Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, Yüksek Seçim Kurulu için filigranlı oy pusulası kağıdı tedarik sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve haksız gecikme cezası kesintisine yönelik istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, Yüksek Seçim Kurulu ihalesi kapsamında filigranlı oy pusulası ve zarf kağıdı temininde, davalının talimatıyla yapılan sözleşme dışı değişiklikler, elektrik kesintileri gibi sebeplerle üretimde gecikmeler yaşadığını, defalarca ek süre talebinde bulunmasına rağmen bunların reddedildiğini veya geç değerlendirildiğini, ürünlerin teknik olarak uygun bulunup kesin kabulünün yapılmasına rağmen davalı kurum tarafından haksız yere 607.159,06 Euro gecikme cezası kesildiğini ileri sürerek bu cezanın iptalini, mümkün değilse geç teslim edilen mal bedeli üzerinden yeniden hesaplanarak fazla kesilen bedelin iadesini veya fahiş cezai şartın tenkisini talep ederken; davalı kurum ise davacının sözleşme şartlarına göre taahhüt edilen sürede teslimat yapamadığını ve uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ███████ ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2019
ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2013 tarihinde davalı kurumun Yüksek Seçim Kurulu için 2.748 ton filigranlı oy pusulası kağıdı ve 1.590 ton filigranlı oy zarfı kağıdını ihaleye çıkartığını, ihaleyi müvekkili firmanın şikayet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet sonucunda kazandığını, █████/2013 tarihinde taraflar arasında 180 sayılı "Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı İhtiyacı Muhtelif Cins ve Miktar Filigramlı Kağıt Mal Alımına Ait Sözleşme" imzalandığını, davalının talimatı üzerine sözleşmeden farklı olarak birçok değişikliğin yapıldığını ve bu değişiklikler nedeniyle üretimde aksaklıkların yaşandığını, müvekkilinin sözleşme süresi içinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle davalıdan defalarca ek süre talebinde bulunduğunu, ek süre taleplerinin ya reddedildiğini ya da imalatın tamamlanmasından sonra değerlendirileceğinin bildirildiğini, █████/2014 tarihinde müvekkilinin davalıdan renk değişiklikleri ve elektrik kesintilerinden kaynaklanan gecikmelerden ötürü yeniden ek süre talebinde bulunulduğunu ve sözleşme süresinin █████/2014 tarihine kadar uzatılmasını talep ettiğini, █████/2014 tarihinde müvekkilinin davalıya üretim esnasında yaşanan sıkıntıları açıklayan ve ek süre verilmesi gerektiğini vurgulayan bir dilekçe daha verildiğini, müvekkilinin şartname ve sözleşmeye uygun olarak üretim yapmış olsaydı █████/2014 tarihinde ihale konusu kağıtların tamamını üretip teslim etmiş olacağını ortaya koyduğunu, █████/2014 tarihinde müvekkilinin kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, davalının Kabul Komisyonun █████/2014 tarihli raporunda müvekkilinin teslim ettiği filigranlı oy zarfı ve oy pusulası kağıtlarının teknik şartname ve sözleşmeye uygun bulunduğunu, akabinde teslim edilen malların kesin kabul işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ek süre taleplerinin reddedildiğini ve 21 günlük toplam 607.159,06 EURO gecikme para cezasına karar verildiğini ve müvekkilinin alacağından kesildiğini belirterek davalının █████/2014- 5923 sayılı kararı ve █████/2014- 24340 sayılı kararına istinaden kesilen 607.159,06 Euro gecikme cezasının haksızlığına karar verilmesini ve alacağın █████/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talebin kabul edilmemesi durumunda gecikme cezasının geç teslim edilen mal bedeli üzerinden hesaplanarak fazla kesilen bedelin █████/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, kabul edilmemesi halinde fahiş cezai şartın tenkise tabi tutularak geriye kalan bedelin █████/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme imzalandığını, işe başlama tarihinin sözleşmenin 10.2.1.maddesi uyarıca sözleşmenin imzalanma tarihinden ertesi günü olarak kabul edildiğini, bitim tarihinin işe başlama tarihinden itibaren 150 takvim günü olduğunu, teslimatın oy zarfı yapımında kullanılacak filigranlı kağıtlar için en geç 100 gün, oy pusulası basımında kullanılacak filigranlı kağıtlar için en geç 150 gün içerisinde müvekkilinin depolarına teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacı yüklenici firma tarafından malzemelerin belirlenen yerde teslim alındığını ve bu durumun yüklenici firmanın altında imzasının bulunduğu █████/2014 tarihli "Muayene ve Kabul Komisyon Raporu" ile tespit edildiğini, davacının sözleşme konusu ürünleri taahhüt ettiği sürede teslim edemediğini, hak edişinden kesilen gecikme cezasının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, davacının filigranlı oy zarfı kağıdının tesliminde 2 gün, filigranlı oy pusulası kağıdının tesliminde ise 21 gün gecikmeye düştüğünü, davacının iddialarının aksine üretim programında Yüksek Seçim Kurulunun talebi üzerine yapılan değişiklik nedeniyle davacının uğradığı gecikmeden dolayı ek süre tanındığını, davacıya tanınan ek süreye rağmen toplamda 21 gün gecikmeli olarak sözleşme konusu malı teslim edebildiğini, davacının hak edişinden yapılan gecikme cezası kesintisinın tamamen taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını, davacının istihkakından