Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, kambiyo senetleri üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin menfi tespit davasında, borcun suç örgütü tehdidi altında oluştuğu iddialarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların ekonomik zorluklar nedeniyle bir suç örgütü tarafından baskı ve tehdit altında zorla imzalattırıldığını iddia ettikleri çek ve senetlerden doğan borçlar için menfi tespit talebinde bulundukları bir davayı incelemektedir; davacılar, davalı ile herhangi bir ticari ilişkileri olmadığını ve takibe konu kambiyo senetlerinin haksız olduğunu savunurken, davalı taraf vekili ise borcun gerçek olduğunu, davacıların rızalarıyla senetleri verdiklerini ve icra takipleri ile telefon görüşmeleri gibi delillerle borcu kabul ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
KARAR NO
: ████████ ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: DR. ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
ESAS NO
: █████████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine 91.000,00 TL bedelli ve 201.000,00 TL bedelli çekler ile 100.000,00 TL bedelli bonoya istinaden toplam 392.000,00 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkillerinin davalı ... ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, takibe konu çekler ve senet nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadıklarını, müvekkili ...'nün halı ve mobilya mağazası işlettiğini, diğer müvekkili ...'nün ise müvekkili ...'nün kızı olduğunu, müvekkillerinin 2009 yılında ekonomik zorluk içerisine girdiklerini, ceza soruşturması yapılan dava dışı ...'ın yönetici olduğu suç örgütü tarafından baskı ve tehditle müvekkillerinin borçlandırıldığını, takibe konu çeklerin ve senedin zorla imzalattırıldığını, 201.000,00 TL bedelli çekteki parafların müvekkiline ait olmadığını, 91.000,00 TL bedelli çekin miktar kısmındaki tahrifat yapıldığını, parafın müvekkiline ait olmadığını, 100.00,00 TL bedelli senedin zorla ve boş olarak imzalattırıldığını, yazıların müvekkiline ait olmadığını, takipten sonra suç örgütünün baskısı ve tehditi nedeniyle icra takibinin ulaştığı rakam olan yaklaşık 485.000,00 TL bedel için müvekkilinden zorla bu miktarda ayrı bir senet daha alındığını, senedin soruşturma kapsamında ele geçirildiğini ve emanete alındığını, davalı ...'ün yetkili ve meşru hamil olmadığını, çekleri davalı ...'ün bankaya ibraz etmediğini, çeklerdeki ... yazı ve imzasının davalıya ait olmadığını, çeklerin suç örgütü üyesi olan başka şahıslar tarafından bankaya ibraz edildiği halde davalı ...'ün isminin yazılarak işlem yapıldığını, davalı ...'ün ceza mahkemesindeki beyanında davacıları tanımadığını, dava dışı ...'e 392.000,00 TL verdiğini, karşılığında takibe konu çekleri ve senedi aldığını beyan ettiğini, şahitler huzurunda ... tarafından imzalanan belgede bu kişinin davalı ...'ü tanımadığını, takibe konu çekleri ve senedi davacılardan almadığını, davalı ...'e beyaz ciro dahil hiçbir şekilde çek ve senet vermediğini beyan ettiğini, tefecilik yaparak çıkar sağlayan suç örgütünün ödenmeyen çek ve senetleri davalı ... ve aynı dosyada yargılanan şahıslar adına icra takibine koyduğunu, bu kişilerin alacaklı gösterildiğini, icra dosyalarında gerçekte alacaklı olmadıklarını belirterek takibe konu çekler ve bono nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı iddialarının doğru olmadığını, iddianame kapsamına göre davacıların takibe konu çekleri ve senedin kendi arzu ve istekleri ile verildiğini, davacı ... ile ...'a ait iletişim tutanağındaki telefon konuşmalarına göre ihtilafa konu alacağın davacılar tarafından kabul edilen gerçek bir alacak olduğunu, alacağın ödenmesi için süre talep edildiğini, müvekkilinin alacağının gerçek olduğunu, davacıların █████/2009 ve █████/2010 tarihli haciz tutanaklarında takibi ve borcu kabul ettiklerini, davacıların borcu hiç ödememek veya daha az ödemek için davayı açtığını, █████/2012 tarihli protokolün de bu niyetin delili olduğunu, dava dışı ...'in ceza soruşturmasına maruz kalmamak adına senetleri cirosuz devrettiğini inkar ettiğini savunarak davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında takipteki alacağın temlik edilmesi üzerine davalı temlik alan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların beyanının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu çekler ve bononun zorla imzalatılmadığını, dolu olarak imzalanmış olduğunu, davacılardan ... ile dava dışı ... arasında sık sık telefon görüşmesi yapıldığını, bu görüşme kayıtlarından davacıların borçlarının ödenmesi için süre talep ederek anlaşmaya çalıştıklarını, bu görüşmelerden dava konusu icra dosyasının kapanması için ödenmesi gereken toplam borcun 485.000,00 TL ile 490.