Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasında, davacının kısmi feragati ve zilyetlik koşullarını sağlayamaması nedeniyle davasının reddedilerek Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, davacının bazı parseller için daha önce açtığı davadan feragat etmesi, diğer parseller için ise taşınmazlarda yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğin koşullarının sağlanamadığı, tarımsal faaliyet yapılmadığı ve orman emvali ağaçlarla kaplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespiti gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince davanın reddine karar verilmiş; temyiz incelemesi sonucunda ise bu kararların usul ve kanuna uygun bulunarak onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;K A R A RDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Feke ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 101 ada 226, 281, 283, 286 ve 315 parsellerin Hazine adına ham toprak olarak tapuya kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazları ...'den 19.12.1999 tarihli tapusuz taşınmaz zilyetliliğin devri senedi ile satın aldığını, o günden bu yana nizasız fasılasız kendisinin zilyetliği altında olduğunu, ...'in ... tanzimli 1968-258 yevmiye sayılı işi ile satın aldığını taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davaya fer'i müdahil olarak katılan ... ... dava konusu edilen 101 ada 226 parsel sayılı taşınmazın babasına ait olduğunu ve babasının kendisine bu parseli devrettiğini, taşınmazın kadastro esnasında Hazine adına kayıt gördüğünü, 2009 yılından beri ecrimisil ödeyerek kendisinin kullandığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.Dava konusu yerlerin bulunduğu, Feke ilçesi ... Mahallesinde, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B çalışmalar 1986 yılında yapılmış ve █████/1987 tarihinde askıya çıkartılmıştır. 2007 yılında yörede tesis kadastro çalışmaları yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu 101 ada 283,286 ve 315 parseller için daha önce aynı satış senetlerine ve nedenlere dayalı olarak davacının açmış olduğu ve Feke Kadastro Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen davadan feragat ettiğinden bu parseller yönünden yeniden dava açamayacağından, 226 ve 281 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise mahkemece gerekçesinde belirtildiği üzere parsellerin Hazine adına tespit edildiği 02.10.2007 tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre davacı ve bayii tarafından koşullarına uygun olarak kullanıldığı yerel bilirkişi ve bizzat davacı tanıklarınca doğrulanmadığı gibi davacının bayiinin oğlu...'in 226 ve 281 parsellerin babası ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi ve ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazlarda uzun süredir tarımsal faaliyet yapılmadığı, çok taşlıklı olduğu ve kendiliğinden bitmiş orman emvali ağaçlar ile kaplı olduğunun tespit edilmesi karşısında davanın tümden reddi isabetlidir" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Feke Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... olduğu, davalının Hazine olduğu, davanın konusunun ise 101 ada 283, 285, 286, 315, 774 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine itiraz olduğu, davacının davasından feraget etmesi nedeniyle davanın reddi ile tespit gibi tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu karar 24.10.2008 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Dava konusu 226 ve 281 parseller yönünden ise keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, fer-i müdahilin beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığından zilyetlik şartlarının sağlanmadığı anlaşılmıştır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ;Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.