İzmir Ticaret Sicil Memurunun, Belediye Şirketi Genel Kurul Tescilini Belediye Meclisi Temsilci Atama Kararı Yokluğu Gerekçesiyle Reddetmesine İtiraz Davası.
Özet: Davacı şirket, ticaret sicil müdürlüğünün olağanüstü genel kurul tescil talebini, belediye şirketlerinin genel kurullarında belediyeyi temsil edecek kişilerin veya belediyenin yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesi halinde tüzel kişi adına gerçek kişiyi belirleme yetkisinin belediye meclisinde olduğuna dair bakanlık görüşüne dayanarak meclis kararı eksikliği nedeniyle reddetmesini hukuka aykırı bularak itiraz etmekte; söz konusu bakanlık görüşünün yasalara aykırı olduğunu ve ticaret sicil müdürlüğünce kısmen uygulanarak çelişki yaratıldığını ileri sürmektedir.

T.C.

İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir Ticaret Siciline ... no ile kayıtlı özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, █████/2019 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, genel kurulun tescili için █████/2019 tarihinde ... sayılı ''Tescil İşlemi Hk.'' konulu yazıyla davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne harcını yatırarak dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, başvurunun ... no ile kayda alındığını, davalının █████/2019 tarih ... sayılı yazıyla tescil taleplerini reddettiğini, red gerekçesinde ... sayılı Belediye Kanunu'nun meclisin görev ve yetkileri başlıklı 18.maddesinin ( i ) bendi ''bütçe içi işletme ile 6762 sayılı TTK'na tabi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek,'' ( j ) bendi : ''belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına, belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek'' olarak düzenlendiği yine Belediye Kanununun 17.maddesinde ''Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilmiş üyelerden oluşur.'' olarak belirtildiği, bahsedilen yasa maddelerinde de açıkça belirtildiği üzere belediyenin karar organı olan belediye meclisinin, belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşunu temsil etmek üzere belediye başkanı, belediye meclis üyesi, belediye çalışanı veya belediye dışında kişi/kişileri belirlemesi gerektiği, bununla birlikte genel kurul tarafından belediye tüzel kişisinin, yönetim kurulu üyesi veya müdür olarak seçildiği, anonim ve limited şirketlerde ise tüzel kişi ile birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenecek gerçek kişinin seçiminin de belediye meclisi tarafından yapılması gerektiği, nitekim T.C.Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün ... sayılı, █████/2019 tarihli yazısında karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun ifade edildiği, müdürlüğe sunulan tescil evrakları içerisinde yukarıda bahsedildiği üzere herhangi bir meclis kararı bulunmadığından tescil talebinin reddine karar verildiği, davalının red kararı gerekçesini dayanak ettiği bakanlık görüşünde hem belediye hem şirket yönünden yasadan farklı temsilci belirleme uygulaması talep edildiği halde davalının red gerekçesinde yalnızca belediye yönünden görüşe uygun davrandığını, şirket yönünden görüşe uygun davranmadığını, her zamanki şekilde şirketlerdeki iki yetkili imzanın yetkilendirilmesini yeterli gördüğünü, şayet bahsi geçen görüş yazısı bağlayıcı nitelikte kabul edilmiş ise neden kısmen kabul edip kısmen kabul etmediğini, davalının görüş yazısını kısmen kabul etme gibi bir uygulama yapmasının mümkün olması halinde neden yasaya uymayan diğer yarısını uyguladığını, bu hususun da görüş yazısının esasen davalıyı bağlamadığının bizzat davalı tarafından kabulü anlamına geldiğini, davalının kendi kendisi ile çeliştiğini, davacı tarafın red gerekçesinde Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğünün tüm ticaret sicil müdürlüklerine gönderdiği ve genel düzenleyici işlem mahiyetindeki █████/2019 tarih ,... sayılı ''Belediye Şirketleri'' konulu görüşü ekinde iletilen bila günlü ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısını dayanak aldığı, söz konusu yazının kısmen ''...Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının sahip oldukları veya ortağı bulundukları belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşu temsil edecek kişilerin, belediyenin karar organı olan meclisin kararıyla belirleneceği, belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşunu temsil etmek üzere, belediye başkanı, belediye meclis üyesi, belediye çalışanı veya belediye dışından kişilerin belirlenebileceği ve belediyeyle bağlı kuruluşlarının ortağı olduğu belediye şirketlerinin kurdukları şirketlerin genel kuruluna katılacak kişilerin ise belediye veya bağlı kuruluşlarının ortağı olduğu şirketlerin yönetim kurulu tarafından belirleneceği, ayrıca genel kurul tarafından belediye tüzel kişisinin yönetim kurulu üyesi veya müdür olarak seçildiği anonim ve limited şirketlerde ise tüzel kişi ile birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenecek gerçek kişinin seçiminde de karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğu değerlendirilmektedir. '' şeklinde şirket genel kurulunda belediye hissesini temsil için meclisin şirket hissesini temsil için şirket yönetim kurulu kararının gerektiğinin görüş olarak belirtildiği, bakanlığın söz konusu görüşünün hukuka aykırı olduğu, düzenleyici işlemlerin kanuna aykırı olamayacağı, gerek bakanlık yazısı gerekse davalının red gerekçesinin yetki tecavüzüne yol açacak nitelikte olduğu, belediye organlarının görev ve yetkilerine ilişkin mevzuattaki düzenlemelerden belediye açısından mevzuatın 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 5612 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu belediye tüzel kişiliğinin yetkili organları olan Başkan, meclis ve encümeninin yetkilerini ayrı ayrı ve tahdidi olarak saydığını, belediyenin yasal organlarının ödevlerini yerine getirirken yasal sınırları gözeterek yetkilerini kullanacağını, bu yetkilerin kullanılmaları sırasında hiyerarşi ilkesi dikkate alındığında öncelikle anayasa kanun kanun hükmünde kararname, tüzük yönetmelik, yönerge, genelge ve diğer alt düzenleyici işlemlerin dikkate alınacağını, 5393 sayılı Belediye Kanununun ''Meclisin Görev ve Yetkileri '' başlıklı 18. maddesine göre belediye meclisinin şirketlerle ilgili olarak yetkilerinin tahdidi olarak sayıldığı, bunların arasında şirketin genel kurulunda belediye hisselerini temsil edecek kişilerin belirlenmesi veya şirketin yönetim kuruluna belediyenin tüzel kişi olarak seçilmesi halinde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek gerçek kişinin belirlenmesi yetkisinin bulunmadığını, yasada bulunmayan iş ve işlemlerin meclis tarafından yapılmasının ön koşul olarak ileri sürülmesinin yetki aşımı niteliğinde olacağı, yasada kendisine yetki/görev olarak verilmeyen bir konuda belediye meclisinin iş ve işlem yapamayacağı gibi hiç bir kurum ve kuruluşun da yasal yetkisi içinde olmayan bir karar vermesi talebinde bulunamayacağını, ''Belediye Başkanı'' başlıklı 37. maddesi '' ve ''Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri'' başlıklı 38. maddesindeki düzenlemelere göre 38. maddenin ( p ) bendinin konuyu en net şekilde düzenlediğini, yasada açıkça meclis ve encümene yüklenmemiş görevler/yetkiler için belediyeyi başkanın temsil edeceğinin açıkça düzenlendiğini, bu konuda yasal boşluğun dahi bulunmadığını, yasanın açık ve net hükmüne rağmen yasaya aykırı iş ve işlem düzenlenmesinin talep edilmesinin hukuki olmadığını, dolayısıyla başkanın şirketin genel kurulunda belediye hissesini temsil edecek temsilciyi belirleyebileceği ve şirketin yönetim kurulu üyesi olarak