Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, bayilik sözleşmesiyle verilen teminat mektubu ve akaryakıt alım taahhüdü cezai şartı borcunun menfi tespiti istinaf kararı.
Özet: Davacı bayinin, davalı tedarikçi ile arasındaki bayilik sözleşmesi ve protokolden kaynaklanan akaryakıt ve LPG alım taahhütlerini yerine getirdiğini iddia ederek, davalı tarafından minimum alım taahhüdünün ihlali gerekçesiyle tahsil edilen cezai şartların haksız olduğunu ve bu sebeple paraya çevrilen banka teminat mektupları tutarları için borçlu bulunmadığının tespiti ile tahsil edilen bedellerin istirdadını talep ettiği menfi tespit ve istirdat davasında, tarafların alım-satım yükümlülükleri, cezai şart koşulları ve teminat mektuplarının kullanılmasına ilişkin uyuşmazlık incelenmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2011 yılında ve daha sonra █████/2013 tarihli protokol ve ekleri akdedilerek █████/2018 tarihine dek müvekkilinin davalı bayisi olarak kesintisiz faaliyet gösterdiğini, sözleşmenin 17. maddesi gereği müvekkilinin davalıya olan toplam 1.000.000 USD kredi borcunun vadeler halinde davalıya ödendiğini, buna tekabul eden teminat mektuplarının 16. madde gereği davalıdan teslim alındığını, ayrıca sözleşmenin 16. maddesi gereği ... ... şubesi █████/2013 tarihli TMDZ13-197554 sayı 250.000 USD tutarlı, █████/2018 tazmin tarihli teminat mektubu ile aynı bankasın █████/2013 tarihli TMDZ13-197557 sayı 200.000 USD tutarlı, █████/2018 tazmin tarihli olmak üzere toplam 450.000 USD tutarında teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, █████/2018 tazmin tarihli teminat mektubunun içerdiği borçlar ve riskler ortadan kalktığından ihtarname ile iadesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde protokolün 8. maddesi gereği müvekkilinin asgari alım taahhüdünde bulunduğu, 9. madde gereği cezai şart talep edeceklerini belirterek akaryakıt yönünden 26.647,74 USD, LPG alımı yönünden 124.761 USD olmak üzere 151.408,74 USD cezai şart alacakları olduğunu beyan ederek teminat mektubunu iadeden imtina ettiğini, banka tarafından 250.000 USD tutarlı teminat mektubu vadesinin █████/2018 tarihine dek uzatıldığını, müvekkili tarafından █████/22018 tarihinden sonra bayilik ilişkisinin sona ereceği ve müvekkili tarafından yenilenmeyeceği, ariyet malzeme ve donanımlarının 7 gün içinde teslim alınmasının ihtarname ile tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmalar gereği müvekkilinin tüm alım taahhütlerine aynen uyduğunu, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin akaryakıt ihtiyacı hususunda davalının çok kez taahhütlerini geciktirdiğini, müşterilere yakıt yetiştirilemediğini, müvekkilinin LPG alımı hususunda davalıya karşı herhangi bir borç ve yükümlülüğünün doğmadığını, akaryakıt alımı hususunda da hiç bir borç ve yükümlülüğünün olmadığını, davalının 200.000 USD tutarlı teminat mektubunun 175.688 USD bölümünü tahsil ettiğini, 24.312 USD kısmını içeride bıraktığını, müvekkilinin davalıya LPG ve akaryakıt cezai şart borcu bulunmadığını, Gebze 5. Noterliğinden █████/2018 tarihli ihtarname ekinde haksız tazmin edilen faturaların iade edildiğini belirterek tazmin edilen 175.688 USD tutarda müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve bu bedelin teminatın paraya çevrildiği tarihten itibaren ABD dolarına uygulanacak en yüksek faizi ile istirdadına ve 24.312 USD borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki beyanlarını tekrarla davalı elinde bulunan █████/2018 tarihli olup bilahare █████/2018 tarihine kadar uzatılan TMDZ13-107554 nolu ve 250.000 USD tutarında teminat mektubu nedeniyle borçlu bulunmadıklarının ve bu bedeli içeren ilgili teminat mektubunun bedelsizliğinin tespitine, davanın