İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, taşımacılık şirketinin tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan alan adı iptali ve ihlalin önlenmesi davası.
Özet: Davacı şirket, taşımacılık ve tur düzenleme gibi alanlarda faaliyet gösteren tescilli "----" markasının, davalı tarafından tabelalar, araçlar, internet alan adları ve ticari evraklar dahil olmak üzere çeşitli mecralarda izinsiz kullanıldığını iddia ederek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, kaldırılması ve önlenmesi ile alan adlarının iptalini talep etmiş; davalı ise markanın kendileri tarafından daha önce kullanıldığını, davacıdan izin alındığını ve halk nezdinde karışıklık yaratmadığını savunmuş, ancak bilirkişi raporları tarafların benzer çalışma alanlarında faaliyet gösterdiğini ve alan adlarının karıştırılabilecek şekilde kullanıldığını tespit ederek davalının davacı haklarına tecavüz ettiğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün ve haksız rekabetin kaldırılmsı ve önlenmesi ile alan adının iptali davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin uzun yıllardır taşımacılık, araç kiralama ve tur düzenleme faaliyetler yürüttüğünü, --- tescil numaralı "-----" markasının da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin ise müvekkiline ait markayı izinsiz olarak tabelasında, araçlarında, internet alan adında, ticaret evraklarında ve reklamlarında kullandığını, davalıya bu konuda ihtarname gönderilmesine rağmen davalının kullanıma devam ettiğini, davalının eylemlerinin açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu durumun sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine, bu cümleden olarak davalının davacıya ait “----” markasını birlikte, tek başlarına ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden materyalin imha edilmesine, araçlar üzerinde bulunanların silinmesine, davalının-----markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline ve bu işlemlerin uygulamasının yapılabilmesi için BTK’ya bildirilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye’de yayın yapan bir gazetede yayınlanmasına, maddi ve manevi tazminat hakları ile şikayet haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davaya konu ticari unvanın ilk olarak 1989 yılında ---- tarafından kullanıldığını, - --- tarafından 1989 yılında----- kurulduğunu, bu firmanın 1995 yılında limited şirkete dönüştüğünü, - ---- ile aynı mahallede ikamet eden -- --- tarafından---- kurulduğunu, ---- davacı şirket sahiplerinden "-----" ismini kullanabilmesi için izin aldığını, uzun yıllardan beri müvekkili tarafından haksız rekabet yaratmayacak bir biçimde bu ibarenin kullanıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürürken kullandığı isim ve ambleminin tamamen kendisine özgü olduğunu, davacı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının benzer olmasından yola çıkılarak davacının haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamayacağını, "-----" ibaresinin yaygın bir isim olduğunu, halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının---- Şekil ----- markasının davalı tarafından izinsiz olarak araçları üzerinde, tabelalarında, tanıtımlarında ve alan adında kullanılıp kullanılmadığı, bu şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- numaralı -----Şekil" ibareli markanın 39. sınıfta 13.04.2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Taraflara ait ticaret sicil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; davacı şirketin █████/1995 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin █████/1995 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu ve dosyaya getirtilen kayıtlarla davacıya ait ----- alan adının █████/2003 tarihinde, davalıya ait -----alan adının █████/2007 tarihinde yayına başladığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişiler----- tarafından düzenlenen 15.02.2018 tarihli raporda; incelenen internet sitelerinde turizm ve çeşitli servis tanıtımlarının yapıldığı, davacı tarafın dava dilekçesi içerisinde sunduğu internet sitesi görüntü çıktılarına benzer içeriğin yayında olduğu, incelenen