belediyenin tüzel kişi seçilmesi durumunda temsilci olarak gerçek kişiyi belirleyebileceğinin de net olduğu kaldı ki bugüne kadar uygulamanın senelerdir bu şekilde yapıldığını, hiç sorun çıkmadan tescil işleminin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun büyükşehir belediyesi başlıklı 12. maddesi büyükşehir belediye başkanı başlıklı 17.maddesi büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri başlıklı 18.maddesindeki düzenlemelerin ışığında başkanın genel kurullarda bizzat kendisi de toplantıya katılarak oy kullanma hakkına sahip olduğunu, kendisinin toplantıya katılmaması halinde de temsilci belirlemek suretiyle belediye oylarının temsil edilmesini sağladığı bu şekilde bugüne kadar sayısız genel kurul gerçekleştirilerek tümünün tescil edildiği belirtilerek buna ilişkin belgeleri ve örnek niteliğindeki tescilleri dosyaya sunduklarını, T.C.Anayasasının 125.maddesinde ''İdare kuruluş ve görevleri ile bir bütündür ve kanunla düzenlenir'' ifadesinin yer aldığı, idare hukukunda yetkisizliğin kural olduğu, yetkili olma durumunun istisna ve ancak özel olarak yetkilendirme ile mümkün olabildiği, böylece yetki sınırları belirlenen idarelerin birbirlerinin yetki sınırlarına müdahale etmeksizin iş ve işlemlerini yürüttükleri, kamu hukukunda idarelerin iş ve işlem yapabilmesi için yetkilendirilmiş olmalarının gerektiği, idarenin ancak açıkça yetkilendirildiği konuda iş ve işlem yapabileceği bunun dışında yaptığı iş ve işlemlerin geçerliliğinin bulunmadığını, mevzuat hazırlama usul ve esasları hakkında yönetmelik kapsamında idarelerin yapacakları tüm düzenlemeler için uyulması gereken usul ve esasların belirlendiğini, davaya konu red işlemine dayanak olan görüşün de bu düzenleme ışığında mevzuata uygun olarak hazırlanmak zorunluluğunda olduğunu bir nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yerel yönetimler genel müdürlüğünün yetki ve görevlerinin düzenlendiğini, ''yerel yönetimler genel müdürlüğü'' başlıklı 100. Maddedeki düzenlemeye göre yerel yönetimlerin işleyişini takip etmek, istatistiki bilgiler tutmak, personel eğitimi planlamak ve uygulanmasını izlemek, ihtiyaçları belirlemek,vs. niteliğinde yalnızca gözlemci olduğunu, yerel yönetimlerin iş ve işleyişlerini temin etmek ve yönlendirmek iç işleyişini düzenlemek gibi yetkilerinin bulunmadığını dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün yetkisiz olarak ve görüş niteliğinde yazdığı belgenin hukuken bağlayıcılığının bulunmadığını, davalının da geçerli olmayan bu görüşe dayalı olarak tescil işlemini reddetmesinin hukuka uygun olmadığını, belirtilen nedenlerle itirazın kabulü ile davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak verdiği █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurulun tescil ve ilan talebinin reddine ilişkin █████/2019 tarihli, ... sayılı kararının iptal edilerek davacı şirketin █████/2019 tarihli genel kurulunun tesciline ve ticaret sicil gazetesinde ilanına ve tüm diğer yasal işlemlerin gerçekleştirilmesine karar verilmesini, genel kurul toplantısının tescilinin yapılmamasının telafisi olanaksız zararlara sebebiyet verebileceğinden karar kesinleşinceye kadar tescil ve gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılabilmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; müdürlük tarafından verilen █████/2019 tarih ... sayılı kararda herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmadığını, davacı sicil kayıtlarının tetkikinde şirketin birden fazla ortaklı bir anonim şirket olduğunu, █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni temsilen ...'in kaltıldığını, belediye tüzel kişiliğini temsilen görevlendirilen gerçek kişinin görevlendirilmesine dair herhangi bir meclis kararı tescil evrakları içinde bulunmadığını, toplantıya katılan Belediye tüzel kişiliğini temsilen görevlendirilme yetkisinin Belediyenin karar organı olan Belediye Meclisi tarafından belirleneceğinin anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sayısı ve nitelikleri başlıklı 359/II fıkrası ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 17.maddesinde açıkça düzenlendiğini, yine 5393 Sayılı Kanunun 18/i, 38/a-b ve p maddeleri ile esas yetkili birimin belediye meclisi olduğu istisnai hallerde - belediye meclisi veya belediye encümeni kararının gerektirmeyen durumlarda- belediye başkanının yetkili olduğunun belirtildiğini, dava konusu olaya ilişkin T.C.Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün ... sayılı █████/2019 tarihli görüş yazısında belediyenin veya bağlı kuruluşların sahip oldukları veya ortağı bulundukları belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşunu temsil edecek gerçek kişilerin, belediyelerin karar organı olan Belediye Meclisi'nin kararı ile belirleneceğinin, belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşunu temsil etmek üzere, belediye başkanı, belediye meclis üyesi, belediye çalışanı veya belediye dışından kişi/kişilerden belirlenebileceği ve belediye ile bağlı kuruluşlarının ortağı olduğu belediye şirketlerinin kurdukları şirketlerin, genel kuruluna katılacak kişilerin ise belediye veya bağlı kuruluşların ortağı olduğu şirketlerin yönetim kurulu tarafından belirleneceği, ayrıca genel kurul tarafından belediye tüzel kişisinin; yönetim kurulu üyesi veya müdür olarak seçildiği anonim ve limited şirketlerde ise tüzel kişi ile birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenecek gerçek kişinin seçiminde de karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun belirtildiğini, bu nedenlerle müdürlüklerinin █████/201 tarih ... sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmaması nedeniyle yasal dayanaktan yoksun olarak açılan iş bu davanın reddi ile aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, olağanüstü genel kurulun tescil ve ilanı isteminin reddi işleminin iptali ile tescil ve ilan istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde davacı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında İzmir Büyükşehir Belediyesini temsilen, Belediye tüzel kişiliği adına temsilcisi görevlendirme yetkisinin Belediyenin hangi organına ait olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2019 tarihli, ... sayılı tescil talebinin reddine dair kararı üzerine, davacı tarafından TTK'nın 34/1 maddesi gereğince yasal süre içerisinde █████/2019 tarihinde itiraz edildiği anlaşıldığından; davacı şirkete ilişkin ticaret sicil dosyası ve ilgili belgeler istenerek incelenmiş, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevap dilekçesi değerlendirilerek TTK 34/2 maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin sicil dosyası istenerek incelenmiş, davaya esas tescil istemine ilişkin belgeler, olağanüstü genel kurul tutanak ve evrakları, davacının başvuru evrakı ile davalının red kararına ilişkin evraklar incelenerek dosya içerisine eklenmiş, dosya içerisinde mevcut █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurula ilişkin tüm dosya içeriği, tescil müracaat evrakı, davalının cevap dilekçesi ve red gerekçesi incelenmiştir
Belediye başkanı, belediye meclisi ve belediye encümenin görev ve yetkileri 5393 sayılı Belediye Kanununda düzenlenmiştir,
5393 sayılı Kanunun ''Belediye Meclisinin Oluşumu'' başlıklı 17. maddesinde, "Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşur." şeklindeki düzenlenmiş,
5393 sayılı Kanunun ''Meclisin Görev ve Yetkileri'' başlıklı 18. maddesi, (İ) bendinde, "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek."; (j) bendinde, " Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek." şeklinde düzenlenmiştir.
5393 sayılı Kanunun ''Belediye Başkanı'' başlıklı 37. maddesinde, "Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. " şeklinde tanımlanmış,
5393 sayılı Kanunun ''Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri'' başlıklı 38. maddesinde (a-o) bendleri arasında düzenlenmiş olup, davacı ve davalı tarafın dayandığı uyuşmazlık konusu ile ilgili (a) bendinde, " Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak."; (b) bendinde "Belediyeyi stratejik plana uygun olarak yönetmek, belediye idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturmak, bu stratejilere uygun olarak bütçeyi, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini hazırlamak ve uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili raporları meclise sunmak."; (p) bendinde," Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak." şeklinde düzenlemiştir.
5393 sayılı Belediye Kanununun uyuşmazlık konusuna ilişkin madde ve bendleri incelendiğinde, belediye meclisinin görev ve yetkileri anılan Kanunun 18. maddesinde sayma yoluyla tahdidi olarak açık olarak belirlenmiş ve temsilci atama yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır; belediye başkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 38. madde incelendiğinde özellikle (p) bendindeki düzenlemeye göre belediye meclisinin görev ve yetkilerini düzenleyen 18. maddede sayılmayan konularda belediye başkanına ayrıca görev ve yetki verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar, belediye başkanının yetkileri arasında. şirket genel kurulunda belediye hisselerini temsil edecek kişinin veya şirket yönetim kuruluna belediye tüzel kişiliğinin seçilmesi halinde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek gerçek kişinin belirlenmesine ilişkin açık bir düzenleme yapılmamış ise de, belediye başkanının yetkisinin 5393 sayılı Kanuna göre belediye encümeni ve belediye meclisinin anılan Kanunun 18. maddesinde sayılan görev ve yetkilerin dışında kalan hususları kapsadığını kabul etmek gerekmiştir. Kaldı ki, kanunun madde gerekçesine göre belediye başkanının uyuşmazlık konusuna göre temsilci belirleme yetkisinin bulunmadığının kabulünü gerektirecek bir hususun olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, belediyenin yasal organları ve bu organların görev ve yetkileri 5393 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde düzenlendiğinden, belediye organlarının söz konusu yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenen yetkilerine göre görevlerini ifa etmeleri kanun gereğidir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, Türk Ticaret Kanununun, ''Üyelerin Sayısı ve Nitelikleri'' başlıklı 359/2 maddesi '' Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur; ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış olduğu, şirketin internet sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir'' hükmü gereğince, söz konusu madde metninde tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tüzel kişi tarafından belirleneceği belirtilmiş ise de; 5393 sayılı Kanun kapsamında yapılan değerlendirmeler çerçevesinde tüzel kişi adına gerçek kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanının yetkisinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalının red kararında dayandığı 5393 sayılı Belediye Kanununun uyuşmazlığa ilişkin hükümlerine göre temsilci atama görev ve yetkisinin belediye başkanına ait olduğu belirlendikten sonra, davalının red gerekçesine dayanak T.C.Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün ... sayılı █████/2019 tarihli görüş yazısının normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 5393 sayılı Kanun hükümleri olduğundan, sırasıyla alt normların bulunmaması halinde ancak uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılabileceği ve Kanun hükümlerinin genelge veya düzenleyici işlemler ile kaldırılamayacağı, davalının öncelikle kanun hükümlerini uygulamakla yükümlü olduğu, bu nedenle red kararının ilgili Kanun ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün red gerekçesinin Kanuna uygun olmadığı, davalının tescil talebinin kabulü yerine, reddine karar verildiği, davacının red kararına itirazında haklı olduğu anlaşıldığından; davacının, red kararının iptali ile, davacı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararının ticaret siciline tescil ve ilan isteminin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2019 tarih ve ... sayılı tescil red işleminin iptaline, davacı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararının sicile tescili ile tescilin Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından harcın peşin alındığı anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama ve harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yasal hasım olduğundan, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 341 vd maddeleri gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalının yokluğunda karar verildi. █████/2019
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!