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın ... ile hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığını iddia etmelerine rağmen dava konusu icra dosyası üzerinden yapılan █████/2009 ve █████/2010 tarihli haciz tutanaklarında borcu ve takibi kabul ettiklerini ayrıca taraflar arasında █████/2012 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokole göre davalı ...'ün icra dosyasındaki avukata emanet edilen 190.000,00 TL'nin anlaşma sağlanırsa ...'e, sağlanmaz ise icra dosyasına yatırılmasının kararlaştırıldığını, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından paranın icra dosyasına yatırıldığını, bu hususun çekler ve bononun sahte olması veya zorla imzalatılması iddiasını çürüttüğünü, Yargıtay uygulamalarına göre tefecilik suçunda borçlunun suçun mağduru olarak kabul edilmediğini savunarak davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, gerek davacıların ağır ceza mahkemesi dosyasındaki beyanlarından ve gerekse dosyada toplanan delillerden, davaya konu olan 91.000,00 TL ve 201.000,00 TL bedeli 2 adet çek ile 100.000,00 TL bedelli 1 adet bonodaki sahtecilik ve tahrifat iddialarının kabul edilmediği, 2 adet çek ve 1 adet bono ile bu davaya konu olmayan 485.000 TL. bedelli 1 adet bononun, davacılar tarafından tefecilik yoluyla alınan borç para karşılığında, dava dışı ... ve ...'a imzalanarak verildiği, imza inkarının bulunmaması karşısında dava konusu 2 adet çek ve 1 adet bonodaki yazılar davacılara ait olmasa dahi bu çekler ve bononun geçerli olduğu, dava konusu bu 2 adet çek ve 1 adet bonodan dolayı önceki davalı ... tarafından 392.000TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile beraber toplam 409.268,99 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dava dışı ... ve ... yönünden kesinleşen tefecilik suçuna ilişkin mahkumiyet kararına göre, bu 2 adet çek ve 1 adet bono ile bu davaya konu olmayan 485.000,00 TL'lik bononun davacıların 160.000,00 TL' lik borcuna karşılık tefecilik yoluyla ... ve ... tarafından alındığı ve bu 2 adet çek ile 1 adet bononun ... ve ... tarafından ... aracılığıyla icra takibine konulduğu, her ne kadar ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı yok ise de; ... hakkında tefecilik suçundan değil, suç örgütüne yardım etmek suçundan kamu davası açıldığı, önceki davalı ... hakkında tefecilik suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmaması nedeniyle ... yönünden 6098 s. TBK'nın 74. maddesi gereğince mahkemeyi bağlayacak bir ceza hükmünün bulunmadığı, ancak mahkemenin ceza dosyasındaki delillerden yararlanmasına engel bir yasa hükmünün de bulunmadığı, buna göre; önceki davalı ...'ün de sanık olarak yargılandığı davaya ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı kararında, bu dava konusu iddialar 11. olay adı altında anlatıldığı, ceza mahkemesi tarafından, ... ve ...'ın dava konusu 2 adet çek ve 1 adet bonoyu, tefecilik sonucu (160.000 TL.'lik borca karşılık) davacılardan aldıkları ve bunları ... aracılığıyla takibe koyduklarının kabul edildiği, bu kabule dayalı mahkumiyet kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalı ...'