taraflara ait internet sitelerinin benzer çalışma alanlarında faaliyet gösterdiği, internet üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı tarafa ait olduğu anlaşılan ----- ve davalı tarafa ait olduğu tespit edilen ------ internet sitelerinin alan adlarının birbirleriyle karıştırılabilecek şekilde kullanıldığı, davalı tarafın benzer alan adı kullanmak suretiyle davacı tarafın haklarına tecavüzde bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraflar tüm delillerini sunduktan sonra, dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler ----- tarafından düzenlenen 05.07.2019 tarihli heyet raporunda; davalı firmanın---- ibaresini seyahat acenteliği sektöründe markasal olarak kullandığı, bununla beraber "-----" ibaresinin davalı firma tarafından davacı firmaya oranla daha önce ihdas ve istima edildiği, dolayısıyla davalı firmanın kötü niyetli olmadığı, "-----" ibaresinin seyaha acenteliği sektöründe zayıf marka olduğu, rapor içinde tespit edilen davalı firma markasal kullanımı ile sınırlı olmak üzere ortalama tüketici nezdinde davacı firmanın ---- sayılı markası ile karıştırılma riskinin olmadığı görüşü bildirilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir marka uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, bilirkişi Doç Dr. ---- 02.01.2020 tarihli raporunda; davalı şirketin "-----" şeklinde kullandığı işaretin, davacı şirketin --- numaralı "--- ----Şekil" markasından doğan haklarına SMK'nun 29 ve 7/1-b maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiği, iltibas halinin TTK 55.maddesi hükmünde haksız rekabet teşkil eden eylemler arasında sayıldığı, somut olayda davalının, davacının markasıyla karıştırılma ihtimaline yol açan "----" şeklindekli markasal kullanımlarının TTK'nun 55.maddesi hükmü uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği yönünde görüş bildirmiştir.
Marka hakkına tecavüz haksız rekabet talepleri yönünden öncelikli kullanım ve sessiz kalma hususlarının da irdelendiği, Yargıtay bozma ilamı öncesinde alınan raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği marka hukuku uzmanı, taşımacılık sektöründe uzman, ve bilişim uzmanından heyet raporunda özetle; Bilişim Yönünden İnternet Üzerinde Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; davalıya ait olduğu belirtilen ----- isimli sitede yapılan incelemeler: Davalıya ait olduğu belirtilen ----- isimli site üzerinde yapılan incelemede; Sitenin hali hazırda yayında olduğu(22.01.2025 inceleme tarihi), Sitede “----” ibaresinin kullanıldığı, Sitenin hakkımızda sayfasında “Şirketimiz, kurulduğu 1995 yılından bugüne, şehir içi ve şehirlerarası toplu taşıma, personel ve öğrenci taşımacılığı alanlarında profesyonel yönetim, her sene yenilenen öz mal araç filosu, uzman şoför kadrosu ve güçlü teknolojik altyapısı ile sürekli gelişimi prensip edinerek, Türkiye’nin önemli kamu ve özel kuruluşlarına taşımacılık hizmetleri sunmaktadır.” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. Sitede yer alan firma ile şim bilgilerinde; Firma adresinin ---- İletişim numarasının “ -----, E-posta adresinin -----olduğu tespit edilmiştir. Site tescil bilgisinde; Alan adının -----adlı firma tarafından -----adına kayıt edildiği, alan adının 16.03.2007 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 15.03.2028 tarihinde son bulacağına dair bilgilerin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının -----. olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen----- isimli sitenin Web Arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalıya ait olduğu belirtilen ----- isimli sitenin arşiv kaydı incelendiğinde 23 Haziran 2012 – 25 Aralık 2024 tarih aralığına ait 92 adet web arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- isimli sitenin 23 Haziran 2012 tarihli ilk web arşiv kaydı incelendiğinde, sitenin ana sayfasında ----- ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ------ isimli sitenin 25 Haziran 2012 tarihli web arşiv kaydının hakkımızda / tarihçe sayfası incelendiğinde “1989 yılında kurucumuz---- tarafından inşaat, otomotiv, servis ve turizm taşımacılığındaki faaliyetleri tek merkezden yönetmek amacı ile ----- kurulmuştur. 