devamı esnasında teminat mektubu paraya çevrildiği takdirde ABD dolarına uygulanan en yüksek faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin █████/2013 tarihli bayilik sözleşmesi, protokol, ariyet sözleşmesi ve diğer sözleşmelere dayandığını, davacı bayi tarafından █████/2013 akit tarihinden itibaren geçerli olmak ve yerine getirilmek üzere yeni taahhütler verildiğini, bayilik sözleşmesinin 10. maddesi ve protokolün teminat verme yükümlülüğü başlıklı 16. madde kapsamında ürün alımından kaynaklanan borçlarının, her türlü cezai şart borçlarının ve kurumsal kimlik ile otomasyon sistemi dahil olmak üzere tüm ariyet malzemelerinin teminatı olarak müvekkiline banka teminat mektubu verildiğini, protokolün 8. maddesinde davacı bayinin başlangıcı █████/2013 bitiş tarihi █████/2018 olan protokol süresince perakende satış yapmak üzere 11.250 m³ beyaz ürünü, 5000 ton LPG'yi, 5 ton madeni yağı ...'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, protokolün 9. maddesinde asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartın belirlendiğini, davacı bayinin eksik alımları ve bu alımlara tekabul eden cezai şart tutarlarının tablo olarak gösterildiğini, müvekkili tarafından akaryakıt istasyonunda kullanılması ve akaryakıt işletmeciliği yapılabilmesi için ariyet sözleşmesi gereğince davacıya ariyet olarak menkuller verildiğini, ariyetlerden 1 adet 362 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, 1 adet 7,5 hp kompresör ve 1 adet 150 bar yıkama makinesinin müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin görevlendirdiği servis yetkilerinin █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde davacı bayi istasyonuna gittiğini ancak davacı yetkilileri tarafından bir kısım ariyetlerin demontajına müsaade edilmediğini, sökümüne izin verilmiş olan ariyetlerin tutanak altına alındığını, sökülemeyen ariyetlerin bedeli olan 55.460,00 TL bedelli fatura ve sökülen ariyetlerin söküm bedeline ilişkin olarak 24.460,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davaı bayinin verdiği teminatların borcuna mahsup edildiğini, banka teminat mektuplarının kısmi tahsili sonucunda davacı bayinin borç bakiyesinin 112.858,01 TL olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında █████/2013 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol ile aynı tarihli ariyet sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık sürenin sonu olan █████/2018 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin 10. maddesi ve protokolün teminat verme yükümlüğü başlıklı 16. maddesi kapsamında davacı bayi tarafından ürün alımından kaynaklanan borçların, her türlü cezai şart borcunun ve ariyet malzemelerinin teminatı olarak davalıya verilmiş olan 450.000 USD tutarındaki banka teminat mektubunun sözleşme sonuna kadar ...'de tutulacağının kararlaştırıldığı, protokolün 16. maddesi gereğince davacı bayi tarafından davalıya verilen ...Şubesine ait █████/2013 tarih TMDZ13-107557 nolu 200.000 USD bedelli teminat mektubunun 175.688 USD karşılığı 1.043.885,39 TLnin davalı talebi ile █████/2018 tarihinde tazmin edildiği, ...şubesi ait █████/2013 tarih TMDZ13-107554 nolu 250.000 USD bedelli teminat mektubunun ise 24.366,40 USD karşılığı 131.639,48 TL kısmının █████/2019 tarihinde tazmin edildiği kalan 225.633,60 USD kısmı için teminat mektubu iadesi yapılarak iptal edilmiş olduğu hususlarının ... ... şubesinin █████/2021 tarihli cevabi yazısı ile bildirildiği, █████/2013 tarihli protokolün asgari ürün alım taahhüdünü düzenleyen 8. maddesinde bayinin protokol süresince 11250 m³ beyaz ürün, 5000 ton LPG ve 5 ton madeni yağ satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartı düzenleyen 9. maddesinde ise sözleşmenin