ün de bu davaya konu olan 2 adet çek ve 1 adet bonoyu, ceza mahkemesinin kabulü dışında nasıl elde ettiğini ispat edemediği, davalı tarafın dayandığı █████/2012 tarihli protokol içeriğinin açıkça takibe konu borcu kabul anlamına gelmeyip kambiyo senetlerine mahsus yoluyla hacze ilişkin icra takibinden dolayı borçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olarak değerlendirildiği, Konya 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takip dosyasında ...'nün █████/2009 tarihli dilekçesindeki borca ve takibine itirazının olmadığı, teminatın iadesine muvafakat ettiği, kızı ...'nün vekaletine istinaden ... adına da teminatın iadesini muvafakat ettiği yönündeki beyanları ile █████/2009 tarihli haciz tutanağında her iki davacının borca ve takibe itirazlarının olmadığı ve teminatın iadesine muvafakat ettikleri yönündeki beyanlarının ve █████/2010 tarihli ihtiyati haciz tutanağındaki davacı ...'nün borcu ödemeye çalışacağına ilişkin beyanlarının haciz baskısı altında yapılmış beyanlar olduğu, menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği, ceza mahkemesindeki olaya ilişkin kabul ve toplanan deliller gözönünde bulundurularak, dava konusu 2 adet çek ve 1 adet bononun, davacılar tarafından alınan borca karşılık, tefecilik yapan ... ve ...'a imzalanarak verildiği, ... ve ...'ın da ... aracılığıyla bunları takibe koydukları, borç alacak ilişkisinin ... ve ... ile davacılar arasında olduğu, davacılar ile ... arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığı, ...'ün bu 2 adet çek ve 1 adet bonodan dolayı iyi niyetli ve yetkili lehtar ve hamil olarak kabul edilemeyeceği, ... ve ...'ın davacılardan alacaklı olduğu miktar kadar davacılardan alacaklı olacağı kabul edilmekle ceza mahkemesinin kesinleşen kararına göre davacılar dava dışı ... ve ...'a 160.000,00 TL borçlu olduğu, dava konusu takibe konu alacağın ...'e temlik edilmiş olduğu, TTK 188/1 maddesine göre temlik edene karşı ileri sürülebilecek şahsi defilerin temlik alana karşı da ileri sürülebileceği, temlik eden ...'ün davacılardan sadece 160.000,00 TL alacaklı olması karşısında davalı ...'in de davacılardan sadece 160.000,00 TL alacaklı olduğu, davacıların takibe konu 392.000,00 TL'lik asıl alacağın sadece 232.000 TL.'lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadıkları, 160.000,00 TL'lik kısmından dolayı borçlu oldukları kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine, rapora göre asıl borç 160.000,00 TL kabul edildiğinde, █████/2011 tarihi itibariyle davacıların 81.384,02 TL. fazla ödemelerinin bulunduğu ayrıca, █████/2014 tarihindeki 190.000 TL.'lik ödeme ile █████/2015 tarihindeki 37.597,00 TL'lik ödemenin de fazla ödeme olduğu sonucuna varılmakla fazla ödemelerin 2004 s. İİK'nın 72/6 maddesi gereğince istirdatına, kabul edilen kısmı yönünden takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı kabul edilerek davacılar lehine %40 olduğu tazminata, reddedilen kısmı yönünden, ihtiyati tedbirin haksız olduğu sonucuna varılarak davalı lehine yine %40 oranında tazminata karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe konu senetlerin kambiyo vasfında olmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, önceki davalı ...'ün yargılandığı ağır ceza mahkemesi dosyasında █████/2011 tarihli talimat yoluyla alınan beyanında davacıları tanımadığını, ...'in borcuna karşılık kendisine verilen çeklerden davacıların isminin yazılı olduğunu, ... Ve ...'ın babalarını tanıdığını beyan etmiş olup bu beyan nedeniyle davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini, takibe konu evrakların tefecilik yapan ... ve ... ... imzalanarak verildiği, ... aracılığı ile takibe koyulduğu, borç para ilişkisinin bu kişilerle olduğu, davacı ile ... arasında borç alacak ilişkisinin bulunmadığının isabetli şekilde mahkemece kabul edildiğini, bu kabule göre ...'ün gerçek alacaklı olmadığının sabit olduğunu, ... hakkında ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bu durumun suçun olmadığı anlamına gelmediğini, red edilen kısım yönünden davalı lehine verilen tazminatın yerinde olmadığını, teminatın müvekkillerine iadesi yerine kesinleşme üzerine davalıya tazminata mahsuben ödenmesine yönelik verilen kararın hatalı olduğunu, kabul edilen kısım yönünden tedbirin kesinleşme beklenmeksizin kaldırılmasına yönelik verilen kararın hatalı olduğunu, kararın kesinleşmesine kadar tedbirin devam etmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı temlik alan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ağır ceza mahkemesi kararının █████/2022 tarihinde değil █████/2020 tarihinde kesinleştiğini, 160.000,00 TL borç için 392.000,00 TL bedelli senet ve çeklerin alındığı yönündeki beyanın davacıların soyut beyanı olduğunu, ...'