Göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafilerinin temyiz itirazlarına rağmen Yargıtay tarafından oy birliğiyle onanması.
Özet: Yargıtay, cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunu yasal süre aşıldığı gerekçesiyle reddederken, sanık müdafilerinin göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarını ise, yerel mahkemece bozma sonrası verilen hükmün hukuka uygun olduğu, eylemin sanık tarafından işlendiğine dair yeterli ve tutarlı kanıtların bulunduğu, tüm iddia ve savunmaların değerlendirildiği, suçun doğru nitelendirildiği ve karardaki maddi hataların bozmayı gerektirmeyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle reddederek, mahkumiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Göçmen kaçakçılığıHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onamaYapılan ön inceleme neticesinde;O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği belirlenmiştir.Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan bozma üzerine Yerel Mahkemece mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafilerinin temyiz isteği; atılı suçu işlediğine dair her türlü, şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şikayetçi ...'ın beyanları arasında çelişki bulunduğu, tanık F.K.'nın sanığı tanımadığını belirttiği, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ve vesaireye ilişkindir.III. GEREKÇESanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 06.12.2009 yerine 06.12.2010 olarak gösterilmiş ve gerekçeli kararda iddia makamının mütalaası bölümünde sanık müdafiinin savunması yazılmış ise de bu hususlar mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozmayı gerektirmediği anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARA. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi YönündenTemyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından karar tarihinden itibaren bir aylık süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı Kanun'un 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, O yer Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,B. Sanık Müdafilerinin Temyizi YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.01.2025 tarihinde karar verildi.