İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, borçlunun kısmen haklı çıktığı istinaf aşamasında lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde borçlunun icra emri tebligatının usulsüzlüğü ve ipotek belgesi ile kredi sözleşmesi gibi evrakların tasdikli suretlerinin ibraz edilmediği yönündeki şikayetlerinin Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edilip duruşmalı yargılama yapılmasına rağmen, vekil ile temsil edilen borçlu lehine istinaf yargılaması için vekalet ücretine hükmedilmemesini Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde belirtilen yargılama giderleri sorumluluğu ilkesine aykırı bularak, Bölge Adliye Mahkemesi kararını borçlu lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekçesiyle bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayet nedenlerinin yanı sıra ipotek belgesi ve akit tablosu ile takibe ilişkin kredi genel sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerin tasdikli evrak suretlerinin dosyaya ibraz edilmediğini ve muhafaza altına alınmadığını ileri sürerek icra emrinin, icra emri tebligatının ve takibin iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edilmesine rağmen hüküm kurulmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, icra emrinin tebliğ tarihinin 05.05.2019 olarak düzeltilmesine, diğer şikayetlerin kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edildiği, dairemizce, ipotek belgesi ve akit tablosu ile takibe ilişkin kredi genel sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerin tasdikli evrak suretlerinin dosyaya ibraz edilmediğine ilişkin şikayet ve istinaf nedeni hakkında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılmadığından bahisle kararın bozulduğu mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,HMK'nın 326. maddesi, “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmünü amirdir.Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayacaktır.Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK'nın 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek, borçlunun şikayetinin kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği ve incelemenin duruşma açılarak yapıldığı anlaşılmakla, borçlunun kendini bir vekille temsil ettirdiği de gözetilerek, istinaf yargılaması açısından borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ
:Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.