarak verdiği ve icra dosyasında fazladan ödenen 8.500,00 TLnin davalı şirketten yasal faiziyle tahsiline hükmeden kararını onamıştır; davalı vekilinin temyiz dilekçesi, hüküm altına alınan miktarın kanuni kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddedilmiş, davacılar vekilinin kaçak kullanım tespiti ve ispat külfeti dağılımına ilişkin itirazları ise, mahkeme kararının bozma ilamlarının kapsamında kalan ve usuli kazanılmış haklara uygun bulunarak yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Dosya içeriğine göre, Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 8.500,00 TL olup karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun'un) 427 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 12.950,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinin kullanımında bulunan aboneliğin 65.444,38 TL borcu olduğu iddiası ile davalı tarafından Gaziantep 1.İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin itiraz etmemeleri nedeniyle takibin kesinleştiğini, icra tehdidi altında borcun büyük bir kısmının ödendiğini, müvekkillerinin davalı şirkete bu miktarda borçlu olmadıklarını ileri sürerek; icra dosyası ile talep edilen 65.444.38 YTL' lik borçtan ve fer’ilerinden dolayı müvekkillerinin davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilleri tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; yapılan takip ve dayanağı tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 07.09.2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacıların davalı şirkete takip tarihi itibariyle 6.807,60 TL borçlu olmadığının tespitine, yargılamanın devamı sırasında borcun ödendiği, fazla ödenen 27.172,64 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Dairemizin 06.07.2017 tarihli ilamıyla; ödeme miktarının tam olarak tespiti, 6.991,83 TL'lik tahakkuka ilişkin değerlendirme yapılması ve ek rapor alınması yönünde karar bozulmuştur.2.Mahkemenin 21.10.2021 tarihli kararıyla; davanın reddine, yargılamanın devamı sırasında borcun ödendiği ve ayrıca fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle; 8.500,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, bu bedelin 5.000,00 TL'sinin 13.07.2006, 3.500,00 TL'sinin 21.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.3.Dairece verilen 11.04.2022 tarihli ilamla; infazda tereddüt olacak şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, Gaziantep 1. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası nedeniyle fazladan ödendiği anlaşılan 8.500,00 TL'nin 5.000,00 TL’sinin 13.07.2006 tarihinden, 3.500,00 TL’sinin 21.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilinekarar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; kaçak kullanım bulunduğu yönündeki kabulü kabul etmediklerini, ispat külfetinin müvekkillere yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sayaç davalı şirket tarafından yargılama aşaması sonuçlanmadan imha edildiğinden üzerinde inceleme yaptırma imkanının ortadan kaldırıldığını, bilirkişi heyeti tarafından kaçak kullanım bulunmadığının tespit edildiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı şirketçe başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan ödenen tutarın istirdadi istemine ilişkindir.Temyizen incelenen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceği anlaşılmakla; davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davacılar vekili tarafından temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.