2000’li yıllara inşaat ve servis taşımacılığını ana branşları olarak sürdüren şirketimiz 2006 yılında idari kadroda profesyonel yöneticiler ile kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Servis taşımacılığında ----, inşaat sektöründe ----- liderliğinde profesyonel bir yönetici kadrosu oluşturarak müşterilerine sanki tek müşterimiz var ilkesi ile hizmet vermektedir. “açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen ----- isimli sitede yapılan incelemeler: Davacıya ait olduğu belirtilen----- isimli alan adı üzerinde yapılan incelemede; Sitenin hali hazırda yayında olduğu(22.01.2025 inceleme tarihi), Sitede “-----” ibaresinin kullanıldığı, Sitenin hakkımızda sayfasında “ -----, kurulduğu günden beri sağlam bir inançla ve kararlılıkla ilerlemiştir. Sahip olduğu değerleri her zaman koruyarak, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı ilke edinmiş, farklı hizmet anlayışıyla sektörde öne çıkmış ve çözüm odaklı yaklaşımıyla takdir toplamıştır. Bu nedenle, gelecek yıllarda da aynı heyecan ve inançla yoluna devam etmeye kararlıdır. -----, kiralama, yurt içi ve yurt dışı turlar, personel ve öğrenci taşımacılığı gibi çeşitli alanlarda geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Tüm araçlarımız yeni model ve GPS'li olup, müşterilerimize konforlu ve güvenli bir yolculuk deneyimi yaşatmayı amaçlamaktadır…” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin “---- Şube: -----, İletişim numarasının-----E-posta adresinin ----- olduğu tespit edilmiştir. Site tescil bilgisinde; alan adının------ adlı firma tarafından kayıt edildiği, alan adı kaydını yapan kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespit yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 27.01.2003 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 27.01.2025 tarihinde son bulacağına dair bilgilerin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının-----olduğu tespit edilmiştir. davacıya ait olduğu belirtilen ---- isimli sitenin Web Arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacıya ait olduğu belirtilen----- isimli sitenin arşiv kaydı incelendiğinde 06 Ocak 2004 – 08 Ocak 2025 tarih aralığına ait 138 adet web arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen ---- isimli sitenin 06 Ocak 2004 tarihli ilk web arşiv kaydı incelendiğinde, sitenin yayında olmadığı, “her hangi bir web sitesi yapılandırılmadı” açıklamasının yer aldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen----- isimli sitenin 06 Mart 2005 tarihli web arşiv kaydı incelendiğinde, sitenin ana sayfasında “-----” ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Sektörel Yönden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; Davalı ... ----- Şirketi adına düzenlenmiş herhangi bir yetki belgesi kaydına rastlanmamıştır. Bu doğrultuda sadece davacı ... ----- karayolu yolcu taşıma sektöründe faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Hukuki Yönden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; Davacının 39ncu sını aki---- sayılı -----ibareli markası 10 yıllık tescil süresi bi p yasal müdde içinde yenileme işleminin yapılmaması nedeniyle geçersiz hale gelmiştir. İşbu davanın açıldığı 09.01.2018 tarihindeki koşullara göre bir değerlendirme yapıldığında; Önceye dayalı kullanım savunması bakımından: davalının---- ibaresini markasal kullanımının ne zaman başladığına dair tespit edilebilen en eski tarihin 23.06.2012 olduğu; davacının ----- sayılı markasının tescil başvurusu tarihinin ise 17.04.2009 olduğu; Marka hakkına tecavüz bakımından: ---- sayılı “----- markası ile davalının “----” ibareli markasal kullanımının yazılış/okunuş i barıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu; davalının ---- alan adının ayırt edici ögesi olan ---- ibaresinin de --- sayılı markanın aslî ayırt edici unsuru olan ----- ibaresi ile özdeş olduğu; davalının ---- alan adlı sitesinde “-----” markası altında 39ncu sınıf kapsamına giren kara taşımacılığı hizmetleri (karayoluyla öğrenci, personel, özel transfer taşımacılığı) sunduğunun sabit