Tapu iptali ve tescil davasında, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı taleplerin, hak düşürücü süre ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, davacının satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapusuz ve davalı adına kayıtlı taşınmazların kendi adına tescilini talep ettiği ancak ilk derece mahkemesi tarafından davacının mülkiyet hakkı veya zilyetliği bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilen, istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bazı davalılar yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden, diğer davalılar yönünden ise kadastro tespitleri kesinleştikten sonra hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle esastan reddedilen karar, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki Tapu İptali Ve Tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazları ... ili ... ilçesi ... köyünde, ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 325 tarih, cilt l, sahife 52, No:7 de kök muris ... hanım adına kayıtlı olduğunu, davacı ...'in ... 21 inci Noterliğinin 09.05.2012 tarih ve 12683 yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmaz ile ilgili yasal sahiplerinden tüm hak ve hisseleri satın alarak akdi halef konumuna geçtiğini, dayanak tapu kaydında 36 dönüm yazılsa da, taşınmazın sabit sınırları ihtiva etmesi sebebiyle toplamda 271.131 m2 lik taşınmazın davacının halen zilyetliğinde olan tescil harici kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ve dava konusu taşınmazın bir kısmı davalı adına kayıtlı bulunduğundan, bu kısma ilişkin de davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.09.2017 tarihli dilekçesi ile; dava konusu edilen taşınmazların ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Sıradere mevkiinde bulunan 4327, 4329 ve 4331 parseller olduğunu belirtmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ya da tescil harici bırakılan yerlere ilişkin davacının ya da vaat borçlusu ... mirasçılarının kadastrodan önce ya da sonra herhangi bir mülkiyet hakkı ya da zilyetliği bulunmadığı hususu çekişmesiz bir şekilde ortaya konulduğu gibi davanın varsayımlarla yukarıda belirtilen sürelerden de sonra açıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin █████/1982 tarihinde kesinleştiği ve dava tarihi itibariyle 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi ile düzenlenen hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de; davacı tarafça; tescil harici kısımların da tescilinin talep edildiği, yargılama sırasında, davacı tarafın █████/2017 tarihli beyanları ve yapılan keşif sonunda, dava konusu edilen yerlerde tescil harici kısım bulunmadığının tespiti üzerine; davada pasif husumet ehliyeti bulunmayan ilçe ve büyükşehir belediye başkanlığı aleyhinde açılan davanın usulden reddine karar verilmemiş olması ve yargılama sırasında adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle nispi harç yatırılmamış olduğu halde, davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu sebeple kabulü ile, davalı ... ve ... aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar aleyhinde açılan davanın, dava şartı olan hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Davacı vekilince karar temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!