Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında talep artırımı ve sigorta şirketiyle sulh.
Özet: 29/05/2022 tarihli trafik kazasında bir murisin vefatı ve diğer davacıların yaralanması sebebiyle açılan destekten yoksun kalma ve cismani zarar tazminatı davasında, davacılar ilk başta sembolik miktarlarla belirsiz alacak davası olarak başvurdukları taleplerini, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek ve bilirkişi raporu ışığında milyonlarca liraya ulaşan miktarlara ıslah etmiş olup, davalı sigorta şirketi davacılarla 524.737,57 TL karşılığında ibra ve feragat protokolü düzenleyerek kendi yönünden davanın reddini isterken, diğer davalı sürücü ise kendisine yönelik zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını savunmuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACILAR
: 1-: 2-... -3-... -4-... -5-6-... ... -VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılaması sonunda,HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:TALEP
:Davacılar █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisi olan ...'ün vefat ettiğini, kazada davalı araç sürücünün tam kusurlu olduğunu, kazada araç içinde bulunan diğer müvekkillerinin de yaralandığını, kaza nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde açılan Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda da davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu durumun mahkememizce yapılacak inceleme ve alınacak kusur raporu ile de ortaya çıkacağını, davalı...'nın araç sürücüsü ve araç maliki olarak diğer davalı sigorta şirketinin de araç sigortacısı olarak sorumluluklarının olduğunu, dava öncesinde müvekkillerinin davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını, muris ...'ün müvekkillerinden ...'ün eşi, diğer müvekkillerinin de babası olduğunu, murisin ailesinin geçimini hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerle sağladığını, murisin ölümü ile müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, ailesinin geçimi sağlayan ...'ün vefat etmesi ile ailede derin bir boşluk ve üzüntü oluştuğunu, müvekkillerinin destek alacaklarının mahkememizce alınacak bilirkişi raporları ile tespit edilmesini, açılan davanın bu aşamadan belirsiz alacak davası olarak açıldığını beyanla öncelikle davalı tarafın mal kaçırma ihtimali olduğundan mahkeme sonucunda doğacak alacaklarının semeresiz kalmaması için teminatsız olarak aksi kanaat olursa takdir edilecek teminat bedeli karşılığında davaya karışan araçla ilgili olarak tedbiren ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerinin içinde bulunduğu durumda dikkate alınarak TBK 76 maddesi uyarınca müvekkili ... için 100.000,00TL geçici ödeme yapılmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve mahkememizce alınacak bilirkişi raporları ile tespit edilen bedeller üzerinden ileride arttırılmak üzere şimdilik müvekkili ... için 250,00TL, ... ... için 250,00TL, ... için 250,00TL, ... için 250,00TL, ... için 250,00TL ve ... için 250,00TL olmak üzere toplam 1.500,00TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde her bir müvekkili için 250,00TL olarak talep ettikleri tazminat bedellerini alınan hesap raporu doğrultusunda müvekkili ... için 3.926.811,39TL'ye, müvekkili ... ... için 239.610,78TL'ye, müvekkili ... için 321.683,45TL'ye, müvekkili ... için 422.348,04TL'ye, müvekkili ... için 904.819,00TL'ye ve müvekkili ... için 1.049.564,14TL'ye yükselttiklerini, bu bedelleri üzerinden talepleri gibi davanın kabulünü karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili mahkememiz █████/2025 tarihli duruşmadaki beyanında;"bize göre dosya tamamlanmıştır, bedel arttırım dilekçemizdeki taleplerimiz doğrultusunda davamızın karara bağlanmasını istiyoruz, her ne kadar aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporu 2024 yılı verilerine göre düzenlenmiş ise de yeniden rapor alınması talebimiz bulunmamaktadır, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla ıslaha bu aşamada başvurmayacağız" şeklinde beyanda bulunmuştur.CEVAPLAR
:Davalı ... Sigorta vekili █████/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacılar vekili arasında yapılan görüşmeler neticesinde sulh olduklarını, müvekkili şirket tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacı tarafa asıl alacak, faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ve diğer masraflarla ilgili olarak toplamda 524.737,57TL tazminat ödemesi yapıldığını, buna ilişkin taraflar arasında düzenlenen ibraname ve feragatname protokolünün dilekçe ekinde sunulduğunu, davanın müvekkili yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.Davalı...'ya usulünce yapılan tebligata rağmen dosyaya süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla davalı... vekili █████/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; açılan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, müvekkili yönünden yapılan ve sonuçlanan bir arabulucuk dosyası olmadığını bu nedenle öncelikle müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, diğer davalı sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapıldığını, davalı sigorta şirketinin davacı tarafın uğramış olduğu gerçek zararı ödemeyi üstlendiğini, mahkememizce kusur oranları tespit edilerek gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, gerçek zarar belirlenirken davacı tarafça davaya konu eylemin gelir elde etmelerini engellediğinin ispat edilmesi gerektiğini, desteklik ilişkisinin gerçek destek ve farazi destek olmak üzere ikiye ayrıldığını, farazi destek süresinin belirlenmesindeki kıstaslara ilişkin yargıtay içtihatları doğrultusunda erkek