3. Hukuk Dairesi, itirazın iptali davasında temyiz kesinlik sınırını aşmayan davacı temyizi ve buna bağlı katılma yoluyla yapılan temyiz taleplerini reddetti.
Özet: İtirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince verilen ret kararının bölge adliye mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilerek onanması sonrasında, davacı vekilinin temyiz talebi, dava konusunun miktarca temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddedilmiş; davalılar vekilinin karşı tarafın temyizine bağlı olarak sunulan katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise, asıl temyiz talebinin miktar nedeniyle reddedilmiş olması sebebiyle reddedilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı vermiş olduğu temyize cevap dilekçesiyle dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    Dosya içeriğine göre, reddedilen ve temyize konu edilen miktar 80.700,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) reddine karar vermek gerekmiştir.
    Dahili davalılar vekili ise kararı, karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
    Katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
    Karşı tarafın (davacı vekilinin) temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere (miktar itibariyle) reddedilmiş olmakla, dahili davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,
    Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin ise karşı tarafın temyiz istemine bağlı olması nedeni ile REDDİNE,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!