ün beraat ettiğini, yargıtay kararlarında tefecilikten alacaklı olana mahkumiyet kararı verilmesinin gerçek bir alacak olarak kabul edildiğini, ...'ün çeklere ve senedi nasıl elde ettiğini ispat edemediği yönündeki gerekçesinin senetlerin illiyetten mücerret olduğu ilkesine aykırı olduğunu, █████/2012 tarihli protokol içeriğinin borcu kabul anlamına gelmediğine ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davacıların sahtecilik iddia etseler de asıl amaçlarının çek ve senetleri hiç ödememek veya indirimli ödemek olduğunu, ihtiyati haciz aşamasından sonraki █████/2009 ve █████/2020 tarihli beyanların davacıları bağlayacığını, istirdata hükmedilen miktarın doğru olmadığını, aleyhe hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden kötüniyetin açıklanmadığını, reddi hakim taleplerinin istinafı kabil olmak üzere geri çevrildiğini, bu konudaki beyanlarının haklı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların takibe konu çekler ve bono nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava konusu çeklerden birincisinin; ... Şubesi'ne ait olup, davacı ... tarafından keşide edilen, █████/2009 keşide tarihli, 91.000 TL. bedelli çek olup, hamiline yazılı olduğu, diğer davacı ...'nün cirosu sonucu ...'e intikal ettiği, dava konusu çeklerden ikincisinin; yine ... Şubesi'ne ait olup, davacı ... tarafından keşide edilen, █████/2009 keşide tarihli 201.000 TL. bedelli çek olup, hamiline yazılı olduğu, diğer davacı ...'nün cirosu sonucu ...'e intikal ettiği, dava konusu bononun ise ; düzenleyen ... tarafından, lehtar ... lehine düzenlenen, █████/2009 düzenleme, █████/2009 ödeme tarihli ve 100.000 TL bedelli bono olduğu, davacılardan ...'nün bu bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığı görülmüştür.
Davaya konu Konya 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, takip alacaklısı ... tarafından █████/2009 tarihinde, dava konusu 201.000,00 TL ve 91.000,00 TL bedelli 2 adet çek ile 100.000,00 TL bedelli 1 adet bono olmak üzere toplam 392.000,00 TL asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş 2.464,79 TL faiz, 14.600,00 TL çek tazminatı, 160,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 44,20 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 409.268,99 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra icra takibi başlatıldığı, takip kesinleştikten sonra █████/2009 tarihli haciz tutanağında davacı borçlular ... ve ...'nün "borca ve takibe itirazımız yok, teminatın iadesine muvafakat ediyoruz" şeklinde beyanda bulundukları, yine █████/2010 tarihli haciz tutanağında borçlu ...'nün "bir gün mehil verilsin, borcu ödemeye çalışacağım" şeklinde beyanda bulunulduğu, icra dosyası içinde bulunan █████/2012 tarihli protokolde; takip borçlusu ... tarafından, alacaklı ... vekili Av. ...'a haricen 190.000,00 TL verileceği, alacaklı vekilinin protokolde yazılı taşınmaz üzerindeki haczi kaldıracağı, muhafaza altında bulunan ev eşyaları üzerindeki haciz baki kalmak kaydıyla yediemin değişikliği yapılarak borçluya teslim edileceği, █████/2012 tarihine kadar alacaklıyla borçlunun haricen anlaşamaması durumunda bu protokol ile ...'a ödenen 190.000,00 TL'nin alacaklı vekilince icra dosyasına yatırılacağı, diğer menkul ve gayrimenkul üzerindeki hacizlerin duracağının kararlaştırıldığı, protokolün borçlu ... ve vekili ile alacaklı vekili Av. ... tarafından imzalandığı, takibi başlatıldığı takip alacaklısı ...'ün, Konya 2. Noterliği'nin █████/2017 gün ve 08321 yevmiye nolu alacağın devri belgesiyle, bu takip dosyasındaki 657.655,49 TL.'lik alacağın aslını bütün ferileri ile birlikte ...'e temlik ettiği, daha sonra ... tarafından düzenlenen temlik belgesine göre temlik alan takip alacaklısı ...'in, Konya 2. Noterliği'nin █████/2018 gün ve 07140 yevmiye nolu alacağın devri belgesiyle, bu takip dosyasındaki 694.812,76 TL'lik alacağın tamamını ferileriyle birlikte ...'e temlik ettiği görülmüştür.