çocukların iş hayatına geçme yaşı ve kız çocuklarında evlenme yaşı hususlarının önemli paya sahip olduğunu, bu hususlara dikkat edilerek hesap raporu alınması gerektiğini, ayrıca kusur oranı belirlenirken müterafik kusur durumunun da dikkate alınması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, mahkemece dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere murisin çocuklarıyla birlikte tarlada çalışarak haneye gelir geldiğinin açık olduğunu bu durumda hane gelirinin murisle birlikte ailenin diğer bireyleri tarafından ortak olarak kazanıldığını, bilirkişi hesap raporlarında hane gelirinin yalnızca muris tarafından elde edilmesi yönünde kanaat belirlenmemesi gerektiğini, bu durumun dikkate alınması gerektiğini, ceza davasının halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce, Noterler Birliğinden kazaya karışan aracın trafik kayıtları, davalı sigorta şirketlerinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler, Derbent İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden murisin Çiftçi Kayıt Sistemindeki bilgiler, Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, SGK İl Müdürlüğünden davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı ve Derbent İlçe Emniyet Müdürlüğünden ve Derbent İlçe Jandarma Komutanlığından davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, davacı tanıkları mahkememizce dinlenilmiş, Ziraat Mühendisi bilirkişisinden rapor alınmış, Adli trafik bilirkişisinden kusur raporu alınmış, Aktüerya hesap bilirkişisinden hesap raporu alınmıştır.Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ve mağdurlarının mahkememiz dosyası davacıları olduğu, sanığının mahkememiz dosyası davalısı... olduğu, sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan kamu davası açıldığı, adı geçen mahkemenin █████/2023 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, verilen mahkumiyet kararının █████/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Davacılar vekili, █████/2022 tarihinde, davalı...'nın sevk ve idaresinde bulunan kendi adına tescilli ... plakalı araç ile davacıların murisi müteveffa ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sebebiyle, ...'ün vefat ettiğini belirterek davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.Davacılar vekili █████/2023 tarihli feragat dilekçesi ile özetle; Davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. ile davacılar arasında sulh anlaşması yapıldığını, bu nedenle işbu davadan davalı ... Sigorta A.Ş. açısından davadan feragat ettiklerini, feragat beyanının sadece sigorta şirketi açısından olduğunu, diğer davalı...'ya yönelik davanın devam ettiğini, bu nedenlerle davanın davalı şahıs açısından kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz █████/2023 tarihli ön inceleme tensip zaptının (1) numaralı ara kararı ile;"Davacılar vekilinin █████/2023 tarihli davalı sigorta şirketi açısından feragat dilekçesi ibraz edildiği anlaşıldığından, davalı ... Sigorta A.Ş açısından açılan davanın iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına ve feragat nedeni ile reddine," şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizce verilen tefrik ara kararı gereği davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dosya tefrik edilerek mahkememiz ... Esasına kaydedilmiş, mahkememiz █████/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen tefrik kararı sebebiyle iş bu dosyada yargılamaya davalı... için yöneltilen tazminat talebi açısından devam edilmiştir.Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği, kazada vefat eden ... ...'ün emniyet kemerinin kaza sırasında takılı olup olmadığı, buna bağlı olarak müterafik kusur durumunun olup olmadığı hususları ihtilaflıdır.Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı... adına tescilli olduğu ve kaza sırasında sürücüsünün de adı geçen davalı olduğu ve bu aracın davalı sigorta şirketinin █████/2021-█████/2022 tarihli ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm ve sağlık/tedavi gideri teminat limitlerinin 500.000,00'er TL olduğu dosya kapsamına celp oluna bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Anayasa Mahkemesi’nin █████/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir.Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.Davacılar, davaya konu trafik kazasında vefat edenin eşi ve çocukları olup, ölümle birlikte destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Davacılar ile müteveffa arasındaki ölüm tarihindeki akrabalık durumu nedeniyle desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.Hükme esas alınan Adli trafik bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan █████/2024 tarihli kusur raporunda özetle;"...... plaka sayılı otomobilin sürücüsü...” nın; 2918 Sayılı KTK” nun Mad, 54. "Geçme yasak ve kuralları” başlığı altında sayılan trafik kurallarını, ilgili KTY” nin Mad. 137. "Manevraları düzenleyen genele kurallar” başlığı altında trafik kurallarını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolay... nın %90 “Yüzde Doksan” oranında kusurlu olduğu,...... plaka sayılı aracın sürücüsü ...” ün ise; 2918 Sayılı KTK” nun Mad. 55. “Geçilecek araçlara ait kurallar” başlığı altında sayılan trafik kurallarını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ...” ün “%10 (Yüzde on) oranında kusurlu olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.Kusur raporunun olayın oluş şekline ve dosyadaki mevcut delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir.Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise;6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.Davalı vekili, müteveffa ...'