bulunduğu; ortalama dikka haiz tüketici kitlesinin davacının ----- sayılı markası ile davalının markasal kullanımını birbirine karıştırrması, marka ve faaliyet benzerliği nedeniyle davacı ve davalı işletmelerini birbiriyle ilişkilendirmesinin muhtemel bulunduğu; Sessiz kalma suretiyle hak kaybı bakımından: Davacının kendisiyle aynı bölgelerde faaliyet gösterdiğini söylediği davalının ---- ibareli markasal kullanımını 2012’den 2017’ye dek fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü; bu nedenle, sessiz kalma suretiyle hak kaybı bakımından “haberdar olma tarihi”nin 11.12.2017 (ihtarname keşide tarihi) kabul edilemeyeceği ve davalının Haziran 2012’den beri süregelen markasal kullanımına 11.12.2017 (ihtarname keşide)/ 09.01.2018 (dava açılış) tarihlerine kadar sessiz kalan davacının “sessiz kalma suretiyle hak kaybı”na uğradığı; davalının Haziran 2012’den beri süregelen markasal kullanımına bunca yıl sessiz kalan davacının 2017 sonu/2018 başı hukuken harekete geçmesinin MK md.2’ye aykırı düştüğü; haksız rekabet bakımından: Tescilli marka ile tescilsiz markasal kullanım arasındaki benzerlik ve aynı sektörde faaliyet gösterme nedenleriyle TTK md.55/1-a-4 uyarınca haksız rekabetin varlığı kabul edilebilecek olsa da BK md.63/2 uyarınca zarar görenin rızası halinde fiilin hukuka aykırı sayılmayacağı; davacının kendisiyle aynı bölgelerde faaliyet gösterdiğini söylediği davalının ---- ibareli markasal kullanımını 2012’den 2017 sonuna dek fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü ve davalının Haziran 2012’den beri süregelen haksız rekabe ne yıllarca sessiz kalan davacının işbu haksız rekabete rıza gösterdiğinin kabul edilebileceğine dair görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
:
Dava, davalının "----" ve "----" ibarelerini kullanımının davacı adına tescilli ---- tescil numaralı "-----"" markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve önlenmesi, alan adının iptaline ilişkindir.
Mahkememizce Yargıtay ---- HD'nin-----Sayılı bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada, "davalı ..-----" esas unsurlu ticaret unvanını davacı şirketten daha önce tecsil ettirerek kullanmaya başladığı, ancak davalının "---" veya "-----" markalarını da aynı tarihte kullanmaya başladığını ve bu markalara dava tarihine kadar ayırt edicilik vasfı kazandırdığını ispatlayamadığı, aksine davacı tarafın yetkililerinin şirketin tescilinden önce de "----" ibaresini kullandıklarını ispatlar şekilde, davalı vekilinin cevap dilekçesinde "-----" ibaresini kullanmak için davacı şirket yetkililerinden izin istediğini ve ses çıkarmadıklarını beyan ettiği, davacının ----- alan adını █████/2003 tarihinde, davalıdan daha önce kullanmaya başladığı, davacının markasını tescil ettirdiği 13.04.2010 tarihinden bu yana, markanın tescil kapsamında kalan hizmetler için markasını kullandığı, bu durumun dahi "-----" markası üzerinde hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun gösterdiği, davacının markasının esas unsuru olan "---" ibaresinin davalı taraça aynen ve "-----" şeklinde aynı hizmetlerde kullanıldığı, davalının marka kullanımında yer alan işaretin ayırt edicilik sağlamadığı, davacı tarafça davalının kullanımlarının SMK'nun 7/1-b maddesi uyarınca önlenmesinin talep edilebileceği, davalının ticaret unvanında "-----" ibaresinin yer almasının davalıya bu marka üzerinde markayla ilgili hak sağlamayacağı, her iki tarafın aynı ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle ve ortalama tüketici kitlesine hitap etmelerinden dolayı markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, "------" ibaresinin 39. sınıftaki mal ve hizmetler için zayıf marka niteliğinde de olmadığı, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda da haksız rekabet niteliğinde olduğu" kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ----- Sayılı istinaf incelemesinde davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi sonrasında Yargıtay ---- HD'nin----- Sayılı kararı ile yapılan temyiz incelemesinde, " somut olayda davalı ticaret ünvanı 1995 yılında tescil ettirilmiş, alan adı ise 