süresinin sonunda veya fesih tarihinde asgari mal alım taahhüdü maddesinde taahhüt edildiği halde satın alınmayan beher m³ beyaz ürün için 90 USD, beher ton LPG için 39 USD, beher ton madeni yağ için 2.000 USD cezai şart bedelinin ...'ye ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının 5 yıllık sözleşme süresi içerinde toplam 11793 m³ beyaz ürün, 1550 ton LPG aldığı, protokol kapsamında taahhüt edilen beyaz ürün miktarından 457 m³, LPG miktarından ise 3450 ton eksik alım yapıldığı, protokolün 9. maddesine göre yapılan hesaplamada beyaz ürün için beher ton 90 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının 41.138,10 USD, LPG için beher ton 39 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının ise 134.550 USD olmak üzere asgari ürün alımı taahhüdünü ihlalden kaynaklanan toplam cezai şart tutarının 175.688,10 USD olarak belirlendiği, bu tutarın TL karşılığının ise 1.075.984,20 TL olduğu anlaşılmakla sözleşme süresi sonunda davalının protokolün 8 ve 9. maddelerine dayalı olarak ifaya ekli cezai şart niteliğindeki ürün alım taahhüdünden kaynaklanan 1.075.984,20 TL cezai şart alacağının gerçekleştiği ve bu alacağın tahsilinin protokolün 16. maddesi, bayilik sözleşmesinin 19. maddesi kapsamında davacı tarafından verilen teminat mektubunun tazmini suretiyle tahsilinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki imzalanan ariyet sözleşmesinin 5. maddesi gereğince davalı tarafından davacıya ariyet malzemeleri teslim tutanağı ile ariyet verilen mallardan davacı uhdesinde kalan ve iade edilmeyen 1 adet kompresör, 6 adet dalgıç pompası, 1 adet akaryakıt pompası ve 1 adet yıkama makinesi bedelinin bilirkişilerce piyasa araştırması ve kullanım süreleri dikkate alınarak rayiç bedelleri toplamının 19.635,20 TL olarak belirlendiği, ariyet sözleşmesinin 5. maddesinde ariyet söküm bedelinden davacının sorumlu olduğu kabul edilmekle bilirkişilerce ariyet söküm bedelinin 16.100,25 TL olarak belirlendiği, yine protokolün 13. maddesi kapsamında 2*601,80 TL otomasyon hizmet bedelinden davacı bayinin sorumlu olduğu, bayilik sözleşmesi ve protokol sözleşmesinin süresinin sonunda davalının davacıdan 1.075.984,20 TL ifaya ekli cezai şart alacağı, 19.635,20 TL iade edilmeyen ariyet malzemelerin bedeli, 16.100,25 TL ariyet söküm bedeli, 1.203.60 TL otomasyon hizmet bedeli olmak üzere toplam 1.112.923,25 TL alacağının bulunduğu, davalının asıl davaya konu edilen 200.000 USD tutarındaki teminat mektubunun 175.688 USD'sine karşılık gelen 1.043.885,39TL'sini nakde çevirerek tahsil ettiği, yine birleşen davaya konu 250.000 USD tutarındaki teminat mektubunun 24.366.40 USD'sine karşılık 131.639,48 TL'nin tazmini ile nakde çevrilen teminat mektupları bedeli toplamı 1.175.524,87 TL'den davalının yukarıda hesaplanan toplam 1.112.923,25 TL alacağının mahsubu ve yine davalı tarafından teminat mektubundan tahsil edildiği anlaşılan ancak istenebilir olduğuna dair sözleşme hükmü veyahut taraflar arasında uygulanagelen teamül haline almış bir uygulama bulunmayan 21.290,76 TL vade farkı faturasının haksız tahsil edildiği, neticede toplam 83.892,38 TL teminat mektubu bedelinin haksız tazmin edildiği sonuç ve kanaatine varılarak asıl davada 200.000 USD bedelli teminat mektubunun nakde dönüşmeyen 24.312 USD tutarı yönünden kanıtlanan menfi tespit talebinin kabulüne, bakiye 175.688 USD teminat mektubunun davalının bayilik sözleşmesi, protokol ve ariyet sözleşmesi kapsamında gerçekleşmiş olan alacağına dayalı olarak tazmin edilmesi nedeniyle asıl davada davacının istirdat talebinin reddine, birleşen davada 250.000 USD bedelli teminat mektubunun 83.892,38 TL'ye karşılık gelen (teminat mektubunda tazmin halinde cari döviz alış kurunun