7. Ceza Dairesi, 1219 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarında iki ayrı sanık için ceza ve idari para cezası zamanaşımı nedeniyle düşme kararları vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, 1219 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini incelerken, ilk sanık hakkında suçun olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğini, ikinci sanık olan diş hekimi hakkında ise eylemin idari para cezasını gerektiren bir kabahat olduğunu ve bu idari yaptırım için dahi soruşturma zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, her iki sanık yönünden de hukuka aykırı bulunan hükümlerin bozulmasına ve davanın düşmesine ya da idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : 1219 sayılı Tabâbet ve Şu'abatı San'atlarının
    Tarz-ı İcrâsına Dâir Kanun'a muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Kısmî onama, kısmî bozma
    Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
    Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 12.11.2015 tarihinden, hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    II. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde,
    Diş hekimi olan sanık ... hakkında; diğer sanık ...'in eylemine yardım ettiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; 1219 sayılı Tabâbet ve Şu'abatı San'atlarının Tarz-ı İcrâsına Dâir Kanun'un 46. maddesinde ''diş tabipleri ve dişçilerin muayenehanelerinde çalışan ve dişçilik etmek salahiyeti olmayan eşhasın hastalara tedavi tatbik etmesi ve sair suretlerle müdahale yapması memnudur. Muayenehanelerinde bu gibi salahiyetsiz kimselerin dişçilik sanatını icra etmesine müsaade eyliyen diş tabipleri ve dişçiler hakkında "44" üncü madde ahkamı tatbik edilir.” Aynı Kanun'un 44. maddesine göre de; ''29'uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden veya 33, 35, 36, 37, 39 ve 40'ıncı maddeler ahkamına riayet etmeyen diş tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; diş tabibi olan sanığın eyleminin idarî para cezasını gerektirdiği dikkate alınarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun ) 24. maddesi uyarınca mahkemece idarî yaptırım kararı verilebileceği sabit ise de idarî para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20/2-c bendi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında idarî para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, 5326 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca mahkemece idarî yaptırım kararı verilebileceği sabit ise de idarî para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20/2-c bendi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında İDARÎ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!