kesilen gecikme cezasının sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak uygulandığını, vadesi belli bir işe ilişkin olarak yüklenicinin teslimatta gecikmeye düşmesi nedeniyle ceza kesilebilmesi için ihtarname zorunluluğu aranmadığını, sözleşme uyarınca hükmedilen gecikme cezasının ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, gecikme cezasının niteliği gereği ifaya eklenmesi gerektiğini, davacının BK.'nun 179.maddesine atıf yaparak müvekkili idarenin ya ifayı ya da gecikme cezasının isteyebileceği yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6102 sayılı TTK'nun 22.maddesi uyarınca bir tacir aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiası ile sözleşme cezasından indirim talep edemez hükmü gereğince davacının bu yöndeki iddiasının da reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede %0,5'i oranda gecikme cezasının öngörüldüğünü, davacının toplamda 21 gün gecikmeye düştüğünü ve gecikme halinde sözleşme bedelinin %0,5'i oranında ceza ödemeyi kabul ettiğini, davacının özgür iradesi ile imzaladığı sözleşme gereğince uygulanan gecikme cezasının fahiş ve hukuka aykırı olduğuna dair iddiasının hukuki mesnetten uzak olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeye göre ihale süresinin 150 gün olup gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5i oranında gecikme cezasının uygulanacağının belirtildiği, tacir olan davacının sözleşmeyi imzalarken cezai şart, teslim süresi ve şartları ile diğer hususları inceleyerek imzalaması gerektiği, TTK 22 maddesi uyarınca cezai şartın indirilmesi talebinde bulunulamayacağı, davacının sözleşme kapsamında davalıdan kaynaklanmayan ve mücbir sebep olarak değerlendirilmeyen sebeplerden dolayı 21 günlük gecikme ile edimlerini yerine getirdiği, bu durumda sözleşme uyarınca sözleşme bedeli üzerinden %0,5 oranında hesaplanacak ifaya bağlı gecikme cezasını davalıya ödemek zorunda olduğu, davalının bu oran üzerinden hesaplayarak davacı alacağından mahsup ettiği cezai şartın koşulları ve miktar yönünden kanun ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşıldığından davacının subut bulunmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu ve HMK 297.maddesine aykırı olduğunu, basiret ölçüsünün sözleşme ve işin vasıf ve mahiyetine göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalının idare olması nedeniyle sözleşme üzerinde özgür irade ile değişiklik yapma hakkının kısıtlandığını, sözleşmenin davalının malların seçim dönemine yetiştirilebilmesi kaygısıyla baskı üzerine imzalamak için 10 günlük süre olmasına rağmen aynı gün imzalandığını, sözleşmenin kurulmasının bayram arifesine denk gelmesi nedeniyle ihale süresinden 10 günlük kayba uğradığını, üretim aşamasında elektrik kesintisi ve dalgalanmaların yaşandığını, gerekli önlem alınmış olsaydı dahi öncesinde hiç meydana gelmeyen sıklıkta ve sürede elektrik dağıtım firmasından kaynaklı aksaklık yaşandığını, davalıdan istenen ek sürenin haksız yere kabul edilmediğini, cezanın ciddi miktarda yüksek olması nedeniyle müvekkilinin yıkımına sebep olacağını, cezanın bütün mallar üzerinden değil birim mal üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, yargıtay kararlarında da sözleşme bedelinden teslim edilmeyen malların sözleşme bedelinin anlaşılması gerektiğine yönelik kararlar verildiğini, işin geç teslimi nedeniyle zararın oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye konu malların geç tesliminden kaynaklı davalının uyguladığı gecikme cezasının haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasında davalı kurumun yüksek seçim kurulunun filigranlı oy pusulası ve zarf kağıdı alım işi için █████/2013 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede teslim süresinin 150 gün olarak kararlaştırıldığı, davacının zarf kağıtları açısından 2 günlük, oy pusulası kağıtları açısından 19 günlük gecikmeye neden olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmekle davacının ek süre taleplerinin yerinde olmadığı, sözleşmenin 34.2 maddesinde yer alan davacı yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5 oranında gecikme cezası uygulanacağına dair hüküm gereğince davacının malları geç teslim etmesinden kaynaklı gecikme cezasının sözleşme bedelinin tamamı üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nun 24, 6102 sayılı TTK'nun 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir boçlu, fahiş olduğu iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay’ca kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik ve sosyal durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şartı ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda bu yönler üzerinde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı şirketin ekonomik ve sosyal durumu yönünden dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ticari defter ve kayıtları, bilançoları, vergi dairesine verilen vergi beyannameleri vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken cezai şartın miktar yönünden kanun ve sözleşmeye uygun olduğu yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının bu yöne değinen istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde dava... İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!