Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari işletme devri sonucunda imar planı uyumsuzluğu nedeniyle ruhsat alınamaması üzerine tazminat ve sözleşme iptali istemli gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalıların ruhsat alınabileceği yönündeki taahhütlerine güvenerek 700.000 TL ödeyerek devraldığı oto yıkama işyerinin imar planı nedeniyle ruhsat alamaması ve mühürlenmesi üzerine, devir sözleşmesinin iptaliyle ödediği bedelin iadesini, bunun mümkün olmaması halinde işyerindeki eşyaların bedeli düşüldükten sonra kalan tutarın yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesini ve davalıların mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
:1-
2-
DAVA
: Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalılar arasında “... .../...” adresinde bulunan oto yıkama işyerinin müvekkiline devri konusunda sözlü olarak anlaşma sağlandığını, müvekkilinin, devir işlemi sebebiyle 06.03.2024 tarihinde 650.000-TL ve 22.03.2024 tarihinde 50.000-TL olmak üzere toplam 700.000-TL’yi davalıların banka hesabına gönderdiğini, davalılardan ... tarafından müvekkiline devredilen oto yıkama işyeri ile ilgili ruhsat alınması konusunda herhangi bir sorun olmadığı ve Belediye tarafından ruhsat verildiği beyan ve taahhüt edilmiş ve müvekkili de davalının bu taahhüdüne olan güveni ile işyerini devraldığını, müvekkilinin, ... Belediyesine işyeri ruhsatı başvurusunda bulunduğunu, ... Belediye Başkanlığı tarafından müvekkilinin işyeri ruhsatı başvurusu reddedildiğini, müvekkili, işyeri ruhsatı alınacağına olan inancı ile “... .../...” adresinde bulunan oto yıkama işyerinde faaliyete başlamışsa da; iş yeri zabıta ekipleri tarafından ruhsat olmadığı gerekçesiyle mühürlendiğini, Müvekkili, huzurdaki davanın açılmasından kısa bir süre önce ... Belediye Başkanlığı’nın ruhsat işlemleri ile ilgili birimi ile yaptığı şifahi görüşmelerde kendisinin ruhsat başvurusunun “ ölçekli ... Toplu Konut Alanı Uygulama İmar planı Revizyonu’na göre “konut alanında kaldığın tespit edildiğinden” denilmek suretiyle reddedildiğini öğrendiğini, Müvekkilinin hesabından davalılara gönderilen tutarın (işyerinde bulunan eşyaların bedeli düştükten sonra) denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenmesini ve müvekkiline iade edilmesine karar verilmesini, davalıların müvekkilini zarara uğratma kastı ve iş bu dava tarihine kadar herhangi bir uzlaşma ve geri ödeme tekliflerinin olmadığı da nazara alınarak davalılar adına kayıtlı aktif ve pasif menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarına dava sonuçlanıncaya kadar bir başka üçüncü kişiye devrinin engellenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini, bu sebeple, her türlü alacak ve şikayet hakkı saklı kalmak kaydıyla; müvekkiline devredilen oto yıkama işyerinin devir sözleşmesinin iptali ile müvekkili tarafından ödenen tutarın iadesi, bunun mümkün olmaması halinde işyerinde bulunan eşyaların değeri mahsup edildikten sonra kalan tutarın şimdilik 100,00-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KANITLAR
:
İcra dosyası, müzekkere cevapları vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde işbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde, Tatvan Vergi Dairesinden gelen cevabi yazı da ise davalı ...'in herhangi bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı tespit edilmekle, işyeri devrine ilişkin sözleşme nedeni ile tazminat istemli davanın mahiyeti gereği mutlak ve tarafların tamamının tacir olmaması göre de, nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!