ün kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması talebinde bulunmuştur.Somut olayda, kaza tespit tutanağında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmesi, ceza dosyası içerisinde bunun aksi yönde bir beyan ve delilin bulunmaması dikkate alınarak müterafik kusur durumunun bulunmadığı anlaşılmıştır.Müteveffanın kaza tarihinde tarım işiyle uğraşması sebebiyle dosyadaki tanık anlatımları ve diğer belgeler dikkate alınarak müteveffanın vefatından önce yaptığı işe şahsi katkısının ve bu işte başkasının çalıştırılması halinde ona ödenecek ücretin tespit edilmesi için ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması ihtiyacı doğmuştur.Ziraat Mühendisi bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan █████/2024 tarihli raporunda özetle;"...Mütefveffa ...’ün dosya içerisindeki bilgi belgelerden Derbent Kaymakamlığının (İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü) █████/2023 tarih ve E-... sayılı yazıları ekinde sunulan 2022 yılı ÇKS kaydında beyan edilen ve tarımsal faaliyet yürütülen taşınmazın yüzölçümü, üretim deseni mevkileri, tanık beyanları, yürütüldüğü belirtilen tarımsal faaliyet çeşitliliği, iklim kuşağı ve bölgede uygulanmakta olan geleneksel tarım yöntemleri ve adına kayıtlı işletmedeki hayvan sayısı dikkate alındığında olay tarihi olan 29.05.2022 tarihi itibar ile yerine çalıştırılacak bir tarım işçisine (kahya, çiftçi başı, çavuş vb.) ödenecek ücret tutarının aylık 13.000,00 TL/ay ve 13.000,00 TL x 12 (Ay) = 156.000,00 TL/yıl olabileceği..." kanaatleri bildirilmiştir.Ziraat mühendisi bilirkişinin tespit etmiş olduğu miktarlar üzerinden aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden hesap raporu alınmıştır.Aktüerya hesap uzmanı bilirkişisi tarafından mahkememize sunulan █████/2024 tarihli hesap raporunda özetle;"...1-)MAHKEMECE PMF-1931 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILAN HESAPLAMAYA İTİBAR EDİLMESİ HALİNDE;a-)Davacı desteğin eşi ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 4.201.517,14-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 274.705,75-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (4.201.517,14-274.705,75)=3.926.811,39-TL;b-)Davacı desteğin eşi kızı ... ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 257.610,86-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 18.000,08-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (257.610,86- 18.000,08)= 239.610,78-TL;c-)Davacı desteğin eşi kızı ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 343.730,23-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 22.046,78-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (343.730,23- 22.046,78)= 321.683,45-TL;d-)Davacı desteğin eşi kızı ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 449.065,50-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 26.717,46-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (449.065,50- 26.717,46)=422.348,04-TL;e-)Davacı desteğin eşi oğlu ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 949.876,41-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 45.057,41-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (949.876,41- 45.057,41)=904.819,00-TL;f-)Davacı desteğin eşi oğlu ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 1.100.782,52-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 51.218,38-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (1.100.782,52- 51.218,38)=1.049.564,14-TL;2-)MAHKEMECE TRH 2010 YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILAN HESAPLAMAYA İTİBAR EDİLMESİ HALİNDE;a-)Davacı desteğin eşi ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 4.795.349,69-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 274.705,75-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (4.795.349,69-274.705,75)=4.520.643,94-TL;b-)Davacı desteğin eşi kızı ... ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 257.610,86-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 18.000,08-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (257.610,86- 18.000,08)=239.610,78-TL;c-)Davacı desteğin eşi kızı ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 343.730,23-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 22.046,78-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (343.730,23- 22.046,78)=321.683,45-TL;d-)Davacı desteğin eşi kızı ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 449.065,50-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 26.717,46-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (449.065,50- 26.717,46)=422.348,04-TL;e-)Davacı desteğin eşi oğlu ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 895.049,79-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 45.057,41-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (895.049,79- 45.057,41)=849.992,38-TL;f-)Davacı desteğin eşi oğlu ...'ün destekten yoksun kalma tazminat hesabının 1.026.624,95-TL olup ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 51.218,38-TL ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiye miktarın (1.026.624,95- 51.218,38)=975.406,57-TL olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.Destek zararı tazminatının hesaplanmasında hükme esas alınması gereken yaşam formülünün TRH 2010 ya da PMF 1931 yaşam formüllerinden hangisinin olması gerektiğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;Konuya ilişkin Yargıtay . Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin olarak vermiş olduğu, █████/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında;"...KTK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.TBK'nın 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.TBK'nın "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Dairemiz içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir.Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı da bu yöndedir.)Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı ile ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömrün belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına dair içtihat değişikliğine gidilmiş olup istikrarlı şekilde bu yönde kararlar verilmeye devam edilmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu edilen iki husus hakkında da hem sürücü, hem işleten, hem de sigorta şirketleri açısından Daire uygulaması aynı şekildedir.Dolayısıyla uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.KARAR
: Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE... " şeklinde karar verilmiştir.Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da değinildiği üzere, Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır. Dava konusu olayda da, aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davacıların destek zararlarının belirlenmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE,Davacı ... için 3.926.811,39TL,Davacı ... ... için 239.610,78TL,Davacı ... için 321.683,45TL,Davacı ... için 422.348,04TL,Davacı ... için 849.992,38TL,Davacı ... için 975.406,57TL,Olmak üzere 6.735.852,61TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 460.126,095TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 179,90TL harç ile yargılama sırasında alınan 23.441,73TL ıslah harcı toplamı olan 23.621,63TL'nin mahsubu ile bakiye 436.504,46TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan 1.079,40TL başvuru harçları, 179,90TL peşin harç ve 23.441,73TL ıslah harcı olmak üzere toplam 24.701,03TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,4-Davacılar tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı, 7.900,00TL bilirkişi ücretleri ve (tefrik edilen dosya yönünden yapılan masraflar düşüldükten sonra) 255,50TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 8.477,50TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (6.735.852,61/6.864.836,80) 8.318,22TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerine bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı yargılama giderinden haklılık orana göre hesaplanan (128.984,19/6.864.836,80) 1,14TL'nin davacılar ... ve ...'den tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerine bırakılmasına,6-AAÜT'ye göre ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 458.144,91TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,7-AAÜT'ye göre ... ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 38.337,72TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ...'e verilmesine,8-AAÜT'ye göre ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 51.469,35TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,9-AAÜT'ye göre ... ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 67.352,21TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,10-AAÜT'ye göre ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 130.989,13TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,11-AAÜT'ye göre ... için kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 148.556,92TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,12-AAÜT'ye göre ... için reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,13-AAÜT'ye göre ... için reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,14-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere üye hakim ... (... ) muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır(muhalif)MUHALEFET ŞERHİ
:Mahkememiz iş bu dava dosyasında TRH 2010 yaşam formülüne göre belirlenen zarar miktarı üzerinden hüküm kurulmuştur.Oysaki, konuya ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 28.12.2023 Tarihli, ... -... E-K Sayılı Kararı:"...Bu halde Aym'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanan Genel Şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin uygulanma imkanı kalmadığından;... Keza düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak da Genel Şartlar ile getirilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin ve vergilendirilmiş gelirin nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek;...Somut olayda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınan maluliyet raporunda davacının %3,3 meslekte kazanma güç kaybının bulunduğu belirtilmiş olup bu oran üzerinden PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamada 157.899,61 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekir..." şeklindedir.Aynı yönde Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin █████/2024 Tarihli, ... -... E-K Sayılı Kararı:"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve Yargıtay (Kapatılan) . Hukuk Dairesi ve Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Yaşam Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır..." şeklindedir.Yukarıda yer verilen ve mahkememizin yargı çevresindeki üst mahkeme niteliğinde bulunan Konya BAM . Hukuk Dairesince verilen kararlar ve istikrarlı uygulaması dikkate alındığında somut olayda davacıların destek zararlarının hesaplamasında aktüerya hesap uzmanı tarafından █████/2024 tarihli raporda belirtilen ve PMF 1931 yaşam formülüne göre tespit ve tayin edilen zarar tutarları dikkate alınarak hüküm tesisi gerekmektedir. Sayın çoğunluğun karardaki diğer görüşlerine iştirak etmekle birlikte bahse konu hususlara iştirakim olmadığımdan karara muhalefet şerhi yazılması gerekmiştir.Üye ...e-imzalıdır