2007 yılında alınmış olup anılan tarihlerden bu yana davalı yanca söz konusu işaretin kullanıldığı ve davacı firma ile de aynı yerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş davalının markasal kullanımının ne zaman başladığı ve dava tarihine kadar davacının sessiz kalarak hak kaybına uğrayıp uğramadığı, markasal kullanım içeren işaretlerin tam olarak belirlenmesi ile dava hakkının kullanılmasının 4721 sayılı Medeni Kanun 2 nci maddesine aykırı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmadığı gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile Mahkememizin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, bozma kararı gereği dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta, --- numaralı "----" ibareli markanın 39. sınıfta 13.04.2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacı şirketin █████/1995 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin █████/1995 tarihinde tescil edildiği, alınan bilirkişi raporu ve dosyaya getirtilen kayıtlarla davacıya ait ----- alan adının █████/2003 tarihinde, davalıya ait ----- alan adının █████/2007 tarihinde yayına başladığı, davacı tarafa ait ----- alan adının 27.01.2003 tarihinde yayına başladığı, davalı tarafa "-----" şeklindeki 39. Sınıftaki kullanımın alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere 23.06.2012 tarihi olduğu, bu haliyle davalı tarafın ticaret sicil kaydının davacı tarafın hem ticaret sicildeki tescilinden hem de marka tescilinden önceki tarihli olduğu, davalı tarafın ticaret sicil kaydındaki faaliyet alanının 39. Sınıfa giren kara taşımacılığı alanında olduğu, marka hakkına tecavüz bakımından, ---- sayılı “-----markası ile davalının ---- ibareli markasal kullanımının yazılış/okunuş itibarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu; davalının ---- alan adının ayırt edici ögesi olan ---- ibaresinin de ---- sayılı markanın asli ayırt edici unsuru olan ---- ibaresi ile özdeş olduğu; davalının ---- alan adlı sitesinde “------” markası altında 39ncu sınıf kapsamına giren kara taşımacılığı hizmetleri (karayoluyla öğrenci, personel, özel transfer taşımacılığı) sunduğunun sabit bulunduğu; ortalama dikkati haiz tüketici kitlesinin davacının ---- sayılı markası ile davalının markasal kullanımını birbirine karıştırması, marka ve faaliyet benzerliği nedeniyle davacı ve davalı işletmelerini birbiriyle ilişkilendirmesinin muhtemel bulunduğu sabittir. Ancak Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere yapılan sessiz kalma dolayısıyla hak kaybı yönünden yapılan değerlendirmede, davacının kendisiyle aynı bölgelerde faaliyet gösterdiğini söylediği davalının---- ibareli markasal kullanımını 2012'den 2017'ye dek fark etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, sessiz kalma suretiyle hak kaybı bakımından “haberdar olma tarihi”nin 11.12.2017 (ihtarname keşide tarihi) kabul edilemeyeceği ve davalının 23 Haziran 2012'den beri süregelen markasal kullanımına 11.12.2017 (ihtarname keşide)/ 09.01.2018 (dava açılış) tarihlerine kadar sessiz kalan davacının “sessiz kalma suretiyle hak kaybı”na uğradığı; davalının Haziran 2012'den beri süregelen markasal kullanımına bunca yıl sessiz kalan davacının 2017 sonu/2018 başı hukuken harekete geçmesinin MK md.2'ye aykırı olduğu, yine haksız rekabet yönünden yapılan değerlendirmede de TBK'nın 63/2. Maddesi gereği 2012 tarihinden dava açıldığı tarihe kadar sessiz kalan davalının haksız rekabet yönünden de davacı taraftan talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve davanın tüm talepler yönünden tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 427,54‬TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı yararına "marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası üzerinden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davalı yararına "alan adının iptali" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı tarafından sarfedilen 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekilinin asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde YARGITAYDA TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!