Diyarbakırda kadastro tespiti yapılan taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, Diyarbakırda davalı adına "susuz tarla" olarak yapılan kadastro tespitine karşı Hazine tarafından açılan itiraz davasında, taşınmazın orman vasfında olduğuna ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğine hükmeden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını onamıştır; kararda, 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca Hazinenin orman kadastrosuna yönelik dava açma hakkının her zaman bulunduğu, askı ilan süresinde dava açılmamasının kadastronun kesinleştiği anlamına gelmediği ve taşınmazın orman olup olmadığının en eski hava fotoğrafları ile memleket haritaları incelenerek tespit edilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının temyiz talebini reddetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabülüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma talebinin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sonucu, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 126 ada 2 parsel sayılı 2.577,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla niteliğinde ... adına tespit edilmiştir.
    Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaz bakımından davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesinde kain 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar,davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığına uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 11/1 inci maddesi hükmü uyarınca, orman kadastrosuna yönelik olarak Hazine tarafından her zaman dava açılması hukuken mümkün bulunduğundan, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5 inci maddesine göre yapılan Orman Kadastrosuna karşı Hazine tarafından askı ilan süresinde dava açılmamasının söz konusu orman kadastrosunun kesinleştiği anlamına gelmeyeceği ve bu nedenle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti yönünden en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının incelenmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği ve bu şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle düzenlenen ek rapora itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    :Yukarıda açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!