esas alınacağı belirtildiğinden █████/2019 tazmin tarihi itibariyle döviz kuru 5,4025) 15.528,43 USD haksız tazmin edilen teminat mektubu bedelinin istirdadına, birleşen davada tazmin edilen 8.837,97 USD teminat mektubunun davalının haklı tazmin talebi nedeniyle nakde dönüştüğü anlaşıldığından bu miktara yönelik birleşen davada istirdat talebinin reddine, 250.000 USD bedelli teminat mektubunun kalan 225.633,60 USD kısmı için mektup iadesi yapılarak iptal edildiği anlaşıldığından bu miktara ilişkin birleşen dava konusuz kaldığından karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararda aleyhe hususları kabul etmediklerini, asıl davada teminat mektubu bedelinin istirdatına yönelik talebin reddi kararının yerinde olmadığını, kök ve ek raporlarda cezai şart koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında salt yapılan tonaj hesaplamalarının dikkate alındığını, ancak her yıl bazında müvekkilinin tonaj taahhütlerinin yerine gelip gelmediği hususunda ihtarname çekilmesi sureti ile temerrüde düşürülmesi gerektiği hususundaki tespit ve uyarılarının dikkate alınmadığını, beyaz ürün cezai şart yükümlülüğü ile ilgili olarak davalı tarafın herhangi bir hak ve alacağının mevcut olmadığını, her ne kadar müvekkili tarafından davalı tarafla akdedilen sözleşmedeki hedeflere yakın bir miktarda satış yapılmış ise de, davalı taraf 457 m3 açık kaldığını gerekçe göstererek müvekkilin teminat mektubunu m3 başına 90 ABD Doları bedel tahakkuk ettirerek paraya çevirdiğini, sözleşmenin fesih edildiği 2018 yılı yaz sonu dönemde yaşanan ağır ekonomik kriz ve döviz krizi nedeni ile piyasaların nefes alabilmesi için KHK'ların çıkartıldığını, pek çok sektör yönünden ABD Doları kullanımı ve sözleşme tanziminin kısıtlandığını, anılan dönem itibarı ile sözleşme sisteminin çöktüğünü, buna rağmen davalı tarafın yine de m3 başına 90,00 ABD Doları bedel uygulayarak teminat mektubunu paraya çevirdiğini, kök raporda hesaplama yapılmakla birlikte cezai şartın istenemeyeceğinin belirtildiğini, davalının 5 yıllık süreçte müvekkil şirkete yıllık veya diğer periyodlarda dönemler halinde hiç bir uyarısı, ihtarı ve çekincesi mevcut olmadığını, faturalarda matbu olarak yer aldığı belirtilen sözde ihtirazi kayıtların taahhüdün gerçekleşmediği yahut hedeflerin gerisinde kalındığı hususunda hiç bir şekilde somut ve belirli bir ihtar içeriğine sahip olmadığını, sadece genel işlem şartı hükmündeki sözde ihtirazi kayıtların hedefler tutturulsa dahi fatura ilgilisine gönderilmekte olduğunu, hem önceki dönemlerde müvekkil tarafından yapılan mal tedarikindeki eksikler hususundaki ihtarları ve hem de davalı tarafın taahütlerde eksiklik varsa bu hususta, beş yıllık süreçte, müvekkilin sözleşmenin bitimine 5 ay kala gönderdiği ihtarına karşı daha sonra cevap mahiyetinde ilettiği mukabil ihtarı haricinde, 4 yıl 8 ay süre ile tamamen hareketsiz ve sessiz kaldığını, davalı şirketin otogaz (lpg) ile ilgili de hiç bir cezai şart alacağının bulunmadığını, davalı tarafın dava dışı ... A.Ş. ile müvekkilin otogaz alım sözleşmesini ve otogaz alımını kabul ettiğini, raporda otogaz lpg satış taahhüdü kapsamında eksik alınan ürün için cezai şartın uygulanacağı konusunda herhangi bir ihtirazi kayıt ya da bilgilendirmenin dosya kapsamında tespit edilemediğinin belirtildiğini, davalı tarafın uzun dönem devam eden ticari ilişki çerçevesinde, lpg otogaz alımı hususunda da, aynen beyaz üründe olduğu gibi, müvekkile hiç bir ihtar, ihbar, uyarı yahut ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, birleşen davada tazmin edildiği belirtilen 8.837,97 USD teminat mektubunun davalının haklı tazmin talebi nedeniyle nakde dönüştüğü hususunun da hatalı olarak değerlendirildiğini, müvekkilinin