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2015 gün ve ████████ E. ████████ K. sayılı kesinleşmiş ilamının incelenmesinde; davacılar ... ve ... ile dava dışı diğer müşteki ve katılanların şikayeti üzerine, sanıklar ..., ... ve ... ile dava dışı 24 kişi aleyhine, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, yardım etme, tefecilik, 6136 Yasa'ya muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, yağma, görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davası olduğu, davacıların iddialarına konu olan 11 nolu eyleme ilişkin olarak, davacı ...'nün ... ve ...'dan geri ödemesi 485.000,00 TL olan toplam 160.000,00 TL borç para aldığı ve karşılığında önce 485.000,00 TL'lik, daha sonra da 291.000,00 TL ve 91.000,00 TL bedelli çek ile 100.000,00 TL'lik bono verdiği, sanıkların sonradan verilen çek ve senetleri ... aracılığıyla icraya koydukları kabul edilmek suretiyle, ... ve ...'ın iddianamede 11 nolu olay olarak anlatılan eylemler ile bu davaya konu olmayan diğer eylemler nedeniyle tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, ... hakkında tefecilik suçundan dava bulunmadığı, sadece suç örgütüne yardım etme suçundan dava açıldığı, bu suçtan da ...'ün beraatine karar verildiği, ceza mahkemesi tarafından davacıların şikayetine konu 11. olay ile ilgili suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, ... ve ... hakkındaki tefecilik suçuna ilişkin mahkumiyet kararının Yargıtay denetiminden geçerek █████/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan suç duyurusu üzerine, ... ve diğer şüpheliler aleyhine malvarlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak suçundan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ sayılı dosyası üzerinden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Öncelikle mahkemece davalı tarafın █████/2020 tarihli dilekçesindeki ve █████/2022 tarihli duruşmada ileri sürülüp, █████/2022 tarihli dilekçe ile tekrar edilen, iki ayrı mahkeme heyetini çekilmeye davet ve reddi hakim talepleri 6100 s. HMK'nin 41/1-b maddesi gereğince, ret sebebine ilişkin inandırıcı delil ve emare gösterilemediği gereçesiyle geri çevrilmiş olup kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından bu yöne değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacılar takibin kesinleşmesinden sonra yapılan █████/02009 tarihli haciz sırasında düzenlenen haciz tutanağında borca ve takibe itirazlarının olmadığı belirtmek suretiyle daha sonraki █████/2010 tarihli haciz tutanağında borcu ödemeye çalışacaklarına dair beyanları dikkate alındığında borcu kabul ettikleri anlaşılmıştır. Borçluya haber verilmeden yapılan ihtiyati haciz sırasında tutanağa geçirilen beyanlar bakımından manevi cebirden söz edilebilirse de, takip kesinleştikten sonra gerçekleştirilen hacizler sırasında manevi cebirden söz edilemez. Davacıların borcu kabul etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, mahkemece İİK 72.maddesine göre değil HMK 209.maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması nedeniyle davalı yönünden İİK 72/3 maddesi kapsamında tedbir tazminatı için yasal koşulların oluşmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların istinaf itirazlarının reddine, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
3-Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
4-a)Davanın REDDİNE,
b)Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harcın peşin alınan 5.821,20TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.205,80TL harcın talep halinde davacılara iadesine,
d)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
e)Temlik alan davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 62.720,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
f)Davalı tarafından yapılan 366,60TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
g)HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 161,40TL harcın mahsubu ile bakiye 454,00Tl harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Karar tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!