İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından, adi ortaklık sözleşmesinin ihlali ve feshi nedeniyle açılan alacak davasının ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ve davalı şirketler arasında, Eskişehir-Konya hattı üzerindeki 8 adet sayding işi için kurulan adi ortaklığa ilişkin alacak davasının istinaf incelemesidir; davacı vekili, davalının ortaklık sözleşmesi hükümlerine uymayarak üç ayda bir hesap vermeme, kar payı ödememe ve hakedişleri tek başına tahsil etme gibi ihlallerde bulunduğunu iddia ederek ortaklığın feshi ve 50.000,00 TL alacağın tahsilini talep ederken, davalı vekili ise davacının ortaklık taahhütlerini yerine getirmediğini ve haksız yere ortaklığı feshettiğini savunmaktadır.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 07.06.2024
NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: 13.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 13.02.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.06.2024 tarih ███████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, tarafların Karşıyaka Noterliği'nin 05.10.2017 tarih ve 25831 yevmiye nolu iş ortaklığı sözleşmesi ile adi ortaklık kurduklarını, bu ortaklığın ... Müdürlüğünce ihalesi yapılan Eskişehir-Konya hattı 8 adet sayding işinin kazanıldığını, adi ortaklığın sermayesinin 1.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin %51 ile pilot ortak, davalının ise %49 ile özel ortak şeklinde yapılandıklarını, sözleşmenin (3) maddesinde "ortaklık işlerini yürütme, yönetme, ortaklığı temsil ve ilzama ortakların her ikisi müştereken temsile yetkilidirler." maddesi ve (4) maddesinde de "ortaklığın faaliyetleri hakkında her üç ayın sonunda bir hesap açıklaması yapmak zorundadır." düzenlemesi olduğunu, (8) maddesinde de "ortaklar bir ay önceden noter kanalı ile bildirdikleri takdirde oy birliği aranmaksızın ortaklıktan çıkabilir." şeklinde düzenleme yapıldığını, (9) maddesinde "haklı sebeplerin ortaya çıkması halinde ortaklıktan çıkma ve sözleşmenin feshedilebileceği" hususlarının kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin sözleşmedeki "her üç ayda bir hesap verme", "koymuş oldukları sermaye hissesi oranında kar payı ödenmesi" ve "adi ortaklık ortakların müştereken temsil ve ilzamı" maddelerine uymadığını, oluşan hakedişleri tek başına imzaladığını ve adi ortaklığa gelen hakedişleri tek başına uhdesinde bulundurduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin 07.05.2019 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme hükümlerinin davalı tarafından ihlal edildiğini ve bu nedenle adi ortaklık sözleşmesinin feshedildiğini ihtar ettiğini, bu ihtarnamede davalının ihale makamından ne kadar para aldığını bilmediğini ve bu nedenle sözleşme hükümlerine göre payına düşen miktarın ödenmesini de talep ettiğini, müvekkilinin defalarca iyiniyet çerçevesinde alınan miktarın ne olduğunun bildirilmesini istemesine rağmen bu miktarın davalı tarafça bildirilmediğini iddia ederek, adi ortaklığın tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL alacağın ihtarname tebliğ tarihi olan 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında kurulan iş ortaklığının, yalnızca ... İşletmesi Genel Müdürlüğü ... Müdürlüğünce ihalesi yapılan Eskişehir Konya hattı arasındaki 8 adet sayding yapılması işi için kurulduğunu, taraflar arasında başkaca bir ticari iş ve birliktelik bulunmadığını, iş ortaklığı beyannamesinin taraflarca ihale dosyasına sunulduğunu, bu beyanname uyarınca davacı ve müvekkilinin ihale konusu işin sonuna kadar ortaklıktan ayrılmayacaklarını taahhüt ettiklerini, bu aşamada verilmesi gereken geçici teminatı davacının vermek istemediğini, müvekkili tarafından idareye verildiğini, 160.758,00 TL'lik kesin teminat mektubu ve sözleşme vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, 02.10.2017 tarihinde idare ile ihaleye ilişkin sözleşmeyi davacının pilot-yönetici ortak sıfatı ile, müvekkilinin ise özel ortak sıfatı ile imzaladığını, idareye verilen iş ortaklığı beyannamesi gereği zorunlu olarak davacı ile 05.10.2017 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin imzalandığını, iş ortaklığı sözleşmesi imzalandıktan sonra ortaklık adına ... Bankası Bostanlı Şubesinde ortak hesap açıldığını ve internet bankacılığı oluşturularak şifresinin, davacının bankaya verdiği onay ile müvekkili adına alındığını, tarafların ortaklık ile ilgili muhasebesel ve vergisel işlerin yürütülmesi ve takibi için muhasebeci mali müşavir dava dışı ...'e ortak vekalet verdiklerini, davacının hissesi oranında vermesi gerekirken kesin teminat miktarı ve vergi bedellerini ödemediğini, ihale konusu iş ile başından bu yana ilgilenmediğini, haksız ve hukuka aykırı bir biçimde iş ortaklığını feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, taraflar arasında Karşıyaka Noterliği'nin 05.10.2017 tarih ve 25831 yevmiye nolu iş ortaklığı sözleşmesi ile adi ortaklığın ... Müdürlüğünce ihalesi yapılan Eskişehir-Konya hattı km 193+500 ile km 396+700 arasında 8 adet sayding işi için kurulduğu, ortakların sermaye oranının davacı için %51, davalı için %49 olduğu, ortaklara koydukları hisse oranında işletmenin kazancından kar payı ödeneceği, SMMM bilirkişi tarafından verilen raporda adi ortaklığın resmi defter kayıtlarına göre -18.195,44 TL zarar ettiği, inşaat mühendisi ve SMMM bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda dava dışı idare tarafından 2.997.524,38 TL ödeme yapıldığı, adi ortaklığın ... Bankası hareketlerine göre 2.997.524,38 TL net toplam tutarında davalı idareye yaptığı işi davalı şirkete 2.981.847,02 TL'ye yaptırdığı, buna göre net kazancının 15.677,36 TL olduğu; bu hesaba göre de 18.195,44 TL zarar ettiği, taraf vekillerine defter ve kayıtlarını bildirmek üzere süre verildiği ve aynı bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda davalı şirket resmi defter kayıtlarında sözleşme konusu işlerin fatura karşılığında davalı şirkete yaptırıldığı, adi ortaklık defterlerindeki davalının adi ortaklığa düzenlediği fatura kayıtları ile davalı defterlerindeki davalının adi ortaklığa düzenlediği fatura kayıtlarının uyumlu olduğu, davalı şirketin iş ortaklığı adına düzenlediği 5 adet faturanın tamamını BS bildirimi ile bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiğinin tespit edildiği; mahkemece resen atanan tasfiye memuru tarafından düzenlenen raporda davacının sermaye taahhüt borcunu yerine getirmediği, kesin teminattan ortaklık payını ödemediği, adi ortaklığın malvarlığının bulunmadığı, adi ortaklık ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan kök ve ek bilirkişi raporları ve tasfiye memurunca düzenlenen raporda taraflar arasındaki adi ortaklığın zarar ettiği teminat mektubunun da dahil edilerek yapılan tasfiye işlemleri sonucunda davacı tarafın davalıya 104.376,03 -TL borcu olduğu bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararında davacı olarak ... A.Ş. gösterilmişse de, ... A.Ş.'nin ... Şti. ile birleşerek devrolduğunu, tüzel kişiliğinin son bulduğunu, davanın özünün hem adi ortaklıktan doğan alacak hem de adi ortaklığın tasfiyesi olduğunu, davanın reddi kararıyla esasen taleple çelişik bir karar tesis edilmiş olduğunu, alacak yanında tasfiye talebinin de reddedildiğini, adi ortaklığın tasfiye hesabından öte, ortaklardan biri olan müvekkilinin diğer ortak olan davalı şirketten adi ortaklıktan elde edilen gelirin üzerinde anlaşılan paylar çerçevesinde bu gelirdeki payının, müvekkili şirkete ödenip ödenmediğinin tespiti gerektiğini, ... Bankasında mevcut adi ortaklığa ait hesaba ulaşılması, bundan sonra adi ortaklığı oluşturan şirketlerin defter ve kayıtlarının karşılaştırılması ve adi ortaklık sözleşmesindeki paylar oranında bir transferin olup olmadığı saptanarak hüküm kurulması gerektiğini, ancak mahkemece eksik inceleme yapıldığını, ortaklık adına idareden gelen paranın davalı tarafından bir takım faturalar kesilmek suretiyle kendi hesabına aktarıldığını, işin tamamı davalı şirket tarafından kesilen fatura ile yapıldıysa bu kadar çalışanın ne vazife yaptığının, işin başlangıcından bitimine kadar geçen sürede sigortalı çalışanların kim olduğunun, görevlerinin, bunlara ne kadar maaş ödendiğinin araştırılması gerektiğini, adi ortaklığın hangi firmalara iş verdiğinin, bu verilen işlere ait sözleşmelerin ne olduğunun, her iki ortağın imzalamış olduğu sözleşmenin var olup olmadığının, adi ortaklık firmasının işi alt yüklenicilere verip vermediğinin, damga vergilerinin ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, bilirkişi heyetinin adi ortaklık sebebiyle, idareden alınan hakedişlerde müvekkilinin payına düşeni, ticari defterler üzerinden genel olarak değil, ayrıntılarına inerek faturalar, vergiler, harçlar, işçi giderleri, malzeme giderleri üzerinden her biri için faturaları ve makbuzları inceleyerek mali inceleme yapması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan 05.10.2017 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin 3. maddesine göre ortaklık ile ilgili yapılmış olunan harcamaların, harcama belgesi ibraz etmek kaydıyla kendisine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, oysa davalının yaptığı bu harcamalara ilişkin harcama belgesi sunamadığını, bilirkişilerin de böyle bir harcama belgesi tespit edemediklerini bildirdiklerini, ancak davalının harcama belgesi sunmadan gelen paraları kendi uhdesine aldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince SMMM bilirkişiden alınan raporda, adi ortaklığın yüklendiği ihale konusu işlerin fatura karşılığında davalı şirkete yaptırıldığı, adi ortaklık defterlerindeki davalının adi ortaklığa düzenlediği fatura kayıtları ile davalı defterlerindeki fatura kayıtlarının uyumlu olduğu, adi ortaklığın resmi defter kayıtlarına göre 18.195,44 TL zarar ettiği tespit edilmiş, yine mahkemece resen atanan tasfiye memuru tarafından düzenlenen raporda davacının sermaye taahhüt borcunu yerine getirmediği, kesin teminattan ortaklık payını ödemediği ve adi ortaklığın malvarlığının bulunmadığı tespit edilmiş, mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'nin peşin alınan 827,60 TL'den mahsubu ile fazla yatan 212,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13.02.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!