protokol, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi gereği, davalıya karşı tazmin edilmesi gereken bir borç ve yükümlülüğünün bulunmadığını, gerekçeli kararda 8.837,97 USD tutarındaki teminat mektubu kısmının neden dolayı tahsil edildiğinin yeterince açıklığa kavuşturulmadığını, red gerekçesinin tamamen muğlak kaldığını, karar gerekçesinin eksik ve belirsiz olduğunu, müvekkil aleyhinde hükmedilen vekalet ücretleri ile reddolunan kısımlarla ilgili olarak tahakkuk ettirilen harç ve masraflara da itiraz ettiklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ariyet bedeli ve söküm bedelleri konusunda eksik tayin edilen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, sözleşmenin feshi durumunda davacıya bırakılan ariyetlerin eksiksiz olarak müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, ihtara rağmen ariyet olarak bırakılan malların bir kısmının teslim edilmediğini, sökülemeyen ariyetlerin bedeli olan 55.460,00 TL bedelli fatura ve sökülen ariyetlerin söküm bedeline ilişkin olarak 21.476,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, bilirkişi raporunda 9.635,20 TL ariyet bedeli ve 16.100,25 TL ariyet söküm bedeli olarak tespit edilen bedellerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, fiyatlandırmanın, ariyetlere ilişkin sunulan faturalardan da görüldüğü üzere son derece düşük olduğunu, rapora itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından piyasa araştırması yapılmadan ve rayiç bedel belirlenmeden tespit edilen bedelin hükme esas alındığını, vade farkı faturasının haksız olmadığını, sektör olarak vade farkı uygulamasının teamül haline geldiğini, davacının vade farkı faturasını süresinden sonra iade ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının teminat mektupları nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava menfi tespit ve istirdat, birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davac tarafın istinaf itirazları yönünden, dosya kapsamına uygun denetime elverişli ve açık bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmiş olmasına, taraflar arasındaki protokolün 8. ve 9.maddeleri gereğince yıllık değil sözleşme süresi boyunca asgari alım taahhüdünün ve asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şartın kararlaştırılmış olmasına, kaldı ki davalının sunduğu faturalarda da ihtirazi kayıtların bulunmasına, hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uygun olmasına, harç ve masrafların doğru olmasına, davalı tarafın istinaf itirazları yönünden, davalı tarafından davacı bayiye verilen ariyetlerin bir kısmı iade edilmekle iade edilmeyen ariyetlere ilişkin bedel ve iade edilen ariyetlere ilişkin söküm masraflarının bilirkişi tarafından yapılan araştırılmalara göre hesaplanmış olmasına, davalının vade farkı faturasının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmasının yeterli olmamasına, vade farkı alacağının talep edilebilmesi için sözleşme hükmü veya taraflar arasında teamül bulunmasının gerekmesine, bu şartların somut olayda gerçekleşmemesine göre taraf vekillerini istinaf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Birleşen davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
c)Asıl davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.837,80 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.459,45 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭7.378,35‬ TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
d)Birleşen davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 64.088,42 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 16.022,10 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭48.036,32‬ TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!