İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, şehir içi sporcu taşıma hizmet alım sözleşmesinin feshi ve cezai şart alacağı nedeniyle açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, şehir içi sporcu taşıma hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkin olup; davacı, sözleşmeye aykırılık ve haklı fesih nedeniyle davalının 50.000 TL cezai müeyyideyi ödemediğini ileri sürerek takibin devamını ve inkar tazminatı istemiş; davalı ise sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini, kusuru olmadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2019 Şehir İçi Sporcu Taşıma Hizmet Alım Sözleşmesi ve ayrılmaz parçası olan Teknik Şartnamenin █████/2019 tarihinde imzalandığını, davalı borçlu taahhütlerini sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinden müvekkili tarafından İzmir .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve █████/2019 tarihli ihtarnamesi ile tek taraflı ve haklı olarak feshedildiğini, ayrıca sözleşmenin 17.1 maddesi ile taraflarca kabul edilen 50.000,00 TL cezai müeyyidenin de talep edildiğini, boçlu cezai müeyyideyi ödemediğinden İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının haksız ve yersiz olarak asıl alacak ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının mal kaçırma ihtimaline karşı müvekkilinden alacaklı olduğu 45.000,00 TL alacağına ihtiyati tedbir konulmasına,mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı yanın iddia ve taleplerini hukuki dayanaktan yoksun olmakla kabul etmediklerini, davacı ile davalı arasındaki münakit sözleşmenin davacı yanca tek yanlı ve haksız olarak feshedildiğini, davalı müvekkilinin sözleşmenin uygulanmasında hiçbir kusuru olmadığını, fesih nedeniyle müvekkilinin de gerek sözleşme gerekse bu haksız fesih nedeniyle pek çok maddi zararı ve ticari itibarı zedelendiği için manevi zararının olduğunu belirterek davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle lehlerine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali ve takibin devamı ile tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.Somut olayda, davacı ... ile davalı şirket arasında teknik şartnamesi █████/2019 tarihinde imzalanan 2019 yılı Şehiriçi Sporcu Taşıma Hizmet Alım Sözleşmesi nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklı alacak hususunda anlaşmazlık bulunduğu, TTK 16/2 maddesi kapsamında "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." hükmü gereği davacı ... Kulübü Derneği'nin tacir sayılamayacağı nazara alınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli bulunmadığı, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;Davanın, göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK 20/1 maddesi gereğince yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı.█████/2019Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı