Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenen, trafik kazası kaynaklı ağır cismani zarar nedeniyle sigorta şirketine açılan iş göremezlik tazminatı davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 17.01.2023 tarihinde bir otobüs yolcusu olarak karıştığı trafik kazasında sol tibia plato kırığı başta olmak üzere ağır yaralanan ve kalıcı-geçici iş göremezliğe maruz kalan davacının, kazada kusuru bulunmadığını belirterek, otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı giderleri tazminatı talep etmesine ilişkindir; davalı sigorta şirketi ise kusur oranının tespiti, davacının müterafik kusuru, zarar artışını önleme tedbirleri, hatır taşıması indirimi ve eksik evraklar (Adli Tıp Kurumu raporu eksikliği gibi) nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ....KATİP
: ....DAVACI
: ....VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
: ....VEKİLİ
: Av. ....DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.01.2023 tarihinde, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile .... Caddesi istikametinden gelip ... istikametine doğru sağ şeritten seyir halindeyken .... ışıklı kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarıyla; aynı yönden gelip aynı yöne önünde seyredip kırmızı renkli trafik ışığında yavaşlayıp duran dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde başvuran müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı otobüste yolcu olarak bulunan davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı araç kaza tarihi itibarıyla ... no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazası sonucunda ağır şekilde yaralanan müvekkilinde; sol tibia plato kırığı başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilmeler, yırtıklar ve yaralanmalar meydana geldiğini, platin ve vida takıldığını, kazadan sonra ...’ne kaldırılan müvekkilinin, yapılan ilk müdahalenin ardından yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin; geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, dava konusu kaza sebebiyle .... sayılı dosya ile soruşturma yapıldığını, işbu kazada müvekkili ...'in ağır şekilde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... A.Ş.’ye başvuruda bulunulduğunu, işbu dilekçe ve ekleri 09.02.2023 tarihinde davalı ... A.Ş.’ye teslim edildiğini, eksik evrakların tamamlandığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu doğrultuda, 28.08.2023 tarihinde ... başvuru numarası ile davacı tarafınca arabuluculuğa başvurulduğunu; 15.09.2023 tarihli ... dosya nolu son tutanakla da sabit olduğu üzere arabuluculuktan sonuç alınamadığını ve işbu davayı açma gereği doğduğunu, davalı ... A.Ş., dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı araç kaza tarihi itibarıyla ... no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca sigortacısı olduğunu; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanması, maruz kaldığı geçici ve kalıcı iş göremezlik nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL’nin kaza tarihi olan 17.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkilinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurumun, ... olduğunu, bu açıdan, kusur durumunun tespiti için ...'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti sınırı ile sınırlı olduğunu, ayrıca, davacının mütefarik kusurunun tartışılması gerektiğini, zarar görenin zararın artmasını önleyecek güvenlik tedbiri alıp almadığının irdelenmesinin gerektiğini, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla; hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından eksik evraklar giderilmeksizin açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, dava açmadan önce, davacının Genel Şartlardaki belgelerin tamamıyla sigortacıya başvuruda bulunması gerektiğini, yapılacak başvuruların geçerli olması için belge eksikliği söz konusu olmaması gerektiğini, dolayısıyla davacılar tarafından müvekkili şirkete herhangi bir maluliyet raporu ve diğer taleplerine ilişkin belgeler sunulmadığını, nitekim müvekkili şirkete yapılan hasar başvurularında ... onayının bulunmaması nedeniyle müvekkili şirket tarafından çoğu dosyada işlem yapılamadığını, ... onayı istenen dosyalarda gönderilmeden dava açılması halinde bu hususta kanundan kaynaklı olarak hesaplama yapılmasının ve nihayetinde ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ve bu nedenle usulüne uygun hasar başvurusunda bulunulduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun ... tarafından tespit edilmesi gerektiğini, tedavi sürecinin uzun olması ve davacının tedavi süresince sık sık hastaneye gitmesinin kalıcı maluliyet olarak değerlendirilemeyeceğini, kalıcı maluliyet oranının tamamen iyileşme sürecinden sonra ortaya çıkacağını, tedavi süreci dikkate alınmadan tespit edilecek maluliyet oranı eğer maluliyet var ise haksız bir hesabın yapılmasına neden olacağını, ayrıca, kaza tarihinde davacının, kaza ile illiyet bağı bulunmayan daha önceki hastalık, ameliyat, tedavi ve maluliyetlerinin tespit edilmesini ve salt işbu kaza neticesinde oluşabilecek maluliyetin değerlendirilmesini talep ettiklerini, yargılama aşamasında kişinin ...'na sevkinin sağlanarak fiziken muayene edilmesini ve akabinde ilgili yönetmeliğe uygun olacak şekilde maluliyet raporu düzenlenmesini talep ettiklerini, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evraklarının celbi ve doğru yönetmelik hükümlerine göre rapor tanziminin gerektiğini, kazaya ilişkin ceza dosyasının celp edilerek, ceza dosyasında "uzlaşma" hususunun olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağını; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağını, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, tazminat hesabının lisanslı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davacının ticari kredilere uygulanan avans faizi talebinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde davacının olay tarihinde gelir elde etmediği, herhangi bir işte çalışmadığının belirtildiğini, bu sebeple davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, davacının bakıcı gideri talebinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının bakıcı ihtiyacı olduğu kabul edilecekse dahi işbu hususun ... raporu ile hangi tarihten itibaren ne kadar süre ile olacağının tespit edilmesi gerektiğini belirtip, açıklanılan sebeplerle somut davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Davanın haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davalı konumunda olduğu görevin asıl uyuşmazlık tarafları arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerektiği.Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.Bu durumda davanın, davacı yolcunun dava dışı ... adı altında hizmet veren şehir içi yolcu taşımaya tahsis edilmiş araçta yolcu olarak seyahat ettiği ve meydana gelen kaza sonucu davacının uğramış olduğu maddi zararının tazmini istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın 6100 sayılı H.M.K'nun 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;6502 sayılı Yasa'nın 83/2, 6100 sayılı HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,.... Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, Davacı Vekili Av. ....'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ....¸e-imzalıdır.Hakim ....¸e-imzalıdır.