Ticari defter ve belgelerin su baskını sebebiyle ziyaı sonrası zayi belgesi verilmesi talepli davanın yargılama süreci.
Özet: Bir şirket, işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle 2010-2020 yıllarına ait tüm ticari defter ve belgelerinin zayi olduğunu iddia ederek Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep etmiş, ancak mahkeme tarafından atanan bilirkişiler su baskınını doğrulamakla birlikte, belgelerin tam olarak hangi kısmının zayi olduğunu veya kullanılamaz hale geldiğini somut kanıtlarla ispat edilemediğini ve davacının yeterli delil sunamadığını belirterek, talebin hak düşürücü süre içinde yapılmasına rağmen, belgelerin mücbir sebeple zayi olduğuna dair yeterli kanaate ulaşılamadığını raporlamıştır.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Zayi Belgesi VerilmesiDAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Şirketin faaliyette bulunduğu ... Sok. No:27 ... adresinde 03.09.2023 tarihinde su patlamasının meydana geldiği, söz konusu su baskını nedeniyle zarar tazmini için Sigorta Şirketine başvurulduğu, Şirketin merkezinin bulunduğu söz konusu adreste su baskını nedeniyle 01.01.2010 ile 31.12.2020tarihleri arasında tutulan tüm alış ve satış faturaları, gider pusulaları, SGK giriş-çıkış evrakları, çalışanların bordroları, tahsilat ve tediye Makbuzları, kredi sözleşmeleri, beyannameler ve ödeme makbuzları gibi tüm resmi evrakların zayii” olduğunu, su patlaması sonucu oluşan görüntüye dair fotoğrafların ilişikte sunulduğunu, Müvekkilin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen iradi dışı neden olan su patlaması sonucu zayi olduğunu, TTK.nun 82/7 maddesinde “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyar öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.” denilmektedir. Sonuç olarak: 01.01.2010-31.12.2020 tarihleri arasında tutulan tüm alış ve satış faturaları, gider pusulaları, SGK giriş-çıkış evrakları, çalışanların bordroları, tahsilat ve tediye makbuzları, kendi sözleşmeleri, beyannameler ve ödeme makbuzları için zayi belgesi verilmesi” talep ve dava edilmiştir.Dava; TTK.'nın 82/7 maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı belirtilmektedir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Bilirkişinin düzenlediği █████/2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; İş yerinde su baskınının olduğu bölümde yapılan incelemeler sonucunda; Şirketin faaliyette bulunduğu binanın -1 katında tavandaki su borularının patlaması nedeniyle su baskınının meydana geldiği, söz konusu su baskınının bölümden asansör içine ve boşluğuna dolduğu, Taşkın suyun bölümün zemininde muhafaza edildiği söylenen defter ve belgelere ne kadar zarar verdiğinin anlaşılamadığı, zira su seviyesinin baskın sonucu bölüm zemininden ne kadar yükseldiğine dair bir emarenin olmadığı, Mevcut bilgi ve belgelere göre defter ve belgelerin su baskını nedeniyle zayi olduğu ve kullanılamaz olduğu hususunda yeterli kanaate ulaşılamamıştır.Bilirkişinin düzenlediği █████/2024 tarihli 6 sayfalık ek raporunda özetle; İş yerinde su baskınının olduğu bölümde yapılan incelemeler sonucunda; şirketin faaliyette bulunduğu iş yerinin -1 katında tavandaki su borularının patlaması nedeniyle su baskını olduğu, İş yerinde zayi olduğu belirtilen belgelerin TTK madde 64 ve 82. Madde kapsamında sayılan belgelerden olduğu, belgelerin zayi olduğuna dair rapor tespit veya otoritelerce düzenlenmiş bir belgenin ibraz edilmediği, su baskını sonucu hangi belgelerin zayii olduğunun somut olarak ispat edilemediği, davacı itirazlarının kök rapordaki görüşümü değiştirecek mahiyette olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, talebin, TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen hakdüşürücü süre içinde yapıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, ████████ Karar). Yine tacirin defterlerini gerekli özen ve dikkatle saklaması icap etmektedir.Davacı tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesine göre her tacir basiretli bir iş adamı olarak hareket etmekle yükümlüdür. Tacirin 82/7 maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş olması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olması gereklidir. Somut olayda, her ne kadar davacı tarafından su baskını olduğundan bahisle zayi belgesi talep edilmiş ise de bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere; su baskının hangi boyutta olduğunun tespit edilemediği, tavana kadar su baskını olmadığı takdirde tüm defter ve belgelerin su baskını sebebiyle zayi olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-615,40-TL Karar harcının peşin alınan 269,85-TL'den düşümü ile kalan 345,55-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır